Son zamanların meşhur türküsü KÜSTÜM
bugünlerde en çok Elazığ’da seviliyor ve dinleniyor…
Nedeni çok karmaşık değil… Eşeğini kaybedip,
bulduktan sonra sevincinden üstünü başını parçalayan
vatandaş konumunda kalan Elazığlı, şimdilerde “Yahu ben
bu filimi görmüştüm…” diyor.
Yerel seçimlerde Elazığ’da boyunun ölçüsünü
alan AKP’de sanıyorum “Küstüm”ün ritmine kendini
kaptırmış… Seçimler öncesi verilen vaatlerden Elazığ adına
kıpırdayan yok… Teşvik yasası için yeni düzenleme,
doğalgaz, toplu konut hiçbirinden ses seda yok… Nüfusu 600
bin olmuş bir şehir için devede tüy sayılabilecek bir
oranda konut yapımı için arsa aranıyormuş… Elazığ’da
sanıyorum bu sorun zor çözülür… Zira 500 konut yapımı için
Elazığ’da nerdeee o kadar arsa!.. Sonra doğal gaz… Botaş
2004 yılı ihalesine Elazığ’ı dahil etmedi… Yani hükümet
kanadında “küstüm” devam ediyor…
Teşvik Yasası mı?..
“Küstüm”ün
nakarat bölümünü herhalde duyamıyorsunuz…
Peki vatandaş kanadında neler oluyor?
Söyledik ya, bu filmi artık ezberleyen
Elazığlı artık eşeği bulduktan sonra sevinmeyeceğini her
ortamda deklare ediyor.
Uçak seferleri yılda bir iki kez iptal
ediliyor. Yoğun bir mücadelenin ardından sanki Elazığ’a
bir lütufta bulunulmuş gibi “işte çözdük”
açıklamaları artık kimsenin umurunda değil…
- Yani havaalanını açsanız da kapatsanız da
vatandaş “KÜSTÜM” diyor…
- Elazığ teşvik yasasına girse de girmese
de vatandaş “KÜSTÜM” diyor…
- Doğal gaz gelse de gelmese de vatandaş
“KÜSTÜM” diyor…
- 500 konut yapsanız da yapmasanız da
vatandaş “KÜSTÜM” diyor…
- Sulama projeleri bitse de bitmese de
vatandaş “KÜSTÜM” diyor…
- Güney çevre yolu, Kültür sitesi,
Havaalanı, işsizlik, tarım ve hayvancılık, Kobiler,
Olimpik Yüzme Havuzu, Merkez Kapalı Spor Salonu, Bölünmüş
Yol Uygulaması, Hastanelerin ihtiyaç duydukları teknik
cihazlar, Elazığ’ın kalkınması için ihtiyaç duyulan
müdürlükler vs. sorunlarını çözseniz de çözmeseniz de
vatandaş “KÜSTÜM” diyor…
Bu “küstümlerin” nedenini araştırmak
siyasetçinin işi… Ama böylesine zor ve yorucu bir
araştırma için kimsenin değerli vakitlerini çalmamak için
Elazığlı nezaketiyle biz yine kendilerine yardımcı olalım…
-
Öncelikle yukarıda sayılan
sorunlar son yirmi yıldır ifade ediliyor…
-
Komşu illerde bu ve buna
benzer halk beklentileri daha birkaç yıl öncesine kadar
telaffuz edilmemesine rağmen bu yatırımlar bir bir
gerçekleştirildi…
-
Elazığlı kazanan değil son
yıllarda hep kaybeden tarafında…
-
Seçimlerde verilen sözler,
bir dahaki seçimlerde bu kez başka siyasetçiler tarafından
veriliyor…
-
Elazığlı sahipsiz olduğunu
ifade ediyor…
-
Güçlü hükümetlere (ANAP- AKP)
tam destek olan Elazığlı buna rağmen değişen bir şeyin
olmamasının ezikliğini yaşıyor…
Bu sorunlarla doğup, bugün 20 yaşına gelen
işsiz güçsüz Elazığlı bir gençten mutluluk şarkıları
maalesef duyamıyorsunuz… Yani birileri Ankara’dan yüzünü
Elazığ’a çevirmiş “KÜSTÜM”ü söylerken, Elazığlı
Devletine değil, yönetenlerine “KÜSTÜM”ü koro
halinde işte bu gerekçelerle söylüyor…
Bu konuyla ilgili bir de dip not vermek
istiyorum: Efendim Elazığ halkı siyaset kurumuna olan
tepkisini (hiçbir platformda tasvip etmemize rağmen) parti
genel başkanlarına çürük domates, yumurta atarak
göstermiştir… Elazığ tarihinde yaşanan bu olaylar son 10
yılın ürünüdür…
Bilmiyorum, başka söze sizce hacet var mı?
OKURLARA TEŞEKKÜR:
Türkiye’nin dört bir
yanından yazılarımızla ilgili düşüncelerini gönderen
değerli okurlarımıza teşekkür ediyorum. Zamanımızın
darlığından bu okurlarımıza bir bir cevap vermek istememe
rağmen maalesef yazamıyorum. Kendilerine sevgilerimi
saygılarımı sunuyorum.
Bu Yazı Hakkında Yazara
Görüşlerinizi Bu Form ile Ulaştırabilirsiniz.