|
Bir adet Seyirlik FIKRA
- Sizinki Gavuşi de Benimki Niye Gavuşmi
- Palu'lunun alacağı olan adam, borcunu ödeyemeden ölür. Bizim Palulu
alacağını alamadığı için son derece kızgındır. Kızgınlığını belirtmek için
her nereye getse ölen adama küfür etmektedir. Duyan arkadaşları Paluluya:
- "Ula gardaşım ayıpdır. Niye küfür edisin? Nasıl olsa gavuşmi."
Palulu biraz düşünür ve:
- "Ula siz ölenin arhasından Fatiha ohuyup, elizi yüzüze sürisiz, o gavuşi
de, benim ettiğim küfürler niye gavuşmi? demiş...
Kaynak: Mücahit Karataş
MUZİP VE KALENDER MEŞREPLİK
1.05.1990 - 18.05.1990 tarihleri arasında Musiki Konservatuarı
Derneği’nin TRT Ankara Televizyonunda gerçekleştirmiş olduğu konser için
sürücü ve yardımcısı dahil tamı tamına 65 kişilik kadrolu otobüsle acı tatlı
birçok güzel seyahat gerçekleştirmiş olduk. Yolculuklar, molalar,
dinlenmeler ve hatta programlar esnasında bile herkes; herkes derken 65 kişi
hep birden, birbirinin tavır, hal ve hareketlerini dikizliyordu. Bu gibi
kontrolden ama herkesin birbiriyle olan büyük samimiyetinden çıkarılacak
espriler, şakalar ve muzipliklerdi. Gayet tabi 65 kişinin yapısı ve
ruh-iyesi bir olmayacaktı. Erken alınanlar, kırılanlar veya süper olgunlar
ve kalenderler olacaktı. Bir iki kendini bilmezde çıkacaktı ve 65 kişilik
orduyu da teraziye çıkarmış olacaktı. Bunlar ileriki zamanda mutlak zevkle
hatırlanacak bir anı gibi kalacaktır.
Amaç ne olursa olsun, önce kişilerin irili ufaklı birbirlerine olan saygı
ve sevgilerinin olmasıdır. Seyahat boyunca herkes temkinli davranıyordu.
Sadece bir iki esprili ve muzip kişi ve tavır yakalayabildik.
Ankara dönüşü; Samanpazarı’nda bir misafirhaneye yerleştirilen tamamı
sazlardan oluşan icra heyetinin bulgularıyla beraber herkesin elinde bir
kağıt parçası, dörtlüklere ve müzikal bir hale dökülmüş, orta oyunu misali,
hicvi, mecazi ve iyi kötü tüm espiriyi aynı duygular içerisinde zevkle
anlatmaya başlamıştı. En önemlisi ise yaklaşık 12-24 kadar SİPSİ ile müzikli
esprilerdi.
Şakalara önce açış konuşması ile başlanmıştı. Bir koro
oluşturulmuştu. Koro programı ise aynen takdim ediliyordu.
DEĞERLİ KALENDERLER
Şimdi sizlere, EMK ve ÖZK’ya inat ve muhalif olarak kuruluşu 13. ayın
28’inde tamamen SAMANPAZARCI esnaf arkadaşlardan oluşarak gerçekleşen
KALENDER korosu bugünkü açık oturumunda (programında) Amerika, Avustralya ve
bilumum Antartika dolaylarında yetişmiş ünlü bestezararlar hariçten gazel
okuyacaklardır.
Koromuz şimdi sizlere ilk olarak Bakanlıklarda doğan, Sulukulede büyüyen
ve Çatalkaya’da kışlayan Harputlu banyozade Kalender Hacı Daci Efendinin
nebesem koltugunda ( makamında) abideler (eserler) üfüreceklerdir.
Spikeriniz; yine EMEK’nın Hizamettin ERDOĞAN’cı spikeri sürç-i lisan Duhi
Bade’ye muhalif bendeniz Samanzade Recep Efendi, sizlere iyi günler dilerken
stadyuma, pardon otobüse koro şefi Samanzade’yi davet ediyorum
Koro sipsiler eşliginde eserlerini icra ettikten sonra, sıra
güfte ve dörtlüklere gelmişti.
Hacı Bey bindirdi bizi arabaya
Güvendik götürür diye bizi Ankara’ya
Ne bilelim çingeneyle poz verecek kameraya
Aman yenge duymasın, sonra yıkar falakaya.
Recep BAĞCI
Bayanlar yolluk yapmış, pastayla çörek,
Otobüse sığmadık, gurban, araya yolluk serek,
Samanpazarında güldürmedi bizi felek,
Otobüsün önünede cam güzeli ÖZK gerek.
Mehmet DEMİR
Gurbetten uzağız, hasret kaldık sılaya,
Aybaşından evvel çıktık, ceplerimiz kaldı yaya,
Bunun için göz koyduk kızlardaki pastaya,
Meteliksiz ayıp ettik spiker Feza’ya
Mehmet DEMİR
Elazığ’dan çıktık yola,
Sazlar ve hanendeleri dizdi başkan boya,
Ankara’ya gelip girdik samanlığa,
Bulamadık girelim bir hemamlığa.
Kulağımızda inledi müzik sesleri,
Hergün gezdik gurbet elleri,
Bütün gün arkadaşlar neşeli,
Sende gel gir bizim gruba hey deli!...
Serkan YAĞMUR
Dedikleri Samanpazarı Samanpazarı,
Bizlere değdi kem göz nazarı,
Nedense ilk gün yedik azarı,
Herşeye ragmen, güzeldi hatıraları.
Nezih KAYA
Samanpazarı, Samanpazarı,
Gönül bağı göz nazarı,
Saman gibi savurdu,
Bizi bozgun rüzgârı.
Kenan ÇİMTAY
Samanpazarı’ndan aldım bir çuval saman,
Dört geceyi uyumadık, kalmadı zaman,
Üstelik bozuldu Maltepe’de bizim Man,
TKİ’ye yetiştirsin taksiler, bizi heman.
Yetişti TKİ’ye tüm kadro heman,
Çabuk traş olun az kaldı zaman,
Yemek önemli değil, akortlara bakın heman,
Mahçup olmayalım Vakıf’a aman ha gurban.
Hanendeler salonda aldı yerini,
Sazlar iyi çaldı Rast peşrevini,
Camekanlar kapalı alamadım sesini,
Bağlama gurban sol elini.
Unuttu başkan kadroyu, konuşmaktan,
Bayanlar çok yoruldu ayakta durmaktan,
İzin verelim kadroya geçmesin zaman,
Düşüp bayılan olur, ayıp olur o zaman.
Harun YILDIRIM
Biri dedi; ah balaaaam...
Sende gel buna dayan,
Oradan birisi; buradaymış hocam,
Veee.. bide baktık ki; ula bu bizim Ednan,
Ednan dedi ah gurban...
Sazlar dedi vay anaaaam,
Dem vurdu gırnatacı Hasan;
Sende gel bu sese dayan.
Mustafa ULADI
Havada turna, Mustafa’da zurna,
Samanpazarı’nda yok yıkanacak kurna,
Şimdi size de bit düşer,
Aman yanımızda durma.
Ruhi bade spiker olmuş,
Bu dertten sararıp solmuş,
TRT’ye girecek diye,
Yaştan mahkemelik olmuş.
Mustafa ULADI
Ah ÖZK, ÖZK,
Başkandan torpillisin
satarsın bize caka,
Bu kafayla notistliğe heveslenme
Vallahi senin sonun aynen SSK
Fethi Ahmet DENİZ |