Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Yazarlar / Mehmet TOPAL << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

Mehmet TOPAL ....:...: Başyazı :

Eski Yazılarımız Biyografim E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa

Mehmet Topal -

ELAZİZ’DE KÖY KAHVEHANELERİ
Özel Araştırma Dosyası
     21 Ağustos 2003
Perşembe

Elaziz’deki köy kahvehanelerinin sayıları eskiden çok azdı. Bugünkü gibi işsizliğin aynası değil, duvarlarına askere çağrı listelerinin asıldığı, seçmen kütüklerinin askıya çıkarıldıkları, dini konuların imamdan rahat bir şekilde sorup öğrenildiği, ihtişamlı dost meclislerinin, mahalli at yarışlarının ve dillere destan av partilerinin konuşulduğu, horoz dövüşlerinin yapıldığı, siyasetin nabzının gümbürdeyerek attığı, aşırı heyecandan kalp krizlerinin sıkça yaşandığı bir kültür ve soysallaşma ve tek iletişim merkezi gibiydi.

Kahvehaneler eskiden öncelikle merkezi büyük köylerde bulunurdu. Bu kahvehanelerin en belirgin görevlerini ve etkilerini kültürel, sosyal ve siyasal alanlarda görmekteyiz. Uzak dağ köylerinde ise gerek nüfusun azlığı ve gerekse ulaşımın zorluğu nedeniyle kahvehane bulunmazken, merkez ilçeye yakın köylerde bir veya iki tane kahvehane bulmak mümkündü.

Elazığ’ın merkez ilçeye bağlı Ulukent (Hüseyinik), Çatal çeşme (Mornik), Kızılay (Kesirik), Gümüşkavak (Hırhırik), Aksaray (Yığınki), Sürsürü, Yurtbaşı (Hoğu), Akçakiraz (Perçenç), Yazıkonak (Vertetil), Mollakendi (Mollaköy), Yolçatı, Hankendi (Hanköyü), Pıncırik, Muratbağı (Şeyh Hacı) köylerinde, Harput nahiyesinde ve Ağın, Palu, Karakoçan, Maden, Sivrice, Keban ile Baskil ilçe merkezlerinde de kahvehaneler mevcuttu.

Bu kahvehanelerde muhitin aile reisleri ve gençleri ayrı ayrı otururlardı. Büyüklerin yanında gençler oyun oynayamaz, sigara içmez, ayak ayak üzerine atmaz, tespih çekmez, laflara karışmazlardı. Herkes kendi akranı ile samimiyet içinde olurdu. İçecek olarak su, çay, kahve, ayran, gazoz, ve nadiren de nargile bulunurdu. Okumuş, bilgili, kültürlü ve güngörmüş yaşlılara büyük itibar edilir, bunlar bir arada otururlardı. Çevreye oturup dinleyenler de bunlardan feyz alırlardı.

Kahvelerde radyo sürekli açık tutulur, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini yayın kapsamına alan  komşu ülkelerin radyoları Arapça, Acemce ve Azerice dinlenir, Avrupa ülkelerinin Türkçe yayınları, Demir perde ülkesi Sovyet Rusya’nın o ünlü Bizim Radyo adlı radyosu ile TRT’nin ajans diye adlandırılan radyo haberleri, saati geldiğinde haber gongunun vurmasıyla adeta nefesler tutularak, büyük bir heyecanla dinlenirdi.

Kahvelere gazeteyi genel olarak ara sıra memurlar getirirlerdi. Okuduktan sonra başkalarının okuması için orada bırakırlardı. Okur-Yazar oranı düşük olduğu için genelde gazete ortada bir tabu gibi durur, pek az kişi tarafından bazen de çevredekilerde bilgilensinler diye yüksek sesle okunurdu. Kahvehanelere ara sıra mecmua türü yayınlarda düşerdi. Gazeteler o yıllarda basıldığı günden sonra  2-3 gün sonra  ancak Elazığ’a gelirdi. Elazığ’dan ötesindeki illere gazetenin ulaşması ise en az bir haftayı bulurdu.

Buralarda konuşulan ülke meselelerinin önemli bir kısmını 1925’de yaşanan Şeyh Sait İsyanı ve bu isyanın sonuçları, Elazığ’ın cadde ve meydanlarında gerçekleştirilen isyancıların ibret olsun diye halka açık tutulan idamları oluştururdu. Bu isyan üzerine İsmet Paşa’nın 5 yıl süreyle uyguladığı Takrir-i Sükun uygulamasının lokal sertliği, milli sınırlarımız dışında bırakılan Kerkük ve Musul meseleleri tartışılır, buradaki Türkmenler, ekonomik bir değer olarakta petrolden yoksun bırakılışımız anlatılır, radyoda bir Kerkük türküsü duyulduğu zaman gözler buğulanır, ağlamaklı olunurdu.

Yavru Vatan Kıbrıs’ta, Yunanistan’da, Bulgaristan’da ve Rusya’daki Türk varlığının  çektiği esaret hayatı ve çektikleri çileler dillerden düşmeyen milli meseleler arasında yer alıyordu.

İran Şahı’nın Süreyya ile evlenmesi, dilden dile ballandırılarak anlatılırdı.

1937’de meydana gelen Dersim  İsyanı olayı da kahvehane müdavimlerinin sohbet konuları arasında yer alırdı. Molla Mustafa Barzani’nin Kuzey Irak’taki çalışmaları, Türkiye sınırındaki faaliyetleri, Barzani’nin Rusya ile yakınlığı, kürtçülükle ilgili eylemleri konuşulurdu.

Bingöl yöresindeki dağlarda bir dönem hüküm süren Eşkıya Yado’nun maceraları, Yığınkili Zülküf Efe’nin yiğitlikleri, Bugün Esat Kabaklı’nın okuduğu türküde yerini alan Sürsürülü Yolyemez Nazmi’nin kestiği delikanlılık raconları, Yamyam Musto’nun icraatları, Yemeniciler Çarşısı’nın espiritüel insanı İlkokul çocuklarının Kur’an-ı Kerim öğreticisi Münir Baba’nın ibret dolu sözleri, gerektiğinde  gündemdeki yerini hemen alırdı. Güney Fay Hattında meydana gelen depremler ve yaşanan can kayıpları yöre insanını büyük yasa boğardı. Türkan Şoray’ın Harput’ta Cemo filmini çevirirken attan düşerek boynunun kırılması, bu olayın halk arasında Arap Baba Türkan Şoray’ı çarptı şeklinde kabul görmesine neden olmuştu.

Şıra Pazarı’nda berberlik yapan Kara Molla’yı da bu sohbetlerde unutmak asla mümkün olmazdı.Kara Molla, Elazığ’ın Lokman Hekimiydi. Onun yaptığı Kara Merhem her türlü yaraya iyi gelirdi. Namını duymayan yoktu. Evlerde ve kahvehanelerde onun ismi merhemiyle birlikte anılırdı.

Şehirlerarası yollarda meydana gelen sadece kamyon ve otobüslerin  karıştığı trafik kazalarında hayatlarını kaybeden şoför ve yolcular, çeşitli nedenlerden genç yaşta intihar edenlerin, hayatlarının baharında amansız hastalıklardan yaşamını yitirenlerin ardından halk ozanları tarafından yazılan basılı destanlar okunur, verilmek istenen mesaj anlaşılmaya çalışılırdı.

Mahalli Sanatçıların canlı olarak çektikleri uzun hava ve içtenlikle okudukları türküler de bu kahvehanelere apayrı bir renk katardı. Bütün bunlar Elazığlıların dünya, yurt ve şehir meselelerine ne kadar duyarlı olduklarının bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Şehrin ve Türkiye’nin gündeminde olanlar sohbetlerin ana konularını oluştururdu. Bunların en başında da Ankara’daki siyasi otoritenin ve muhalefet partisinin hareketleri izlenirdi. Ankara’daki siyasi kıvılcım sıcak radyo haberleri vasıtasıyla  dalga dalga Anadolu’ya kahvelerden yayılırdı. Halk Ankara’daki  siyasi kavgayı kendi kavgası gibi aynen benimserdi. Bu benimseme köylerin bölünmesini ve dolayısıyla aynı köydeki kahvehane sayılarını artırmıştır. CHP’li ve DP’li seçmen bir arada otururken siyasette dozun kaçırılmasıyla, partililer önce kahvehanelerini ayırmaya başladılar. CHP’nin kapı kapı dolaşarak evler dağıttığı oy pusulalarını DP’liler arkadan dolaşarak geri alır, kendi pusulalarını dağıtırlardı. Halkı sandıkta DP’ye yönlendirirlerdi. Bunun organizasyonunu da siyasi bir üs olarakta kullandıkları bu kahvehanelerde yaparlardı. Şimdiki gibi 1980 sonrası kazanılan siyasi hoşgörü ortamı yoktu. Seçmen birbirini partisine göre dost veya düşman kabul ederdi. Seçim çalışmaları da ayrı kahvelerde, ayrı kollardan yapılırdı, kendinden olmayanların yanında siyasi bilgiler bir sır gibi saklanırdı. Babalar koyu bir taassup içerisinde karşı partiden olan aileye kızlarını gelin vermezlerdi. Bu tür evlenmelere karşı çıkarlardı.

Köydeki sevilen ve sayılan önder kişiler siyasette önemli mihengi noktalarıydı.Onların siyasi eğilimleri köylüler üzerinde büyük etken olurdu. Onların yönlendirmesi kadar siyasete ilgi duyarlardı.

Harput’daki Çınarlı parkın altında, Aksaray’daki (Yığınki) Derebeyi’nin Kahvesinde, İçme nahiyesindeki su başındaki kahvede  ve diğer kahvehanelerde, her gün mevcut hükümetler düşürülür, yeni hükümetler kurulur, yeni atamalar yapılır, partili olmayan memurların kafadan sürgünleri çıkartılırdı. Bu muhabbetler kışın kahvehanenin yoğun sigara dumanı altında, yaz aylarında da kahvehanenin önündeki yaşlı çınar ağaçlarının altında ve temiz havada yapılırdı.

Elaziz’deki köy kahvehanelerinde her zaman siyaset olmazdı. Kimi zaman mahalle dedikoduları da yapılırdı. Herkes mahallede ne olup bittiğini akranları arasında bildiğince ortaya koyar, bunu yakın çevresiyle burada paylaşırdı. Gençler aşk ve meşkle ilgilenirken, orta ve daha yaşlılarda memleket meseleleri ve siyaset üzerine kafa yorar ve tatmin olurlardı.

Köy kahvehanelerinde siyasetten arta kalan zamanların büyükçe bir dilimi de çeşitli oyunlara ayrılırdı. En çok tavla, kağıt ve taş oynanırdı.

Eski Elaziz kahvehanelerinin, Elazığ halkının sosyo-kültürel hayatında ve Elazığ’ın gelişmesinde büyük payı vardır. Bunu inkar edemeyiz. O günleri yaşayanlar bu kahvehanelerin önemini çok iyi bilir ve takdir ederler.



ELAZIĞ’DA KAHVEHANE BULUNAN YERLER


 KÖYLER: 

1-YOLÇATI

2-HANKÖYÜ

3-PINCIRİK

4-ŞEYH HACI

5-HÜSEYİNİK

6-MORNİK

7-KESİRİK

8-HIRHIRİK

9-YIĞINKİ

10-SÜRSÜRÜ

11-HOĞU

12-PERÇENÇ

13-VERTETİL

14-MOLLAKÖYÜ

15-YENİCE 

İLÇELER:

1-AĞIN

2-BASKİL

3-KEBAN

4-KARAKOÇAN

5-MADEN

6-PALU

7-SİVRİCE 

NAHİYELER:

1-HARPUT 

KAHVEHANELERİN ÜNLÜ İSİMLERİ 

1-ŞEYH HACILI İZZET  (Şeyh Hacı) Mahalli Sanatçı

2-YENİCELİ KEMAL  (Vertetil) Mahalli Sanatçı

3-FAHRİ KARAKAYA  (Aksaray) Mahalli Sanatçı

4-Köğanklı Hafız MUSTAFA SÜER (Aksaray) Mahalli Sanatçı 

KAYNAKLAR: 

  1. Hafız Mustafa SÜER-Musiki Hocası-Vefat-1974

  2. Bahattin TOPAL-Emekli Memur-Vefat-1981

  3. H.Hüseyin DİKEN-Emekli Yemenici-Vefat-1980

  4. M.Ali GÜLER-Emekli Kahveci-Vefat-1971

  5. Nureddin MEMİŞOĞLU-Emekli İşçi-Vefat-1997

  6. Ahmet SONSÖZ-Emekli Nakliye Md.-Vefat-1995



2. bölüm

“Elaziz’de köy kahvehaneleri” isteğinizle ilgili araştırmanın gecikmesinin nedeni size bildiklerimi tam olarak aktarmak arzumdan kaynaklandı.Bu yazıyı insanın en az 10 defa kaleme alıp yeniden yazdığımı söyleyebilirim.

Bendeniz 51 yaşında, yayınlanmış 3 tane kitabı, binlerce köşe yazısında imzası, bir o kadar yerel TV yorumu olan emekli bir gazeteciyim.Görevim gereği Doğu ve Güneydoğuda gezmediğim, görmediğim yer kalmadı.Şu anda yerel Uluova Gazetesinde Başyazı yazmakta ve bu gazetenin Yazı İşleri Müdürlüğünü yürütmekteyim.

Bilgilerin eskilerini kaynaklar hayatta iken kendilerinden almıştım.Bu yöreden dinlenen yabancı radyoların 2.Dünya Savaşı sırasında mevcut olup olmadığını bilemiyorum.Bizim radyo, komünist rejimin Türkçe yayını idi.Kısa dalgadan yayın yapardı.Bölücü yayın içeriği vardı.Rusya’da rejim yıkılıncaya kadar bu yayın devam etti.Uzun zaman bende dinledim.

Kahvehane olduğunu belirttiğim köylerde kahvehane 1923’den itibaren vardır.Kahvehanenin olmadığı bazı köylerde ise köy odalarının varlığı doğrudur.Hatta bu köy odaları yabancı konuklar için aynı zamanda otel gibide kullanılırdı.Köy odaları bazı köylerde Ağaların, ağanın olmadığı köylerde ise köy muhtarının yönetimindeydi.Bunu da  atlamayalım, köy odalarında Ağa ve Muhtar hakimiyetleri daha doğrudur.Birde okuma odaları vardı.Onları da unutmayalım, şeyhler ve mollaların etkileri de var.Ekte gönderiyorum.

Elazığ’da veya Doğu ve Güneydoğuda sinema konusuna gelince,bu konuyla ilgili bir başka araştırma diğer bir çalışmamızda okuyabilirsiniz.

Köy odaları ve okuma odaları ile ilgili araştırmanın sonuçlarını aşağıda bulabilirsiniz.

ELAZIĞ’DA KÖY ODASI VE OKUMA ODASI GELENEĞİ

 Mehmet TOPAL / Gazeteci-Yazar - Halkla İlişkiler Uzmanı

1923-1973 yılları arasında geçen 50 yıllık dönemde Elazığ’ın 586 köyünden 57 tanesinde Köy Odası ve 28 köyünde  Okuma Odası bulunduğunu yazılı kaynakları tetkikinden gözlemliyoruz.

Elazığ Valiliği tarafından 1973 yılında Cumhuriyetimizin 50. kuruluş yıldönümü münasebetiyle yayınlanan Elazığ İl Yıllığında Köy Odalarının ve okuma odalarının bulunduğu köylerin isimleri şöyle sırlanmaktadır:

KÖY ODASI BULUNAN KÖYLER:

Çatalçeşme, Akçakiraz, Sarılı, Yenikonak, Aydıncık, Çakmaközü, Çatalharman, Karataş, Kurtdere, Yenigün, İkizdemir, Hıdırbaba, Altınkuşak, Aydınlar, Esenkent, Muratçık, Yeniçubuk, Poyraz, Uzuntarla, Hacımustafaköy, Koçyolu, Alangören, Deliktaş, Habibuşağı, Kuşsarayı, Kadıköyü, Pınarlı, Tabanbükü, Aşağıkuluşağı, Okçular, Başyurt, Çan, Çatalelma, Gezin, Kavak, Saraybahçe, Alıncık, Başkaynak, Doğansu, Güneyköy, Kayapınar, Kösebayır, Soğukpınar, Akseki, Çevrimtaş, Doğanbağı, Kalaba…

OKUMA ODASI BULUNAN KÖYLER:

Çatalçeşme, Yazıkonak, Gölköy, Sakabaşı, Güntaşı, Hıdırbaba, Korukköy, Pirinçci, Yeniçubuk, Alpagut, Arındık, Çöteli, Kavakpınar, Pelteköy, Altınyuva, Samançay, Karoğlu, Resulkahya, Çiğdemlik, Kadıköyü, Konalga, Kumlutarla, Altınölçek, Çaybağı, Kacar, Gökdere, Dedeyolu, Mollaali… 

Elazığ dışında bölgede Gaziantep, Bitlis, Siirt, Malatya ve Bingöl illerindeki Köy Odası ve Okuma Odası sayıları ile toplam köy sayıları da şöyledir: 


GAZİANTEP

Köy sayısı              : 599

Köy Odası sayısı  :   11

Okuma Odası       :   38 

BİTLİS

Köy sayısı              : 265

Köy Odası sayısı  : YOK

Okuma Odası       : YOK  

SİİRT

Köy sayısı             : 507

Köy Odası sayısı  :     1 (Tillo)

Okuma Odası       : YOK 

MALATYA

Köy sayısı              : 500

Köy Odası sayısı  :     1 (Darende/Gürpınar)

Okuma Odası       : YOK

BİNGÖL

Köy sayısı              : 323

Köy Odası sayısı  :     3

Okuma Odası       : YOK 

MEHMET TOPAL’IN BİR ANISI: 

“Gazeteciliğe başladığım 1970’li yıllarda, bizim gazetenin güzel bir geleneği vardı.Satılmayan gazeteleri biriktirip, paketler halinde esnaflara ambalaj malzemesi olarak satmazdık.Her cumartesi günleri kalan gazeteleri tek tek postaya vermek için beyaz kağıtla kuşaklar, cebimizden de posta masrafını karşılayarak, Köy muhtarlıklarına,köy odalarına ve okuma odalarına gönderdik.

Aynı şekilde okuduğu ulusal gazeteyi, hemen ertesi günü posta yoluyla köylerine gönderen arkadaşlarımızda, onların babaları da  mevcuttu.Bu hareketimiz bizi çok mutlu ederdi.Gazetemizi kırsalda yaşayan, böyle bir imkana sahip bulunmayan insanlarla paylaşmak konusu sohbetlerimizin ve insanlık yararına hizmetlerimizin önemli bir kısmını oluştururdu.

Hatta Kaymakamlıklar, İlçe Emniyet Amirlikler, Nahiye Müdürlükleri de bizim gazete postaladığımız hedef kitlelerimiz arasındaydılar.Bu Kaymakam, Emniyet Amiri, Nahiye Müdürü, Köy Muhtarı ve köy öğretmenleriyle bazı köylüler şehre geldiklerinde gazetemize uğrar, bizlere teşekkür ederlerdi.

Uluova Gazetesi olarak bu geleneğimizi 2000 yılına kadar hiç aksatmadan sürdürdük.Bundan sonrasında ağırlaşan ekonomik şartlar, yükselen posta bedelleri ve yaşanan ekonomik krizler nedeniyle gazete gönderme davranışımızı terk etmek zorunda kaldık.” 

KÖY ODALARININ YÖNETİMİ: Ağa’nın, şeyhin ve Mollaların hakimiyetinin olmadığı köylerde yabancı konukları ağırlamak, konaklamalarını sağlamak, konukseverlik göstermek amacıyla köy odaları kurulmuştur.Köy odalarının yönetimi Muhtar ve İhtiyar Heyetinin yetkisindedir.Köy öğretmeni ve köy imamının da bu odanın yönetiminde etkileri vardır.Ağalar ve şeyhler köye gelen ziyaretçileri kendi konutlarında konaklattırdıkları için köy odalarına o köyler ihtiyaç olmamıştır.


KAYNAKLAR:

1-Elazığ İl Yıllığı, Bingöl Matbaası, 1967-Elazığ

2-Elazığ İl Yıllığı, Bingöl Matbaası, 1973-Elazığ

3-Bingöl İl Yıllığı, Pars Matbaası, 1973-Ankara

4-Malatya İl Yıllığı, Pars Matbaası, 1973-Ankara

5-Siirt İl Yıllığı, Ajans-Türk Matbaası, 1973-Ankara

6-Bitlis İl Yıllığı, Çam Matbaası, 1973-Ankara

7-Gaziantep İl Yıllığı, Nur Ofset Matbaası, 1973-Ankara

Yorum Formu

Mehmet TOPAL - Uluova Gazetesi
E-posta: 
mehmettopal@elaziz.net -
Haberleşmek için :  Tel : 0-424- 238 77 44

Eski Yazılarımız Biyografim E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa Başa Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

footer top left corner  footer top right corner

www.elaziz.net -  Elazığ İli Güncel WEB Sitesi - Hızlı Menü Seçimi - Sık Kullanılanlara Ekle

 footer divider


Elazığspor
- Gakkoşistan - Fıkralarımız - P.H.Defteri - Geleneklerimiz - Şehir Rehberi - Resimlerimiz - İlçelerimiz - Harput Özel
- Tarihimiz - Musikimiz ! - Türkülerimiz - Efsanelerimiz - Camilerimiz - Resmi Bilgiler - Sanayimiz - Turizm Kaplıca -
-
Yerel Kültür - Yerel Folklor - Yerel Mutfak - Yerel Müzik - Yerel Lehçemiz - Yerel MP3 - Şiirlerimiz - Şıra Pazarı - Yeni -
- Basılı Yayınlar - Ö.Telefonlar - Özel Duyurular - 1999 Güneş T. - Derneklerimiz - E.Tüketici Derneği - Depremler - E. Basın List -
 
- Siyaset - Röportajlar - Uçak Seferleri - Anılarınız - Linkler - Kültür ve Sanat - Nöbetçi Eczane

Güncel  :
| 
Elazığ Forumlar | Yazarlar | Haberler | A.Dosyaları | Ferrokrom | Mail Listesi | Anketler | E-Ticaret |

   
footer bottom left corner
 
| Tasarım | Site Harita | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön | Hakkımızda |    Ana Sayfaya Dönüş