Geçen
hafta yayımlanan “yerel seçimler öncesi isim arayışları”
konulu yazımı okuyanlar bilir… O yazıda belediye başkan
adaylığı için kamuoyunda bir çok ismin telaffuz edildiğine
dikkat çekerek seçmenin sorgulama yeteneğinin öne çıkması
gerekliliğine dikkat çekmiştim…
Ve
özetlersek, ismi geçen birbirinden değerli bu insanlar
arasından tercih yaparken PROJELERİNİN ön plana çıkması
gerektiğini belirtmiştim…
24 Eylül
2003 tarihinde İKV tarafından Elazığ Belediyesi Kültür
Merkezi’nde yapılan Türkiye’nin Avrupa Birliği Üyeliği
seminerinde AB konusunda uzman konuşmacı Sayın Can Baydar
salondan kendisine yöneltilen bir soruya yazımıza konu
olan SEÇİCİLİK ile ilgili bir cevap verdi.
Neydi
soru ve Sayın Can Baydar’ın cevabı?
Soru
şuydu:
“Türkiye’nin AB Üyeliği olursa bizler işsizlikten
yoksulluktan kurtulacak mıyız”
Cevabı
Özetlersek… AB’nin özellikle geri kalmış yöreler için ve
Yerel Yönetimlerin Kullanabilecekleri bir çok alanlar
olduğu ifade edilerek, bu alanlarda yerel yönetimlerin
gösterecekleri çabaların önemi vurgulandı…
Ve Sayın
Baydar sözlerini şöyle tamamladı:
“Yerel
seçimler yaklaşıyor, sizler kime oy vereceğinizi
belirlerken belediye başkan adaylarının bu konuda
hazırladığı projelere bakınız” dedi.
Yani,
geçen hafta yazdığımız yazı bir hafta sonra AB uzmanı
tarafından teyid ediliyor… Aklın yolu bir… Belediye başkan
adaylığını açıklayan elbette bütün isimler kamuoyu
tarafından saygı duyulan kişilerdir… Zaten böyle olmasa
böylesine önemli bir görev için aday gösterilemez…
Neticede Elazığ iline yalnız bir belediye başkanı
seçileceğine göre, insanımızın da seçimini yaparken doğru
tercih kullanması gerekir… Şehrin geleceği açısından önem
taşıyan seçimlerde ideolojinin ön plana çıkması doğru
değildir… Bugün hangi siyasi görüşte olursa olsun belediye
başkanı bütün bir şehrin belediye başkanıdır… Ve şehrin
hangi köşesinde ihtiyaç var ise oraya hizmetin götürülmesi
gerekmektedir.
“Bu
bölgede bana şu kadar oy çıkmıştı” diyerekten o bölgeye
hizmetin götürülüp götürülmemesi gibi hiçbir belediye
başkanının bir seçeneğinin olmaması gerekmektedir…
Elazığ
ili bugün şehirleşme yönünden sıkıntılar yaşayan bir kent…
Bu bizim tespitimiz değil… Elazığ’ı ilk kez görenler ve
şehir plancıları bunu söylüyor… Aslında şehrin yıkılıp
yeniden inşa edilmesi gibi bir şansımız olmadığına göre,
hiç değilse bundan sonrasını daha yaşanabilir hale
getirelim…
Bu çok
zor değil…
İşsizliğin had safhada olduğu ilimizde seyyar satıcılardan
bırakınız araçları insanlar dahi sokaklarda caddelerde
yürüyemiyor… Bu sorunun çözümü belediye zabıta sayısını
artırmakla yada sıkı tedbirler almakla çözülmez… Çözüm
yeni iş sahaları yaratmaktan geçiyor... Bununda çok
yöntemleri mevcut… İşte AB sürecinde yerel yönetimlere
sağlanan destekler bunlardan sadece biri… Yeter ki
uygulanabilir ve gerçekten ilin ihtiyacı olan projeler
geliştirilsin… 2003 yılı için bu alana ayrılan kaynak
sadece 250 bin Euro… Az para değil bu… Bir çok insana iş
ve aş kapısı olabilecek bu tür projelerin üretilmesi
ilimizin geleceği açısından önemli…
Yerel
seçimler eğer zamanında yapılırsa yedi ay gibi bir zaman
var… İşte bunları şimdiden gündeme getirmemizin ana
nedeni, çok bir süre gibi görüken ama aslında kısa bir
süre olan bu zamanın belediye başkan adayları tarafından
iyi değerlendirilmesi içindir…
Bu
projelerin hazırlanması ekip işidir… Zaman işidir… Kafa
yorma işidir… Ve Elazığ’ın gerçek ihtiyaçlarıdır… Bu
nedenle seçimlere bir ay kala iman, kitap, kalkan, kılıç,
cek, çük sloganları ile halkın karşısına hiç kimsenin
çıkma yüzü olmaması gerekir…
Eğer
olursa, “yüzü ayakkabı köselesi olanlar” diye yazı yazma
sorumluluğumu yerine getireceğimi kamuoyuna buradan vaad
ediyorum…
Benden
söylemesi…