 |
|
ELAZİZ’DE KÖY KAHVEHANELERİ
Özel
Araştırma Dosyası
21 Ağustos 2003
Perşembe |
 |
Elaziz’deki köy kahvehanelerinin sayıları
eskiden çok azdı. Bugünkü gibi işsizliğin aynası değil,
duvarlarına askere çağrı listelerinin asıldığı, seçmen
kütüklerinin askıya çıkarıldıkları, dini konuların imamdan
rahat bir şekilde sorup öğrenildiği, ihtişamlı dost
meclislerinin, mahalli at yarışlarının ve dillere destan
av partilerinin konuşulduğu, horoz dövüşlerinin yapıldığı,
siyasetin nabzının gümbürdeyerek attığı, aşırı heyecandan
kalp krizlerinin sıkça yaşandığı bir kültür ve soysallaşma
ve tek iletişim merkezi gibiydi.
Kahvehaneler eskiden öncelikle merkezi
büyük köylerde bulunurdu. Bu kahvehanelerin en belirgin
görevlerini ve etkilerini kültürel, sosyal ve
siyasal alanlarda görmekteyiz. Uzak dağ köylerinde ise
gerek nüfusun azlığı ve gerekse ulaşımın zorluğu nedeniyle
kahvehane bulunmazken, merkez ilçeye yakın köylerde bir
veya iki tane kahvehane bulmak mümkündü.
Elazığ’ın merkez ilçeye bağlı Ulukent (Hüseyinik),
Çatal çeşme (Mornik), Kızılay (Kesirik), Gümüşkavak (Hırhırik),
Aksaray (Yığınki), Sürsürü, Yurtbaşı (Hoğu), Akçakiraz (Perçenç),
Yazıkonak (Vertetil), Mollakendi (Mollaköy), Yolçatı,
Hankendi (Hanköyü), Pıncırik, Muratbağı (Şeyh Hacı)
köylerinde, Harput nahiyesinde ve Ağın, Palu, Karakoçan,
Maden, Sivrice, Keban ile Baskil ilçe merkezlerinde de
kahvehaneler mevcuttu.
Bu kahvehanelerde muhitin aile reisleri ve
gençleri ayrı ayrı otururlardı. Büyüklerin yanında gençler
oyun oynayamaz, sigara içmez, ayak ayak üzerine atmaz,
tespih çekmez, laflara karışmazlardı. Herkes kendi akranı
ile samimiyet içinde olurdu. İçecek olarak su, çay, kahve,
ayran, gazoz, ve nadiren de nargile bulunurdu. Okumuş,
bilgili, kültürlü ve güngörmüş yaşlılara büyük itibar
edilir, bunlar bir arada otururlardı. Çevreye oturup
dinleyenler de bunlardan feyz alırlardı.
Kahvelerde radyo sürekli açık tutulur, Doğu
ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini yayın kapsamına alan
komşu ülkelerin radyoları Arapça, Acemce ve Azerice
dinlenir, Avrupa ülkelerinin Türkçe yayınları, Demir perde
ülkesi Sovyet Rusya’nın o ünlü Bizim Radyo adlı
radyosu ile TRT’nin ajans diye adlandırılan radyo
haberleri, saati geldiğinde haber gongunun vurmasıyla
adeta nefesler tutularak, büyük bir heyecanla dinlenirdi.
Kahvelere gazeteyi genel olarak ara sıra
memurlar getirirlerdi. Okuduktan sonra başkalarının
okuması için orada bırakırlardı. Okur-Yazar oranı düşük
olduğu için genelde gazete ortada bir tabu gibi durur, pek
az kişi tarafından bazen de çevredekilerde bilgilensinler
diye yüksek sesle okunurdu. Kahvehanelere ara sıra mecmua
türü yayınlarda düşerdi. Gazeteler o yıllarda basıldığı
günden sonra 2-3 gün sonra ancak Elazığ’a gelirdi.
Elazığ’dan ötesindeki illere gazetenin ulaşması ise en az
bir haftayı bulurdu.
Buralarda konuşulan ülke meselelerinin
önemli bir kısmını 1925’de yaşanan Şeyh Sait İsyanı
ve bu isyanın sonuçları, Elazığ’ın cadde ve meydanlarında
gerçekleştirilen isyancıların ibret olsun diye halka açık
tutulan idamları oluştururdu. Bu isyan üzerine İsmet
Paşa’nın 5 yıl süreyle uyguladığı Takrir-i Sükun
uygulamasının lokal sertliği, milli sınırlarımız dışında
bırakılan Kerkük ve Musul meseleleri
tartışılır, buradaki Türkmenler, ekonomik bir değer
olarakta petrolden yoksun bırakılışımız anlatılır, radyoda
bir Kerkük türküsü duyulduğu zaman gözler buğulanır,
ağlamaklı olunurdu.
Yavru Vatan Kıbrıs’ta, Yunanistan’da,
Bulgaristan’da ve Rusya’daki Türk
varlığının çektiği esaret hayatı ve çektikleri çileler
dillerden düşmeyen milli meseleler arasında yer alıyordu.
İran Şahı’nın Süreyya ile evlenmesi, dilden
dile ballandırılarak anlatılırdı.
1937’de meydana gelen Dersim İsyanı
olayı da kahvehane müdavimlerinin sohbet konuları arasında
yer alırdı. Molla Mustafa Barzani’nin Kuzey Irak’taki
çalışmaları, Türkiye sınırındaki faaliyetleri, Barzani’nin
Rusya ile yakınlığı, kürtçülükle ilgili eylemleri
konuşulurdu.
Bingöl yöresindeki dağlarda bir dönem hüküm
süren Eşkıya Yado’nun maceraları, Yığınkili Zülküf Efe’nin
yiğitlikleri, Bugün Esat Kabaklı’nın okuduğu türküde
yerini alan Sürsürülü Yolyemez Nazmi’nin kestiği
delikanlılık raconları, Yamyam Musto’nun icraatları,
Yemeniciler Çarşısı’nın espiritüel insanı İlkokul
çocuklarının Kur’an-ı Kerim öğreticisi Münir Baba’nın
ibret dolu sözleri, gerektiğinde gündemdeki yerini hemen
alırdı. Güney Fay Hattında meydana gelen depremler ve
yaşanan can kayıpları yöre insanını büyük yasa boğardı.
Türkan Şoray’ın Harput’ta Cemo filmini çevirirken attan
düşerek boynunun kırılması, bu olayın halk arasında
Arap Baba Türkan Şoray’ı çarptı şeklinde kabul
görmesine neden olmuştu.
Şıra Pazarı’nda berberlik yapan Kara
Molla’yı da bu sohbetlerde unutmak asla mümkün
olmazdı.Kara Molla, Elazığ’ın Lokman Hekimiydi. Onun
yaptığı Kara Merhem her türlü yaraya iyi gelirdi. Namını
duymayan yoktu. Evlerde ve kahvehanelerde onun ismi
merhemiyle birlikte anılırdı.
Şehirlerarası yollarda meydana gelen sadece
kamyon ve otobüslerin karıştığı trafik kazalarında
hayatlarını kaybeden şoför ve yolcular, çeşitli
nedenlerden genç yaşta intihar edenlerin, hayatlarının
baharında amansız hastalıklardan yaşamını yitirenlerin
ardından halk ozanları tarafından yazılan basılı destanlar
okunur, verilmek istenen mesaj anlaşılmaya çalışılırdı.
Mahalli Sanatçıların canlı olarak
çektikleri uzun hava ve içtenlikle okudukları türküler de
bu kahvehanelere apayrı bir renk katardı. Bütün bunlar
Elazığlıların dünya, yurt ve şehir meselelerine ne kadar
duyarlı olduklarının bir göstergesi olarak karşımıza
çıkmaktadır.
Şehrin ve Türkiye’nin gündeminde olanlar
sohbetlerin ana konularını oluştururdu. Bunların en
başında da Ankara’daki siyasi otoritenin ve muhalefet
partisinin hareketleri izlenirdi. Ankara’daki siyasi
kıvılcım sıcak radyo haberleri vasıtasıyla dalga dalga
Anadolu’ya kahvelerden yayılırdı. Halk Ankara’daki siyasi
kavgayı kendi kavgası gibi aynen benimserdi. Bu benimseme
köylerin bölünmesini ve dolayısıyla aynı köydeki kahvehane
sayılarını artırmıştır. CHP’li ve DP’li
seçmen bir arada otururken siyasette dozun kaçırılmasıyla,
partililer önce kahvehanelerini ayırmaya başladılar.
CHP’nin kapı kapı dolaşarak evler dağıttığı oy
pusulalarını DP’liler arkadan dolaşarak geri alır, kendi
pusulalarını dağıtırlardı. Halkı sandıkta DP’ye
yönlendirirlerdi. Bunun organizasyonunu da siyasi bir üs
olarakta kullandıkları bu kahvehanelerde yaparlardı.
Şimdiki gibi 1980 sonrası kazanılan siyasi hoşgörü ortamı
yoktu. Seçmen birbirini partisine göre dost veya düşman
kabul ederdi. Seçim çalışmaları da ayrı kahvelerde, ayrı
kollardan yapılırdı, kendinden olmayanların yanında siyasi
bilgiler bir sır gibi saklanırdı. Babalar koyu bir taassup
içerisinde karşı partiden olan aileye kızlarını gelin
vermezlerdi. Bu tür evlenmelere karşı çıkarlardı.
Köydeki sevilen ve sayılan önder kişiler
siyasette önemli mihengi noktalarıydı.Onların siyasi
eğilimleri köylüler üzerinde büyük etken olurdu. Onların
yönlendirmesi kadar siyasete ilgi duyarlardı.
Harput’daki Çınarlı parkın altında,
Aksaray’daki (Yığınki) Derebeyi’nin Kahvesinde, İçme
nahiyesindeki su başındaki kahvede ve diğer
kahvehanelerde, her gün mevcut hükümetler düşürülür, yeni
hükümetler kurulur, yeni atamalar yapılır, partili olmayan
memurların kafadan sürgünleri çıkartılırdı. Bu muhabbetler
kışın kahvehanenin yoğun sigara dumanı altında, yaz
aylarında da kahvehanenin önündeki yaşlı çınar ağaçlarının
altında ve temiz havada yapılırdı.
Elaziz’deki köy kahvehanelerinde her zaman
siyaset olmazdı. Kimi zaman mahalle dedikoduları da
yapılırdı. Herkes mahallede ne olup bittiğini akranları
arasında bildiğince ortaya koyar, bunu yakın çevresiyle
burada paylaşırdı. Gençler aşk ve meşkle ilgilenirken,
orta ve daha yaşlılarda memleket meseleleri ve siyaset
üzerine kafa yorar ve tatmin olurlardı.
Köy kahvehanelerinde siyasetten arta kalan
zamanların büyükçe bir dilimi de çeşitli oyunlara
ayrılırdı. En çok tavla, kağıt ve taş oynanırdı.
Eski Elaziz kahvehanelerinin, Elazığ
halkının sosyo-kültürel hayatında ve Elazığ’ın
gelişmesinde büyük payı vardır. Bunu inkar edemeyiz. O
günleri yaşayanlar bu kahvehanelerin önemini çok iyi bilir
ve takdir ederler.
ELAZIĞ’DA KAHVEHANE
BULUNAN YERLER
KÖYLER:
1-YOLÇATI
2-HANKÖYÜ
3-PINCIRİK
4-ŞEYH HACI
5-HÜSEYİNİK
6-MORNİK
7-KESİRİK
8-HIRHIRİK
9-YIĞINKİ
10-SÜRSÜRÜ
11-HOĞU
12-PERÇENÇ
13-VERTETİL
14-MOLLAKÖYÜ
15-YENİCE
İLÇELER:
1-AĞIN
2-BASKİL
3-KEBAN
4-KARAKOÇAN
5-MADEN
6-PALU
7-SİVRİCE
NAHİYELER:
1-HARPUT
KAHVEHANELERİN ÜNLÜ
İSİMLERİ
1-ŞEYH HACILI İZZET (Şeyh Hacı) Mahalli Sanatçı
2-YENİCELİ KEMAL (Vertetil) Mahalli Sanatçı
3-FAHRİ KARAKAYA (Aksaray) Mahalli Sanatçı
4-Köğanklı Hafız MUSTAFA SÜER (Aksaray) Mahalli Sanatçı
KAYNAKLAR:
-
Hafız Mustafa SÜER-Musiki
Hocası-Vefat-1974
-
Bahattin TOPAL-Emekli Memur-Vefat-1981
-
H.Hüseyin DİKEN-Emekli
Yemenici-Vefat-1980
-
M.Ali GÜLER-Emekli Kahveci-Vefat-1971
-
Nureddin MEMİŞOĞLU-Emekli İşçi-Vefat-1997
-
Ahmet SONSÖZ-Emekli Nakliye
Md.-Vefat-1995
2. bölüm
“Elaziz’de köy kahvehaneleri” isteğinizle
ilgili araştırmanın gecikmesinin nedeni size bildiklerimi
tam olarak aktarmak arzumdan kaynaklandı.Bu yazıyı insanın
en az 10 defa kaleme alıp yeniden yazdığımı
söyleyebilirim.
Bendeniz 51 yaşında, yayınlanmış 3 tane
kitabı, binlerce köşe yazısında imzası, bir o kadar yerel
TV yorumu olan emekli bir gazeteciyim.Görevim gereği Doğu
ve Güneydoğuda gezmediğim, görmediğim yer kalmadı.Şu anda
yerel Uluova Gazetesinde Başyazı yazmakta ve bu gazetenin
Yazı İşleri Müdürlüğünü yürütmekteyim.
Bilgilerin eskilerini kaynaklar hayatta
iken kendilerinden almıştım.Bu yöreden dinlenen yabancı
radyoların 2.Dünya Savaşı sırasında mevcut olup olmadığını
bilemiyorum.Bizim radyo, komünist rejimin Türkçe yayını
idi.Kısa dalgadan yayın yapardı.Bölücü yayın içeriği
vardı.Rusya’da rejim yıkılıncaya kadar bu yayın devam
etti.Uzun zaman bende dinledim.
Kahvehane olduğunu belirttiğim köylerde
kahvehane 1923’den itibaren vardır.Kahvehanenin olmadığı
bazı köylerde ise köy odalarının varlığı doğrudur.Hatta bu
köy odaları yabancı konuklar için aynı zamanda otel gibide
kullanılırdı.Köy odaları bazı köylerde Ağaların, ağanın
olmadığı köylerde ise köy muhtarının yönetimindeydi.Bunu
da atlamayalım, köy odalarında Ağa ve Muhtar
hakimiyetleri daha doğrudur.Birde okuma odaları
vardı.Onları da unutmayalım, şeyhler ve mollaların
etkileri de var.Ekte gönderiyorum.
Elazığ’da veya Doğu ve Güneydoğuda sinema
konusuna gelince,bu konuyla ilgili bir başka araştırma
diğer bir çalışmamızda okuyabilirsiniz.
Köy odaları ve okuma odaları ile ilgili
araştırmanın sonuçlarını aşağıda bulabilirsiniz.
ELAZIĞ’DA
KÖY ODASI VE OKUMA ODASI GELENEĞİ
Mehmet TOPAL
/ Gazeteci-Yazar - Halkla İlişkiler Uzmanı
1923-1973
yılları arasında geçen 50 yıllık dönemde Elazığ’ın 586
köyünden 57 tanesinde Köy Odası ve 28 köyünde Okuma Odası
bulunduğunu yazılı kaynakları tetkikinden gözlemliyoruz.
Elazığ Valiliği tarafından 1973 yılında
Cumhuriyetimizin 50. kuruluş yıldönümü münasebetiyle
yayınlanan Elazığ İl Yıllığında Köy Odalarının ve okuma
odalarının bulunduğu köylerin isimleri şöyle
sırlanmaktadır:
KÖY
ODASI BULUNAN KÖYLER:
Çatalçeşme, Akçakiraz, Sarılı, Yenikonak,
Aydıncık, Çakmaközü, Çatalharman, Karataş, Kurtdere,
Yenigün, İkizdemir, Hıdırbaba, Altınkuşak, Aydınlar,
Esenkent, Muratçık, Yeniçubuk, Poyraz, Uzuntarla,
Hacımustafaköy, Koçyolu, Alangören, Deliktaş, Habibuşağı,
Kuşsarayı, Kadıköyü, Pınarlı, Tabanbükü, Aşağıkuluşağı,
Okçular, Başyurt, Çan, Çatalelma, Gezin, Kavak, Saraybahçe,
Alıncık, Başkaynak, Doğansu, Güneyköy, Kayapınar,
Kösebayır, Soğukpınar, Akseki, Çevrimtaş, Doğanbağı,
Kalaba…
OKUMA ODASI BULUNAN KÖYLER:
Çatalçeşme, Yazıkonak, Gölköy, Sakabaşı,
Güntaşı, Hıdırbaba, Korukköy, Pirinçci, Yeniçubuk, Alpagut,
Arındık, Çöteli, Kavakpınar, Pelteköy, Altınyuva, Samançay,
Karoğlu, Resulkahya, Çiğdemlik, Kadıköyü, Konalga,
Kumlutarla, Altınölçek, Çaybağı, Kacar, Gökdere, Dedeyolu,
Mollaali…
Elazığ dışında bölgede Gaziantep, Bitlis, Siirt,
Malatya ve Bingöl illerindeki Köy Odası ve Okuma Odası
sayıları ile toplam köy sayıları da şöyledir:
GAZİANTEP
Köy sayısı : 599
Köy Odası sayısı : 11
Okuma Odası : 38
BİTLİS
Köy sayısı : 265
Köy Odası sayısı : YOK
Okuma Odası : YOK
SİİRT
Köy sayısı : 507
Köy Odası sayısı : 1 (Tillo)
Okuma Odası : YOK
MALATYA
Köy sayısı : 500
Köy Odası sayısı : 1 (Darende/Gürpınar)
Okuma Odası : YOK
BİNGÖL
Köy sayısı : 323
Köy Odası sayısı : 3
Okuma Odası : YOK
MEHMET TOPAL’IN BİR ANISI:
“Gazeteciliğe başladığım
1970’li yıllarda, bizim gazetenin güzel bir geleneği
vardı.Satılmayan gazeteleri biriktirip, paketler halinde
esnaflara ambalaj malzemesi olarak satmazdık.Her cumartesi
günleri kalan gazeteleri tek tek postaya vermek için beyaz
kağıtla kuşaklar, cebimizden de posta masrafını
karşılayarak, Köy muhtarlıklarına,köy odalarına ve okuma
odalarına gönderdik.
Aynı şekilde okuduğu ulusal
gazeteyi, hemen ertesi günü posta yoluyla köylerine
gönderen arkadaşlarımızda, onların babaları da
mevcuttu.Bu hareketimiz bizi çok mutlu ederdi.Gazetemizi
kırsalda yaşayan, böyle bir imkana sahip bulunmayan
insanlarla paylaşmak konusu sohbetlerimizin ve insanlık
yararına hizmetlerimizin önemli bir kısmını oluştururdu.
Hatta Kaymakamlıklar, İlçe
Emniyet Amirlikler, Nahiye Müdürlükleri de bizim gazete
postaladığımız hedef kitlelerimiz arasındaydılar.Bu
Kaymakam, Emniyet Amiri, Nahiye Müdürü, Köy Muhtarı ve köy
öğretmenleriyle bazı köylüler şehre geldiklerinde
gazetemize uğrar, bizlere teşekkür ederlerdi.
Uluova
Gazetesi olarak bu geleneğimizi 2000 yılına kadar hiç
aksatmadan sürdürdük.Bundan sonrasında ağırlaşan ekonomik
şartlar, yükselen posta bedelleri ve yaşanan ekonomik
krizler nedeniyle gazete gönderme davranışımızı terk etmek
zorunda kaldık.”
KÖY ODALARININ YÖNETİMİ:
Ağa’nın, şeyhin ve Mollaların hakimiyetinin olmadığı
köylerde yabancı konukları ağırlamak, konaklamalarını
sağlamak, konukseverlik göstermek amacıyla köy odaları
kurulmuştur.Köy odalarının yönetimi Muhtar ve İhtiyar
Heyetinin yetkisindedir.Köy öğretmeni ve köy imamının da
bu odanın yönetiminde etkileri vardır.Ağalar ve şeyhler
köye gelen ziyaretçileri kendi konutlarında
konaklattırdıkları için köy odalarına o köyler ihtiyaç
olmamıştır.
KAYNAKLAR:
1-Elazığ İl Yıllığı, Bingöl Matbaası, 1967-Elazığ
2-Elazığ İl Yıllığı, Bingöl Matbaası, 1973-Elazığ
3-Bingöl İl Yıllığı, Pars Matbaası, 1973-Ankara
4-Malatya İl Yıllığı, Pars Matbaası, 1973-Ankara
5-Siirt İl Yıllığı, Ajans-Türk Matbaası, 1973-Ankara
6-Bitlis İl Yıllığı, Çam Matbaası, 1973-Ankara
7-Gaziantep İl Yıllığı, Nur Ofset Matbaası, 1973-Ankara
Yorum Formu
|
|