 |
|
  |
Vedat TANYILDIZI ...: Ayrıntı
:
Biyografim
Eski Yazılarımız
E-Posta Atın Yazar Ana
Sayfa
 |
 |
|
ŞUURSUZ ŞARK
22 Eylül
2005
Perşembe
-
Yeni Yazı
Uzun zamandan
bu yana ara verdiğim yazılarıma, kaldığım yerden devam
edeceğim inşallah. Yazmamın içimi dökmekten öte, topluma
bir katkısı var mı? Bir çeşit muhasebe dönemiydi geçen
aylar. Sorgulanması gerekiyordu…
Yazılara ara
vermemde kısmen, elaziz.net’in bir duraklama döneminden
geçmesinin de etkisi oldu. Çünkü ahde vefa anlayışımda,
muhataplarımı sıkıntılı zamanlarında terk etmek yok!
Nurhak’da Ridvan Kaya’nın, elaziz.net’te Ali Aslan’ın,
köşe yazarlarına müdahalesiz desteği takdire şayan. Elaziz.net’in
yayınına başarıyla devamını ve internet sıralamasında
tekrar çok üstlerde yer almasını diliyorum.
“Kaldığım
yerden…” derken -tevafuk olsa gerek- işlediğim son konular
-yeni sebeplerle- yine gündemde… Bunlar hakkında uzun
yazmaya gerek yok; adam olana kısacık bir mesaj bile
yeterli!
Sağlıklı
sorgulamayla ilgili 25 Ekim 2004 tarihli
“Sorgu-lama” başlıklı yazımda
sözünü ettiğim,
“-geçen yıla kadar- bir
düzine yıl, toplantılarında genel
talebe uygun olarak içki servisinin yapılmadığı”
o yüksek öğretim kurumunda, birkaç çağdaşın “kendini
tatmin” gayreti nihayet başarıya(!) ulaştı. Tam da kurumun
amirine sosyal tesislerini birkaç ay önce -talebimiz
doğrultusunda- içkili olarak umuma açmadığı için kalbî
teşekkürümüzü sunacakken! Amire vekâlet ederek sosyal
tesis raflarını içkiyle donatanlara cevap, Engin Ardıç’ın
16 Temmuz 2005 günkü
“İçki içmeyi ilericilik
sanmanın dayanılmaz dangalaklığı”
başlıklı yazısında… Ardıç’ın yazısından “Başbakanın
uçağında şarap da olmayabilir, azıcık sabredersin, inince
tazakkum edersin. Meyhane mi ulan orası?” sözünü alın, bu
nadide kurumlara ve yöneticilerine uyarlayın. Acı
veriyor değil mi? Dolaylı ve kısmî katkım yüzünden bendeki
acı daha da fazla! Ama hesap sormak cüretini gösterenlerin
de masum olmadığı gün gibi açık! Samimî olanları açıklığa
ve içten pazarlıksız konuşmaya davet etmek de benim
hakkım! Bakalım bu davete kim icabet edecek?
Konuya
dönersek, içki konusunda sağlıklı düşünebilmek için,
benzerliklerini ve farklılıklarını irdeleyecek şekilde
şöyle bir fikir yürütün : “Esrar-eroin kullanmak, benim
şahsî tercihimdir; kimse karışamaz. Bu hürriyetimi
kullanmak üzere hint keneviri, haşhaş -her ne gerekiyorsa-
eker biçerim, ikram da ederim...” diyebilir miyiz? “Olur
mu canım!” der gibisiniz. Standartlarını batının koyduğu
“adamlık dinine” dokunuyor çünkü… “İstemeyen içmesin!”
diyemiyoruz.
İşte bütün mesele burada! Burada “Kimin
ortak kabulüne göre?” sorusunu doğru cevaplayabilsek
keşke! Tabiî arkasından kimlik sorgulaması da kaçınılmaz…
Saplantılarımız yüzünden ortak yaşantımızın kurallarını
kendi değerlerimize göre belirleyemiyoruz. Tazakkum
edenler, -kendilerince tanımladıkları- her “kamusal alanı”
meyhaneye, vb… çevirmeye çalışıyorlar. Bugünkü durumumuza
içimizde, nefsini tatminden başka derdi olmayanlar
yüzünden geldik!
Sağlıklı
sorgulama yapılamaması yüzünden de toplumumuzda hiçbir
konuda ittifak ve bütünlük sağlayamıyoruz. Uyanalım artık,
Şark daha da kötüye gidiyor!
Bu
yazı hakkında yorum yapmak için lütfen tıklayınız....
|
|
 |
|
|
|
Vedat TANYILDIZI (Prof. Dr.)
E-Posta Adresi : vtanyildizi@firat.edu.tr
Haberleşmek için : Mühendislik
Fakültesi Öğretim Üyesi, 23119 – Elazığ
Tel : 0-424-237 00 00 - Faks : 0-424-218 19 07 |
|
Biyografim
Eski Yazılarımız
E-Posta Atın Yazar Ana
Sayfa
Başa Dön |
 |
|
|
|