Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Yerel Kültür << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 

Elazığ ve Harput Yerel Kültürü :

 

Valilik 98 Yıllığı ve diğer basılı kaynaklar kullanılmıştır... 


Yerel Kültürümüzden :

Bu bölümde 2 ana başlık altında genel özellikleri inceleyebilirsiniz. Aşağıda ilgili linkler sizlere yön verecektir. Daha geniş kaynak ve bilgileri ileriki zamanlarda bulabileceksiniz.


  Giyim ve Kuşam
 
Başlarken

Elazığ İli Zengin Yerel Kültüre Sahiptir. Bir Kaç bin yıllık mazisi içinde bir çok tarihsel olayları gören Harput ise başlı başına Bir Tarih kokar. Bu nedenle bir çok şair hala duygularını Harput'a Elazığ'a özlem çekerek gidermeye ve Musiki zamanlarında Meşk yaparak bir nebze olsun maziyi yaşamaya çalışırlar. Bu nedenle Kültür denince Elazığ ve Harput ilk akla gelenlerdir. Geçmiş zamanlarda bir çok yabancı okul ve kolejlerin harputta olduğu bilinmekle birlikte hala ayakta kalan bu kültür miraslarımızın fazlaca hissedilmediği ayrı bir gerçektir.

Ancak yinede Harput yaşayan bir tarih ve şimdiye kadar Harputlu ve Elazığlı kendi kararınca bir şeyleri yapmış ve yapmayada devam edecektir. Ancak yolunuz doğu anadoluya düşerde Elazığ'dan geçerseniz eğer Mutlaka ama mutlaka "HARPUT'u" gezmeden tarihi koklamadan gitmeyin. Gezilecek ve görülecek ibret alınacak o kadar çok mekan var ki ...!

Elazığ-Harput dünün kalesiyle, mektep ve medreseleriyle, camileri, hanları hamamları, çarşıları alim ve sanatkârları ile ünlü Harput'u; aynı özelliklerini zaman içerisinde geliştirerek, bugünün üniversitesi, eğitim ve öğretim kurumları, ulaşımı alim sanatkarları ; gelişmekte olan ağır sanayii ile bölgenin önemli bir merkezi haline gelmekte olan Elazığ'ını ortaya çıkarmıştır.


(Mahalli Kıyafetler):

Şehir merkezi ve köylerde, çağdaş - modern ve geleneksel giyim bir arada görülür. Düğünlerde güveğinin (Damat) takım elbise, gelinin gelinlik giymesi yadırganmamaktadır. Günlük hayatta erkeklerde şalvarın yerini pantolon almaktadır. Kadınlar ise günlük işlerde renkli, desenli ya da kara, şalvar (karadon) giymektedir.

Erkek Giyimi :

Baş’a fes, Fes’in üstüne “Puşu” takılır. Erkeklerde yaşlı olanlar yazma bağlarlar. Çuhadan şalvar giyilir. Şalvar’ın paçaları dar üst kısmı geniştir. Beli uçkur ile büzülür. İçlik ve geyme adı verilen bir gömlek giyilir. Bu gömlek düz beyaz veya siyah - beyaz renkte çizgili pamuklu kumaştan yapılır. Gömlek kollu, yakasız veya hakim yakadır. Gömleğin üzerine avcı yeleği, bele ise kuşak (Acem kuşağı), ayağa poçikli çarık veya yemeni giyilir.


Kadın Giyimi :
Üç etek ve şalvar, Harput kadınının en eski giysi tipidir. Bu tip giysi bazı dağ köylerinde giyilmekte olup, üç parçadan meydana gelmiştir. (Şalvar, İçlik ve Üç etek)

Şalvar :
İpekli veya pamuklu kumaştan yapılmaktadır. Dökümlü olarak ayak bileklerine kadar inmekte, bel kısmı uçkurla büzülmektedir.

İçlik :
İpekli veya pamuklu kumaştan yapılmaktadır. Yakası yuvarlak önü açıktır.

Üç Etek :
Sim işlemeli, kalın ipekli kumaştan veya kadifeden yapılmaktadır. Uzun kolları bilezikli ve çok az yırtmaçlıdır. Yakası bel’e kadar açık V şeklindedir. Bel’de iki kopça ile iliklenmektedir. Bel’den aşağıya doğru genişleyen eteğin önü tamamen açıktır.Yanları ise kalça altından yırtmaçlıdır. Böylece etek üç parça görünümünü almaktadır. Bele bel bağı bağlanmaktadır. Bu da 3-4 cm. eninde tığ işi veya kumaş üzerine yapılmış (İşlenmiş) kuşaktır.

Ayakkabı ve Çorap :
Ayağa postal denilen poçikli yemeni (Ayakkabı), yaz aylarında iplik, kış aylarında ise yün çorap giyilir.

Baş Süslemesi :
Saç uçlarına (Hampul) takılır. Baş’a fes , fesin üzerine gümüş tepelik konulur. Bunların üzerine oyalı yazma, tülbent bağlanır.

Ayrıca Diğer Giysiler Şunlardır...

Evdelik Giysiler - Sokak Giysileri - Gelin Giyseleri ve Bunaları tamamlayan Takılar


Geleneksel El Sanatları

Eski Harput şehir ekonomisinin temelini oluşturan geleneksel el sanatları çok ileri bir seviyede olup; dokumacılık, ahşap, taş, bakır işlemeciliği, ipekçilik oldukça gelişmiş bir durumdaydı.

Günümüzde kimi el sanatları tamamen unutulmaya yüz tutmuşken kimi el sanatları da varlığını devam ettirmektedir.Bugün hızlı sanayileşme ve bunun getirdiği ekonomik ve toplumsal değişiklikler, gelişen yeni değer ölçüleri sonucu, gelenekselliği ağır basan kurumlar giderek etkinliğini yitirmektedir. Bazı el sanatları şöyledir.

Başa Dön

Bakırcılık :

El sanatlarımız arasında bulunan bakırcılık sanatının İlimizde çok köklü bir geçmişi vardır. “ Bakırcılar çarşısı” adı altında sadece bakır üzerine çalışan dükkanların bulunduğu çarşı , bu günde mevcuttur. Ancak, şimdilerde bu dükkanların çoğunun vitrinini, fabrikasyon aliminyum araçlar süslemektedir. Az da olsa bakırcılık varlığını günümüzde sürdürmeye çalışmaktadır. Bugün müzelerimizde bakır ev eşyaları , muhtelif süsleme araçları, bakır mangal, debbe, bakır sini, tabaklar, kahve değirmeni bazı evlerin kapılarında halen kullanılmakta olan kapı tokmağı gibi örnekler çoğunluktadır. Bakır mutfak eşyaları yapıldıktan sonra mutlaka kalaylanarak kullanılılacağından , her bakırcı dükkanında bir kalay ocağı da bulunmaktadır. Bakırcı dükkanlarındaki bu ocaklarda, kömür ocağı ve onu ateşleyecek körükler vardır. Bir zamanlar son derece canlı olan bu ocaklar, bakırcılığın eski canlılığını kaybetmesi ile önemini yitirmiştir. 

Başa Dön

İğne Oyacılığı :

İlimizde iğne oyacılığı son derece yaygındır. Hemen hemen her Elazığ’lı genç kız ve kadın iğne oyacılığı el sanatına hakim olup, çehiz sandıkları iğne ile yapılmış oyalı yazma ve çeşitli motiflerle bezenmiş süs eşyalarıyla doludur. İğne ile yapılan bu eserler gerçekten son derece zarif olup, Anadolu’da hakim olan en canlı, göz alıcı renkler ve motiflerle süslenmiştir.El emeği, göz nuru ve onu işleyen insanlarımızın duygularının terkibinden doğan, birer küçük sanat abidesi durumunda bulunan bu eserler, günü- müzde de yaygın olarak yapılmaktadır. İlimizde bu el sanatının daha da yaygınlaş- tırılması, geliştirilmesi, genç kuşaklara aktarılması ve ekonomik açıdan değerlendirilip, pazarlanması amacıyla zaman zaman “Elazığ İğne Oyaları ve Oyalı Yazmaları” adı altında ödüllü yarışmalar ve sergiler düzenlenmektedir. İlimizde oyalı yazmalara verilen isimlerden bazıları şunlardır: Harput Gülü, Hercai Menekşe, Aluç Yaprağı, Çarkı Felek, Leylak Oya, İğde Çiçeği, Berber Aynası, Limon Çiçeği, Pamuk Çiçeği, Nikah Sepeti, Elazığ Yıldızı, İki Gelin Bir Kaynana, Padişah Oya, Nergis Oya, v.s.

Başa Dön

Halıcılık :

El sanatlarımız içerisinde önemli bir yeri olan halıcılık,ekonomik değerini muhafaza ettiğinden, günümüzde gelişerek yaşamaktadır.İlimizde 1962 yılında Özel İdareye bağlı olarak bir halıcılık okulu açılmış, 70 kişilik personelle üretime geçmiştir. Tamamen el tezgahlarında dokunan bu halılar, ülkemizin en kaliteli halıları arasında sayılmaktadır. Yine 1975 yılında Özel Sektöre ait 30 tezgahın bulunduğu ve 45 işçinin çalıştığı bir atölye kurulmuştur.Dokunan halıların 1cm2’sinde 36 düğüm bulunmaktadır. Bu şekilde yapılan halılara 60’lık kalitede halı denilmektedir. Bu halılar tamamiyle el emeği olup, ekonomik değeri yanında turistik değere de sahiptir. Halılarda; taba (kiremit rengi), lacivert, saman sarısı, portakal rengi, mavi rengi ve tonları ile şarabi renkler hakimdir.Anadolu kızlarının dokuduğu bu halılarda eski Türk motifleri ve özellikle Selçuklu dönemine ait motifler açıkça görülmekte olup, yeni motifler de desinatörler tarafından çizilmektedir. Halıcılık diğer el sanatlarının aksine, günümüzde de önemini koruyarak yaşamaktadır.

Başa Dön

Semercilik :

Teknik gelişmeler karşısında önemini hemen hemen kaybetmekte olan bu el sanatları dalı, motorlu taşıtların bulunmadığı veya az olduğu yıllarda önemli bir geçim kaynağı durumundaydı Özellikle ilimizde “Semerciler Çarşısı” adı altında büyük çoğunluğu semerci dükkanı olan bir çarşı bulunmaktaydı. Günümüzde oldukça azalan semercilik; ekonomik ömrünü tamamlamıştır. Ancak bugün yine kırsal alanlarımızda ulaşım ve yük taşımakta kullanılan hayvanlar için semer yapılmaktadır. Binek hayvanlarının sırtına konulmak üzere, çul, saman, kamış ve meşin kullanılarak yapılan bu semerler, çeşitli motiflerle süslenmiştir. Çoğunlukla siyah, beyaz ve kiremit renginde yapıldığı görülür. Araç olarak yapılmasına karşılık, yine insanımızın sanatkar ruhunun bu semerlere yansıdığını da rahatlıkla görebiliriz.

Başa Dön

Yemenicilik :

Elazığ’ın yakın geçmişinde Yemenicilik (Ayakkabıcılık), son derece gelişmiş ve el sanatları içerisinde önemli bir yere sahip olmuştur. İlimizde halen “Yemeniciler Çarşısı” adıyla anılan bir çarşı bulunduğu göz önüne alınırsa yemenici- liğin önemi kendiliğinden ortaya çıkar. Yemeni (Postal Ayakkabı) tamamıyla deriden yapılan kullanışlı ve sıhhatli bir ayakkabı özelliğine sahiptir. Bugünde özellikle çevre köylerden yemeni yaptırma talebi gelmektedir. Ancak yemeni yapmak zahmetli bir iş olduğundan ve artık yemeni ustası bulunmadığından bu talep karşılanamamaktadır. Bugün yemeniciler çarşısında ise sadece bir usta bulunmaktadır. Bu el sanatımız ihtiyaca rağmen unutulmaya terk edilmiştir. Yemeniciler çarşısındaki esnaf dükkan- larının vitrinlerini, fabrikasyon ayakkabılar süslemektedir.

Başa Dön

Kilimcilik :

Teknik gelişmeler karşısında yok olmaya başlayan kilimcilik (Yolluk) ilimizde eski önemini kaybetmiş durumdadır. Özellikle motiflerinin ve renk uyumunun dikkat çektiği kilimlerimiz, artık yerini makina üretimine terk etmiştir.

Başa Dön

Dokumacılık :

Harput ve civarında özellikle dağ köylerinde yapılan; kilim, cicim, çarpana, çul ve keçe çeşitleri ülkeçapında ünlüdür. Kilimler ve cicimler mazman adı verilen gezici tezgahlarda dokunur. Kilimlerin enleri 60-120, boyları 210-350 cm arasında değişir. Türük adı verilen verilen heybeler el tezgahlarında yapılır. Eskiden yörede çok yaygın olan bez dokumacılığı kuyu adı verilen tezgahlarda yapılırdı.

Bugün kuyu dokumacılığı tamamen  terkedilmiştir. Dokumalarda en çok koç boynu, dev boynu, çakmak, sinek, kartal, gonca, çengel,kaz ayağı, yayla yolu, öküz gözü saç bağı, çiçek göz, keçi, akrep ayağı, eli belinde adı verilen motifler kullanılır.

Başa Dön

Çit Baskıcılığı :

Elazığ Çit baskıcılığı sanatı geçmişte yaygın olan bugün ise sınırlı çevrelerde etkinliğini sürdüren geleneksel el sanatlarımızdandır.

Çitin sözlük karşılığı: pamuktan dokunmuş başörtüsü, yazma anlamlarını kapsar. Çit sözcüğü Anadolunun çeşitli yörelerinde farklı anlamlarda kullanılır. Kars ve Isparta yörelerinde Elazığ'daki ismiyle kullanılır. Elazığ çit baskıcılığını, Anadolu yazmacılık sanatının, diğer bir deyişle tahta kalıpla kumaş baskısı sanatının bir uzantısı olarak görürler.

Süslemede nakışın yerini alan baskı tekniği ile desenlenmiş kumaşlara da yörede çit denilmektedir.   Elazığ'da çit üzerine yapılan tahta kalıpla kumaş baskı işlemi "çit basma" ve buna ilişkin dalı da "çitçilik" şeklinde yerel adlandırma ile bilinmekte ve tanınmaktadır.

Başa Dön

Çömlekçilik :

İnsanlığın belki de en eski sanatı olarak kabul edilen arkeolojik ve Elazığ civarında yapılan kazılarda paleolitik çağa kadar uzandığı anlaşılan çömlekçilik sanatı, yörede binlerce yıldır yaşamaktadır. İlimizin Sivrice ilçesine bağlı Uslu köyünde halen daha geleneksel usullerle ve kadınlar tarafından cok güzel çanak ve çömlek işleri yapılmaktadır. Elazığ şehir merkezinde de çömlek yapılmaktadır.

Çömlekçilikte, su testileri, güveç, tandır malzemesi ve küpler başta gelir. Bu küplerde kışlık peynir, turşu,pestil, kavurma gibi erzak bulundurulur. Zahirenin korunduğu ve saklandığı depo küpler, toprak kaplar, arı kovanları olarak kullanılan küpler de yapılmaktaydı. Kimi küplerde kabartma güneş kurusu, beş çengel, güneş gölü, beş benek, insan figürleri gibi işaretlerin de bulunduğu görülmüştür.

Başa Dön

Rölyef :

Büyük Resim İçin TıklayınızRölyef sanatını, resime boyut kazandırma çalışmasıdır şeklinde tarif edebiliriz. İlimizde bakır üzerine rölyef çalışması yapılmaktadır.

Yapılacak olan konu veya figür bakır üzerine tersten çizilerek yine tersinden olmak üzere değişik uçlu çekiçlerle zift veya kum torbası üzerinde dövülür. Normlarına uygun yükseklik elde edilinceye kadar dövme işlemi devam ettirilir. Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra eserin üzeri okside olmaması için organik bir kaplama ile kaplanır.

Bu sanatın Türkiye'deki en önemli temsilcisi ise Harun TAŞDEMİR'dir.


Daha Fazla Kaynak Yakında Geliyor.... Bekleyin

Yerel Motiflerle Folklorumuz...

Zengin Kültürümüzü yansıtan Halk Oyunlarımız hakkında daha geniş bilgi için lütfen tıklayınız... HALK Oyunlarımız Hakkında

Elazığ Şivesini Merak Ediyor musunuz?

Başa Dön

 

www.elaziz.net -  Elazığ ili Güncel WEB Sitesi - Hızlı Menü Seçimi

| Haberler | Elazığspor | Gakkoşistan | Fıkralarımız | P.H.Defteri | Geleneklerimiz | Şehir Rehberi | Resimlerimiz | İlçelerimiz | Tarihimiz | Musikimiz ! | Türkülerimiz | Efsanelerimiz | Camilerimiz
| Resmi Bilgiler |
Sanayimiz| Turizm Kaplıca | Yerel Kültür | Yerel Folklor | Yerel Mutfak | Yerel Müzik | Yerel Lehçemiz | Yerel MP3 | Şiirlerimiz | Basılı Yayınlar | Ö.Telefonlar | Özel Duyurular
|
1999 Güneş Tutulması | Derneklerimiz | E.Tüketici Derneği | Depremler | E. Basın List | Siyaset | Röportajlar | Uçak Seferleri | Anılarınız | Linkler | Kültür ve Sanat | Nöbetçi Eczane
| Elazığ Forumlar | Yazarlar | A.Dosyaları | Gakgoşistan | Elazığ Mail Listesi | E-Ticaret | Fıkralarımız | Polisin Hatıra Defteri | Gül Güldür Düşündür |