|
Etem YALIN ...: Arşiv Yazıları :
ÜÇ KONU... HARPUT
İÇİN KARAR VERELİM…
Harput ne
anlam ifade ediyor?.. Elazığ’ın mezarlık alanı mı?.. Yoksa
lokantalar merkezi mi?
Balakgazi
Tesisleri İşletmecisi sayın Orhan Akyel ile sohbet
ediyoruz… Harput’un her geçen gün biraz daha yok oluşuna
tanıklık ettiklerini belirterek, “Harput, bugün bir
mezarlık ve lokantalar beldesi haline gelmiştir… Elde
kalan üç beş eseri de koruyamaz isek Harput sadece
insanların yemek yeme ihtiyaçlarını karşıladıkları ve
cenazelerini defnettikleri merkez haline gelecektir.”
Diyor.
Haklı.
Böylesi bir Harput için Türkiye genelinden yada başka
ülkelerden herhalde turist bekleme şansımız yok… Elbette
vasiyetinde Harput’ta defnedilmek isteyenler hariç…
Efendim…
Bugün Harput’ta tam 16 tane lokantanın varlığından söz
ediliyor… Yani Harput’ta mevcut işyerlerinin yüzde doksanı
lokanta…
Bunun
göstergesi şudur: Harput Elazığ halkı için temiz ve açık
havada yemek yeme yeri olarak kabul görüyor… Mezarlık
alanın büyüklüğünü ise belirtmeye gerek yok…
Harput eğer
Türkiye ve dünya turizmine açılacaksa mezarlar ve
lokantalar yetmez!.. Bunun için öncelikle yerli ve yabancı
turistlerin buralara kadar gelmesine “değecek”
değerlerimizin olması gerekir… Kale, kilise, birkaç hamam,
camiler ve çeşmelerin aslına uygun olarak onarılıp aklı
başında bir tanıtımın yapılması şart… Ayakta kalan bir iki
sivil mimari örneğini mutlaka yeniden turizme
kazandırmalıyız… Bakın bugün Harput’ta beton erma bir yapı
ile “Harputevi” inşa ediliyor… Yarın o bina tamamlansın ve
Harput’ta bir kafile turist gelsin bakalım modern binayı
mı ziyaret edip resim çekiyorlar, yoksa yıkık dökük
Sunguroğlu evini mi?..
Yazık
ediyoruz…
ZÜBEYDE HANIM
YARIŞ PİSTİ Mİ?
Bildiğim
kadarıyla yerleşim yeri içerisinde bir aracın azami sürati
50 km. hızdır… Ancak özellikle 19.00’dan sonra Zübeyde
Hanım Caddesi’nde araçlar bu sınırı katlıyorlar…
Anlamadığım nokta, Valilik konağı başta olmak üzere bir
sürü önemli birimlerin olduğu bu cadde de, radar da var…
Çalışıp çalışmadığını bilmiyorum ama eğer çalışıyorsa her
geçen üç aracın ikisinin hız kuralını ihlal ettiği tespit
ediliyordur… Tamam kaymak gibi yol… Yani 50 km. hızla
gitmek belki yola saygısızlık ama Allah korusun feci
kazalar geliyorum diyor… Çünkü yol çok düzgün olmasına
karşın çok dar… İki aracın o süratle sollama yapmalarında
yüreğim ağzıma geliyor… Resmen kıl payı ile bir birlerini
solluyorlar… Yarın buzlanma ile birlikte günü bırakın
saatte birkaç kaza olacak gibi… Şimdiden acil önlem şart…
İş işten geçtikten sonra yapılacak hiçbir çalışma anlam
kazanmayacaktır…
BAYRAK
KAMPANYASI…
Yıl 1998…
Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti olarak başlatmış
olduğumuz bir kampanya ile beş bin bayrak dağıtmıştık… Bu
kampanyaya Elazığ Valiliği ile birlikte tam 70 sivil
toplum kuruluşu katılmıştı… Şehrin dört bir yanında
dağıttığımız bayraklarımız büyük ilgi görmüş, başta
işyerlerimiz olmak üzere meskenlerde şanlı bayrağımız
dalgalanmıştı…
Şimdi aynı
kampanya Cumhuriyetimizin 80. yıl kutlamaları çerçevesinde
Elazığ Valiliği önderliğinde Milli Eğitim İl Müdürlüğü
tarafından bir kez daha gerçekleştiriliyor… Yine sivil
toplum örgütlerinin de etkin katılımı sağlanmak isteniyor…
Elazığ’daki sivil toplum kuruluşlarımızın ve halkımızın bu
kampanyaya ilgi göstereceklerini sanıyorum… Ve sanıyorum
1998 yılındaki kampanyada dağıtılan bayrak sayısı bu kez
ikiye katlanacaktır…
Çünkü bu kez kampanya daha başka anlamlar taşıyor… Genç
Türkiye Cumhuriyeti bugün 80. kuruluş yıldönümünü
kutluyor… Tarihin her döneminde büyük hassasiyetleri
bulunan bölgemizde, dün olduğu gibi bugün de her türlü iç
ve dış oyunlar oynanıyor… Elazığ halkının bu önemli günde
ay yıldızlı bayraklarla şehri bezemesi sanıyorum büyük bir
“mesaj” olacaktır… | ||