Basınımızın güzide kalemleri
Elazığ’ın kalkınması ve sorunlarını çözmesi yolunda
özellikle son günlerde bir birinden güzel yazılar kaleme
alıyorlar… Elazığ’ın tartışılması güzel şey…
***
Sanıyorum 1999 yılıydı…
Katıldığım bir TV programında Elazığ’ın modern bir kent
görüntüsüne kavuşması için şehrin genişlemesi ve
insanların daha rahat nefes alacağı mekanların
oluşturulmasının şart olduğunu söylemiştim…
O programda altını çizdiğim
bazı konuları tekrar etmek istiyorum:
- Elazığ şehir merkezinde
konuşlanan askeri birliklerin şehir dışına çıkması,
- Karayolları, DSİ,
Viroloji, Orman, Köy Hizmetleri gibi kamu kurum ve
kuruluşlarının toplu halde değil şehrin değişik
bölgelerine dağıtılması,
- Elazığ Belediyesi’nin
bütün birimleri ile şehrin batısında daha geniş bir mekana
taşınması,
- Sarahatun Hastanesinin
karşısında bulunan ve bugün yeşil alanları ile şehrin en
güzel mekanı olan fidanlık alanının Ankara Gençlik Parkı
örneği gibi Elazığ’a kazandırılması,
- Şehrin kuzeyindeki Harput,
Gülmez, Safran gibi yerleşim yerlerinin Elazığ’a bakan
yamaçlarının düzgün bir proje ile yerleşim yerlerine
açılması…
***
Bütün bu büyük projeler
Elazığ’ın çehresini değiştirecek niteliktedir… Bütün bu
söylediklerimizi bir hayal edin…
Zor işler değil bunlar…
Söylediğimiz kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet verdiği
topraklar bizim… Komşu bir ülkeden toprak talep etmiyoruz…
Mesela Orman Fidanlık Müdürlüğü şehrin merkezi yerine
Gezin’de gidip fidan üretebilir… Orman Bölge Müdürlüğü’nün
Doğu Kent’te, DSİ’nin Harput eteklerinde, Karayollarının
Meryem Dağı civarında olmasının ne mahsuru var?...
Bütün bu kurum ve
kuruluşların bu şekilde dağılması ile birlikte o bölgelere
de büyük bir canlılık gelmez mi? Şehrin modern bir ket
konumuna bürünmesi ancak böyle olur…İmkanları sonuna kadar
zorlama ile açılacak yada genişletilecek bir iki cadde ile
şehrin görüntüsünü değiştiremezsiniz…
***
Zübeyde
Hamın Caddesi yenileniyor… Kaldırımlar geri çekiliyor…
Şehrimizin bu bölgede görüntüsü değişmeye başladı… Adı
geçen kurumların o bölgeden kaldırılması ile birlikte
Elazığ başka bir şehir kimliğine bürünebilir… Tabi bu
planlı programlı ve daha da önemlisi konularında uzman
şehir plancılarının yapacağı çalışmalarla mümkün… Yani
belediye imkanlarının ne teknik kapasite olarak nede bütçe
imkanları ile buna yeteceğini sanmıyorum…
***
Şehrin batısına doğru
zincirleme bağlantılı resmi kurumlar Elazığ’ın bu
bölgesinin düzensiz yapılaşmasının önünde bugüne kadar
fren olmuşlardır… Ve en fazla ihtiyaç duyduğumuz yeşil
alanları da korumuşlardır… Bu bakımdan bu kurumların
varlığını ilimizin bugünü açısından bir şans olarak
görebiliriz… Ancak bugün durum farklı… Artık kabına
sığmayan bir Elazığ var… 600 bin nüfusu ile nefes
alınabilecek, gezilebilecek, ailece oturulabilecek
mekanlara ihtiyaç var… Şehir betonlaşmış…
***
Bu söylediklerimizin artık
şehirde tartışılması gerekli… Siyasi parti il
teşkilatları, üst yönetimlerini ve milletvekillerini bu
konularda rahatsız etmeli ve sürekli gündemde
tutmalıdırlar… Kendilerine bu konuda büyük iş düşüyor…
Daire müdürlerinin değiştirilmesi, atamalar, işe
yerleştirmeler, ihale kapmalar kadar bu konular da (bizce)
önem taşımaktadır!.. Siyaset kurumu halka hizmet için
vardır… Laf için değil… Bu nedenle bu makamları herne
şekilde olursa olsun işgal edenlerin “ben ne için
buradayım” sorusunu kendilerine sorması gerekmektedir…
Elazığ son yirmi yıldan beri (belki daha fazla) hep aynı
sorunları tartıştı… Bu gün bu sorunların çözümü noktasında
gelinen noktada bir arpa boyu yol almış değiliz… Konuyu
çok dağıtmamak için bunu daha fazla açmıyorum… Meramımız
anlaşılmıştır sanıyorum…
***
KONUNUN ÖZETİ:
Elazığ’ın mevcut halinden
kimse memnun değil… Sorun belli… Çözümü de… Şehrin aydını,
yerel yöneticileri, sivil toplum örgütleri, basını,
siyasetçileri herkes samimi şekilde üzerine düşen
sorumluluklarını yerine getirmelidir…
Birlik ve beraberlik
içerisinde üç beş yılda yapılabilecek ve Elazığ’a yeni bir
vizyon kazandırabilecek bu projelerin hiç biri hayal
değil…
İnanmak,
çalışmak ve sahiplenmekle olacak işler… Yeter ki, bir
ucundan tutabilme cesaretini gösterebilelim…