|
|
Elazığ'ın Birinci Sorunu "Beyin ve
Sermaye Göçü" Elazığ Konuşacak!. Neleri konuşacak?. 1970 yıllarında DPT tarafından metropoliten şehirler arasında yerini alan Elazığ, 2002 yılında, geldiği çarpık konumu konuşacak!. “Doğudaki Batı” Elazığ!. Bu öyle süfli, gelişigüzel bir kavram değil.. Sosyo Ekonomi ve Psikolojik analizleri yapılan bir kavram üniforması!. Elazığ için, ‘Cazibe Kent..’ denildi.. --Devlet, yatırım için stratejik bölgeler seçer.. Ekonomik riskin en az olduğu yerlerdir bunlar.. 1980 sonrasında bir şeyler oldu(!?) ‘Beyin ve Sermaye göçü..’ Önce rüzgarın çıkardığı bir ıslık sesi gibi kulakları tırmaladı durdu.. Sonra ses büyüdü, ‘çığlığa dönüştü..’ Sanki, şairin tasvir ettiği deruni manada; ‘bülbül terketmiş vatanını, yerini kargalar almıştı..’ Bir zamanların, ‘İstanbul Beyefendisi..’ olarak anılan çehreler gitmiş; tıpkı yerlerinden sökülüp atılan o narin ve zarif evleri ve sokakları bir tatlı hatıra olarak fotoğraflarda kalmış.. 1965 sonrasında, Elazığ’a ne deniyordu; ‘Doğunun Paris’i..’ veya daha cazip, daha milli bir yaklaşım, bir ifade kullanalım; Doğuda ki, ‘küçük Ankara..’ Yuvalarından sökün eden kuşlar gibi Baharın, Kışa mı dönüyor Ey Şehir! Elazığ, Konuşacak!. 7’sinden 70’ine ‘düşünen Elazığ..’ özlemi içerisinde; --Bana, elimden almaya çalıştığınız yarınımı verin diyecek! Bu bir öfke sözü değil!. Bu bir ağır, aksak nağme değil!. Tarihine, hukukuna, örfüne ve bütün güzel hasletlerine sahip çıkan sesin yankılanışıdır!. Konuşacak derken, ‘derin bir tefekkürü..’ çağrıştırıyoruz.. Gerilen yüz hatlarıyla değil; --Tebessüm eden diyalog!. Dalgalansın şafaklar!. Ufuklar kızarsın, gün doğumuyla kanat çırpsın bütün evler!.. Fikir, ilmek atsın düşüncelere.. Düşünce, bir kor ateş olup yüreklerde yansın! Bütün ışıklarını yaksın, mahcup ve mahzun edayla günü karşılayan şehir! Yürekli bahadırlar, koç yiğitler, civanlar birer, birer meydana yürüsünler!. Gıyasettin DAĞ |