Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Yazarlar / Günerkan AYDOĞMUŞ << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 

 

Günerkan Aydoğmuş'un Haftalık Yazıları

Günerkan AYDOĞMUŞ ...: Ufkumdan :

Eski Yazılarımız Biyografim E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa

 

 

"KAR RAHMETTİR"
24 Ekim 2004 Çarşamba

Bu yıl sonbahar mevsimi biraz uzun sürdü. Ayrıca yağışların geç gelmesi çiftçiyi, köylüyü, aklı başında her insanı üzüntüye sevk etti. Çünkü yağışın olmadığı yıllarda su kaynaklarının çoğu kuruyor, ekimi yapılan zirai ürünler yeşermiyor ve memlekette o yıl kıtlık ve pahalılık baş gösteriyordu. Benim rahmetli Ninem hep “Kar rahmettir” derdi. Bir de sık sık şunu söylerdi, “Kar yeryüzündeki mikropları öldürür, salgın hastalıkları önler.” Hakikaten kendisi okul görmediği halde mantıklı ve ilmi konuşurdu.

Evet, uzun ve yağışların olmadığı bir sonbahar nihayet sona erdi. Kısa süren yağmur şeklindeki yağışlar yerini kara terk etti. Elbette kış kışlığını, yaz da yazlığını yapacak ki, her şey normal seyrinde sürsün. Ne var ki, bizim malûm medyamız her kar yağışını bir felâket gibi göstermekten bir türlü vazgeçmiyor! Neden böyle yapıyorlar bunu da anlayabilmiş değilim. Özellikle çok sık kullandıkları bir cümle var ki, beni oldukça sinirlendiriyor! Efendim “Kar yağışı hayatı olumsuz yönde etkiliyor.” muş!.. Daha yerlerde iki santim kar bile olmadan, yahut havada karı görür görmez, bu cümleyi kullanmaya başlıyorlar!.. Oysa kar yağışının olumlu yönlerini katiyen gündeme getirmiyorlar... Varsa yoksa işe hep olumsuz yönden bakıyoruz! Belki de bu medyamızın her şeye felâket tellallığı alışkanlığı ile bakmalarından geliyor. Sanki gazetecilik demek, bütün olaylara olumsuz yönüyle bakmayı gerektiriyor. Daha bundan 20 gün önce yurdun bir çok yerinde yağmur duasına çıkıldığını yine basından öğrenmiştim. Tarlasında güz ekimlerini yapan çiftçinin gözü hakikaten havadaydı. Ben beklerdim ki, bu son yağışlar başlar başlamaz, “Kar yağışları hayatı olumsuz etkiliyor.” yerine, “Bu son yağışlar çiftçimizin yüzünü güldürdü.” desinlerdi. Hayır efendim, yağmur olsun, kar olsun bizde hep felâket olarak gösterilir!.. Belki bazı yerlerin yanlış yerleşim yeri olarak seçilmesi sonucu meydana gelen  hadiseleri bizler dönderip çevirip yağmur ve karın sorumluluğuna yıkıyoruz!..

Bir de anlayamadığım bir şey daha var, karın acaba olumlu bir şekilde nasıl yağacağı! Şayet sizler de benim gibi bunu merak ediyorsanız, malûm medyanın mantığına göre, kar yağacak ama, katiyen yollara yağmayacak! Yine kar yağacak ama, yeryüzünü tutmayacak! İşte o zaman bu malûm medya kar yağışına olumsuz yönüyle bakmaz sanıyorum!.. Aslında halkımız felâketin ne olduğunu çok iyi biliyor. Oldum olası bu topraklarda halkla medya arasında ortak bir düşünce hiç oluşmadı! Tabi ben toplumu olumsuz yönde etkilemeye çalışan o medyayı kast ediyorum!..

Gelelim şu İstanbul halkına, havada karı gördükleri zaman İstanbul Valiliği ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün telefonları kilitleniyor! “Efendim bu gün okullar tatil edilecek mi?” benim çocukluğumda öyle karlar yağardı ki, o zaman yolları açacak böyle modern araçlar da yoktu!.. Ama kış şartlarından dolayı çok az tatil verilirdi. Okula yine de gider gelirdik ve eğitimde önemli bir aksama olmazdı! Çok az tatil verildiği günlerde ise, ertesi günü hava açar, bizler güzel bir tatil yapmış olurduk. Şimdi böyle şeyler görünce ne günlere kaldık diye düşünüyorum!.. Değerli okurlar gelin hep birlikte bu olaylara olumsuz bakan belli medya kuruluşlarına gerekli demokratik tepkiyi gösterelim. Hiç olmazsa mantıklarının yanlış olduğunu onlar da anlamış olurlar...

24 KASIMLARDA HATIRLANMAK!..

Her 24 Kasım’da yüreğimde bir burukluk hissederim. Gerçi bunu bir okul gördüğümde, bir öğretmen, bir öğrenci gördüğümde de yüreğimin en derin yerinde duyarım. Sürekli öğretmenliği bıraktığıma halen şaşıp duruyorum! Bu gün beni bir okula yeniden öğretmen olarak atasalar, hayatımın en sevinçli günü olur. Elbette bir öğretmen çocuğu olmam buna sebep değil, 1950 yıllarında rahmetli Anne ve Babamın öğretmen olarak görev yaptıkları Ağın İlçesi’nin Bahadırlar Köyü’nü çoğu zaman gözlerimin önüne getiririm. Çocukluğumun belli bir kısmı bu köyde geçmişti. Anne ve Babam Bahadırlar’da tam 18 yıl öğretmenlik yapmışlardı. 1950’li yılların bir köyünü şöyle düşünün? İşte buna rağmen ben de öğretmenlik mesleğini seçtim... Tıpkı rahmetli Annem ve bu gün hayatta olan Babam gibi benim de eşim öğretmendi. Yani aile boyu öğretmenlik mesleğini seçmiştik! Bütün bunlar mı beni etkiliyordu bilemiyorum? İşte her 24 Kasımlarda 15 yıl hizmet ettiğim öğretmenlik mesleğini büyük bir hasretle yüreğimde duyuyorum!.. Bu kutsal mesleği muma benzetenler ne kadar isabetli söylemişler, “O etrafa ışık saçarken, kendisi mum gibi eriyen” az sayıda meslek mensubudur. Bu mesleğin sorunlarını burada yazmayacağım. Zaten bu güne kadar hiç biri halledilmedi ki!İşte onları biraz da bu sorunlar eritiyor!..

Bu gün öğretmenlerin hatırlandığı ve yarın yeniden unutulacağı bir günü yaşıyoruz! Onların kaderi hep böyle geldi,böyle gidiyor! Bu güzel günde ona çiçek getiren o samimi ve içten sevgilerini sunan öğrencilerle birlikte yarın yine o sınıflarda baş başa kalacak. Onlara emanet edilen o sınıflar yok mu, onlar Türkiye’nin yarınları ama, onu sadece onlar bilecekler!..

Ben onlara ayrılan bu özel günde bütün meslektaşlarımın öğretmenler gününü kutluyor, bu çilekeş eğitim ordusunun önünde saygıyla eğiliyorum...

Bu yazı hakkında yorum yapmak için lütfen tıklayınız....

Günerkan AYDOĞMUŞ
E-mail:
gunerkanaydogmus@hotmail.com
Devlet Kitapları Bölge Şefi - Gazeteci ve Yazar

Haberleşmek için :  Tel: 0.424. 218 24 24 - 238 15 05 - ELAZIĞ

Eski Yazılarımız Biyografim E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa Başa Dön

 
footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

Gakgoşistan - Fıkralarımız - Polisin Hatıra Defteri - Geleneklerimiz - Şehir Rehberi - Resimlerimiz - İlçelerimiz - Tarihimiz - Musikimiz ! - Türkülerimiz - Efsanelerimiz - Camilerimiz - Resmi Bilgiler - Sanayimiz - Turizm Kaplıca - Yerel Kültür - Yerel Folklor - Yerel Mutfak - Yerel Müzik - Yerel Lehçemiz -
Yerel MP3 - Şiirlerimiz - Şıra Pazarı - Basılı Yayınlar - Ö.Telefonlar - Özel Duyurular - 1999 Güneş T. - Derneklerimiz - E.Tüketici Derneği - Depremler - E. Basın List - Siyaset - Röportajlar - Uçak Seferleri - Anılarınız - Linkler - Kültür ve Sanat - Nöbetçi Eczane

Güncel  :
| 
Elazığ Forumlar | Yazarlar | Haberler | A.Dosyaları | Ferrokrom | Mail Listesi | E-Ticaret |

| Tasarım | Site Harita | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön | Hakkımızda |    Ana Sayfaya Dönüş