Elazığ Valisi Sayın Kadir Koçdemir, göreve
başladığı günden bu yana Elazığ’da
kültür ve
sanat konuları ile
teknoloji ve
bilişime olan düşkünlüğü, bu alandaki
çalışmaları ve çalışmalara ilgisi ile herkesin olduğu gibi
benimde dikkatimi çekmekteydi. Geçtiğimiz günlerde
kendisiyle Harput, Elazığ ve Elazığ’ın
kültürel geleceğine dair bir
söyleşimiz oldu. Bu yazımda gerçekleştirdiğimiz bu
mülakattan bazı başlıkları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle Sayın Koçdemir’e Harput ile
alakalı düşünce ve kanaatlerini öğrenmek açısından sözü
Harput’tan açıyorum.
“Harput, Elazığlıların şehir şu anda
bulunduğumuz yere yerleştikten sonra terk ettikleri, ancak
hem bedenen hem de gönül itibariyle bağlarını
devam
ettirdikleri bir yer. Böyle de kalması lazım… Harput,
Elazığlıya geçmişini hatırlatan, ona çok ciddi bir
medeniyetin
devam
eden halkasını
teşkil ettiğini ifade eden bir mekân... Harput, sahip
olduğu bu medeniyet vesilesiyle hem memleketimiz, hem
ülkemiz, hem de insanlık için yeni bir başlangıca zemin
teşkil edecek bir yer. Harput, tabiri
caizse “Elazığ’ın hafızası ve referans noktasıdır”.
Hafızası olmayan bir insanın, bir ülkenin ya da
medeniyetin var olması mümkün değildir. Çünkü günü
anlamlandırma ve hedef tespiti ancak hafızadaki
kavramlarla yapılabilir.
O bakımdan Harput, bence Elazığ’dır. Elazığlılar geçmişte
orada güzel şeyler yaptı, bundan sonra yapacaklarında da
başlangıç noktası Harput olacaktır.”
Sayın Koçdemir Harput’ta başlatılan bazı
sivil organizasyonların ne anlama geldiğini de şu cümleler
ile ifade ederek geleceğe dair ümitlerini de vurguladı.
“Harput Evi” inşaatı yakın zamanda
bitirilecektir. Bu bina Harput ile ilgili yapılacak
çalışmalara ivme kazandıracaktır. Yapılan çalışmalar bir
“mekâna” kavuşacaktır. Müze oraya taşınacak, eserler daha
ideal bir mekânda
sergilenecektir. Gül kardeşlerin mali
destek sağladığı Harput
Çevre ve
Kültür Evi restorasyonunu diğer
hemşerilerimiz için de iyi bir misal oluşturdu. Proje ve
ruhsat işleri tamamlansa 10-15 binanın bu şekilde
kurtarılması mümkün olabilecek.”
Vali Koçdemir Harput’ta sıkıntının yetkili
otoritenin birden fazla odakta toplanmasından
kaynaklandığını ifade ediyor. “Bir çivi çakılması” için
işin içerisine dahil olan kurumlardan bazıları şunlar;
Kültür
Bakanlığı, Tabiat
Varlıkları Kurulu, Elazığ Valiliği, Elazığ Belediyesi,
Vakıflar Genel Müdürlüğü... İşin içerisinde sivil
insanların ve mülkiyet sahiplerinin olduğunu da
hatırlatalım...
“Esasında temel sıkıntı yetkinin birkaç
otoritede toplanmasından kaynaklanıyor. Koruma amaçlı imar
planının şartnamesi bakanlıkça hazırlanıyor, ihalesini biz
yapacağız, planlamada halen Elazığ belediyesi yetkili...
Vizyon geliştirme, şehir tasarımı Harvak’ın ilgi sahası
içinde... Çok başlılıktan kaynaklanan sıkıntıların
giderilmesi bakımından Harvak hayati önemi haiz bir
teşekkül... Bu zamana kadar da bu fonksiyonu çok iyi
biçimde yerine getirdi. Ama her şey koruma amaçlı imar
planına bağlı...”
Harput Evini de soruyorum Sayın Koçdemir’e
ve Harput Evinin bazı yorumlara göre “Harput Kalesini
gölgede bırakan bir ihtişama sahip olduğunu ve yapısı da
Harput mimarisine uygun olmadığını” ifade
edip bu eleştirilere ne diyeceksiniz
diyorum.
“Eleştiriler
gayet normal. Ancak Harput’ta
devam eden tahribat dikkate alındığında
ondan önce söylenecek başka şeyler var diye düşünüyorum.
Keza bu binanın projesi bu işlerde ehil insanlar
tarafından çizilmiştir. Binanın kaleyi gölgede bıraktığı
iddiası sadece bazı noktalar bakımından anlaşılabilir.
Harput’a bakıldığında kalenin muazzam biçimde görüldüğü,
ancak binanın hiç fark edilmediği pek çok yer var. Binanın
kaplaması ve ince işleri tamamlandığında zannediyorum bu
eleştiriler daha da azalacaktır.”
Sohbetimiz Valilikçe başlatılan ve yapılan
çalışma ile Elazığ genelinde bulunan tarihi özellik
taşıyan sivil mimari örneklerinin tespitine geliyor.
“Mülk
sahiplerini mağdur etmeden bu eserlere sahip çıkmak ve
geleceğe
sağlıklı
biçimde intikal ettirmek istiyoruz. Madem ki bu miras
hepimizindir, madem ki bu binaları nimet olarak görüyoruz,
külfetine ve sorumluluğuna da ortak olmalıyız. “Dışı
bizim, içi sizin” diyerek, “bu miras hepimizin” kampanyası
başlattık. Bu binaların dış cephe ve
çevre
düzenlemesi işlerini yapacağız. Kapalı çarşı, eski vilayet
konağı gibi yerleri de aslına uygun şekilde düzenleyip
hayata kazandırmak hem de korumak istiyoruz. Eski vilayet
konağı binasını vilayet müzesi yapıp,
çevresini
de bir ferah bir mekan haline getireceğiz.”