Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Yazarlar / Vedat TANYILDIZI << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 

Vedat TANYILDIZI ...: Ayrıntı :

Yeni Yazımız Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa

Vedat TANYILDIZI

SORGU-LAMA
25 Ekim 2004 Pazartesi

Sorgulamalarını sağlam zemine oturtmak için zaman zaman savunma hevesini kırarak kendini hırpalayanlar elbette vardır. Ancak bizde -genel olarak- kimin neyi, nasıl ve neden sorguladığını hep şaşırtıcı bulmuşumdur. Bir bakarsınız adamın gecekondusu depremden zarar görmüştür veya dere yatağında olduğu için su basmıştır, acımasızca belediyeyi veya devleti sorgular. Fitil gibi sarhoş araba kullanırken yakalanmıştır, trafik kurallarını sorgular. Hiçbir konuda -fikren dahi- katkı sağlamadığı milletini ve tarihini sorgular. O yıl bir politikacıya küfretmek modadır, -hiç fikri olmadığı halde- onu hırsızlıkla veya hainlikle suçlar, sorgular... Bu, -kul hakkına tecavüz dahi olsa- demokrasinin gereği ve temel vatandaşlık hakkıdır! Öyle öğrenmiştir çünkü, öyle öğretilmiştir! Kaderi bile sorgulamaya kalkıştığı halde her nedense, ne kendini ne de asıl sorgulanması gerekenleri sorgulamaz, sorgulayamaz… Kişi, gerçeği “eyvah!” diyeceği kadar görmeye başladığı zaman da ya anarşiye veya isyana kalkışır. Çünkü ona öğretilen demokrasi, o anda iflâs etmiştir. Eğitimden yoksun ve seçkinci bir tür demokrasi, aslında ölü doğmuştur; adı var kendi yoktur!...

Sorgulaması adaletsiz olanların, savunmaları da –tabiatıyla- kişiliksiz olmaktadır. Üç beş zorbanın korkutarak sindirdiklerinin bir kısmı zerre zerre kahrolurken, –mevki makam uğruna- kendi milletinin ekseriyetinin paylaştığı değerlere ve ecdadına küfreden bir takım zevat öyle şeyleri savunur ki, şaşar kalırsınız! Kendi medeniyetini tanımayanların “medeniyet projesi gibi” savundukları ise bozuk plakta aynı şeylerin tekrarı gibidir… Hep bir ağızdan okunmuşcasına! Sorgulamamız ve –ihtiyaç duyuyorsak- savunmamız gerekenleri illâ birileri tarif ediyorsa ne yazık bize! Gözümüzün alıştıklarını veya bize dayatılanları benimsemekten başka çaremiz yoksa, çok ama çok sıradan olduğumuzu kabûl etmeliyiz. Görüntümüz ne kadar başka türlü olsa da “taklit bir görüntü” olarak “asıl” ve dolayısıyla “asil” olmaktan çok uzak kalacağız…

Asalet, yani soyluluğu kan ve kromozom değil, bir harsın özelliğini taşımak o kültürün iyi bir temsilcisi olmak belirler. Bizim, yani İslâmiyetle yoğrulmuş Anadolu Türklüğü için asalet, “Çanakkale Ruhu” ile dopdolu olmaktır. Ortak düşüncemizde sorgulama ve savunmamızın dayanak noktası, -varsa- işte bu asaletimizdir. “Boğaz Harbi”ni unutarak “boğaz ve uçkur harbi” uğruna kendi olmaktan vazgeçenleri sorgulamakta, riyakârları anlamakta, mandacıları ve işbirlikçileri ayırt etmekte iyi bir mihenktir bu asalet… Son günlerin “Çanakkale” savunucularının samimiyetlerini anlamak için, öncelikle onlardaki bu asaleti sorgulamak lâzım. Şimşek gibi gündeme oturan “artist” edalıların Yahya Çavuşları ne kadar sevdiklerini, ilkelerini ne ölçüde benimsediklerini sorgulamak lâzım…

Millet adına –cesaret edemediğimiz- çok daha önemli sorgular var: Çağdaşlık, laiklik, demokratiklik, vb… Bir türlü sorgulayamadığımız, –bile bile- yanlış tanımlarını kabûllendiğimiz kavramlar… Günlük yaşantımızda -gerçeklerle yüzyüze gelmek korkusuyla- sorgulamaktan kaçındığımız bu ve benzeri hususlar kimliğimizi kemiriyor.

Mesela bir yakın akrabamın, -hiçbir öğretinin makbûl saymadığı- dinimizin reddettiği içkiyi sosyal bir araç olarak kabûllenen “sosyal içicilik” tanımı, ne tür bir çağdaşlığın yerleştirilmeye çalışıldığını gösteriyor. “İçki değil, sarhoş olmak haramdır!” sözlerinin bağlayıcılığının farkında bile olmadığı halde hâlâ Müslüman kimliğinde ısrarlı olması ise -özellikle- sorgulanmalı! Ruhumuzu aşındıran bir proje yürüyor…

Bir düzine yıldır toplantılarında “genel talebe uygun olarak” içki servisinin yapılmadığı bir yüksek öğretim kurumunda, kurumlaşmak adına birkaç çağdaşın “kendini tatmin” gayreti de aynı projenin parçası! Genel teamüle rağmen böylesi bir uygulama hangi ölçüye sığar? Demokrasiymiş! Bu tür çağdaşlığın sorgulanamaması çok öncesinin yanlış algılanması yüzünden: “Fiyasko” diye nitelenen –ancak o günkü gazetelere “muhteşem” olarak yansıtılan- Orman Çiftliği'nin iki katlı istasyon binasındaki “ilk kadınlı balo” doğru yorumlanmış olsaydı, Anadolu’ya balo geleneği ile birlikte “çağdaşlık-içki vb… özdeşliği” şartlanması yayılmayacaktı! Yanlış bir koruma algılaması, Batıya özentiyi sistematik hale getirmiş midir? Sorgulanmalı!

Ülkemizde dolaylı korumanın pek çok avantaj sağladığı  ve riyakârlıkların önünün alınamadığı bir gerçek! Aynı yüksek öğretim kurumunun web sayfasındaki Atatürk resminden “Kara Harp Okulu Atatürk Sayfası”na yapılan yönlendirmeyi “Atatürk ve ordu vasıtasıyla koruma sağlama” çabası olarak yorumlayanlar ne kadar haksız? Yoksa sorgulanmamalı mı?!

Laikçilik beyanını Çanakkale’nin Müslüman ruhuna muhalif olmakta arayan bir anlayıştan çok rahatsız olduğumu ifade edersem, aşırı gitmiş olur muyum acaba? Yine o üniversitenin sağlık birimlerinin televizyon reklamında “haçlı ambulans”tan, en az Eurovision yarışmacımızın(!) kolundaki haçtan duyduğum rahatsızlığı duydum. Siz duymaz mısınız?... Yoksa bu rahatsızlık laikliğe aykırı mı?

Çağdaşlık, gelenin keyfi için geçmişe küfretmek ise siz siz olun da varın, çağın gerisinde kalın! Ama o şehitlerin –sözde değil özde- aziz hatırasının hatırı için sorgulayın! Kendinizi ve çevrenizdekileri de… Hayırlı Ramazanlar dileğiyle…

Not: Kurumumun yeni yöneticisinden, “elimi taşın altına koyma” adına talep ve telkinlerde bulunduğumu açıkça ifade etmiştim; halis niyetimden şüphem yok! Talebimin -mevkiin maddî kazancından peşinen sarfı nazar ettiğimin ayıklanarak- eksik nakledilmesi, ciddî bir nakisedir! Hiç kimseye yakıştırmak istemem!...

Yazarın yazısına yorum yapmak için bu Formu kullanabilirsiniz.

Vedat TANYILDIZI (Prof. Dr.)
E-Posta Adresi : vtanyildizi@firat.edu.tr
Haberleşmek için : Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi, 23119 – Elazığ
Tel : 0-424-237 00 00 - Faks : 0-424-218 19 07

Yeni Yazımız Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa Başa Dön

 
footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

Güncel  : | Elazığ Forumlar | Yazarlar | Haberler | A.Dosyaları | Ferrokrom | Mail Listesi | Anketler | E-Ticaret |


| Tasarım | Site Harita | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön | Hakkımızda |    Ana Sayfaya Dönüş