Türkiye 2004 yılı ilk
baharında yapılacak olan Yerel Seçimlerin atmosferine
girmiş durumda…
Türkiye’deki bütün iller
gibi Elazığ kamuoyu da bu tartışmaları en yoğun yaşayan
iller arasında… Dedikodu kulisleri, Siyasi kulisler, dost
sohbetleri bugünlerde en hararetli tartışmalarını yapıyor…
Kimi Internet siteleri adayları belirlemiş oy toplama
çalışmalarını başlatmışlar bile…
Konuşulan yada gündemde olan
isimler Elazığ için çok sürpriz değil… Bildik isimler…
Şunu da ifade edeyim ki
aslında şu an konuşulması tartışılması gereken “Elazığ’ın
nasıl bir belediye başkanına ihtiyaç var? Sorusuna cevap
aramaktır… Yani şehrin mevcut durumunu gösterir bir
fotoğraf önümüze koyup bu fotoğrafa bakarak bu
tartışmaların içerisinde olmak şehrin geleceği açısından
önem taşımaktadır…
Kamuoyunda konuşulan ve
isimi geçen adaylar altıyüzbin nüfuslu bir kentte
anılıyorlar ise mutlaka, yaptıkları işler ve başarıları
ile kendilerini kanıtlamış isimlerdir… Bu nedenle başta
ifade edelim ki, bütün bu insanlara saygı duyuyoruz…
Ancak Lider yada yönetici
kimdir? Yada nasıl olunur? Soruları da burada kanımca önem
taşıyan özellikli bir ayrıntıdır!...
'Lider başarılı insandır!'
görüşünde olan birçok kimse var. Perki; 'Başarılı nasıl
olunur?' sorusu da önemli sayılan bir nokta... Cevaplar da
çeşitli... Mesela ünlü fizikçi Albert Einstein'a 'Nasıl
başarılı olunur?' diye sormuşlar, o da hemen bir formül
yazmış: B=x+y+z! Ve sonra 'x eşittir çalışma', 'y eşittir
hayattan zevk alma' ve 'z eşittir çeneni tutma, gevezelik
yapmama' diye de formülün gerisini açıklamış.
Bir başka tanım, Lider,
emreden figürü olmaktan çok iletişime açık,
çevresindekilere kendi motivasyonuyla esin kaynağı olan,
yönetmek yerine kendisini de sürecin içine katarak
çevresindekileri peşinden sürükleyen kişidir... Liderde
çoğu insanda olmayan enerji vardır ve yarattığı sinerjiyle
beraber kitleleri veya insanları harekete geçirebilir…
Lider tanımı kitap olacak
çapta geniş bir konudur… Bu nedenle kafaları çok şişirmek
istemiyorum… Bir ilin yönetimine soyunanlar yada liderlik
vasfının bulunup bulunmadığını öğrenmek isteyenler “Ben bu
konunun neresindeyim” deyip, zahmete katlanarak bir iki
yayın karıştırıp kendi notunu verebilir…
Her insan kendini her makama
layık görebilir… Bu durumu insanın yaradılışı ile, eğitimi
ile, kültürü ile, sermaye gücü ile, çevresindekilerin
etkisi ile yorumlayabilirsiniz… Yada kitlelerin değil,
parti politikasının tercihi olarak kabul edebilirsiniz…
Önemli olan şudur:
*
Bir ülkenin, bir ilin
yönetimine talip olup, binlerce insanın vebalini yüklene
bilme sorumluluğuna sahip misizin?
*
Bilgi ve beceriniz nedir?
*
Yönetimine talip olduğunuz
ili tanıyor musunuz?
*
İlin geleceği adına ne gibi
projeleriniz var?
*
Yada ilin geleceği adına bir
proje çalışmasına ihtiyaç duyuyor musunuz?
*
Mevcuttan daha iyi yönetme
iddianız var mı?
*
Var ise gerekçeleriniz
nelerdir?
*
Şehrin kültürel kimliği
sizce önemli mi?
*
İlin ekonomik, kültürel ve
sosyal kalkınmışlığına ne gibi katkılar sağlayabilirsiniz?
*
Yönetimde bir ekip çalışması
düşünüyor musunuz?
*
Düşünüyorsanız bu ekibin
bilgi ve becerisi mi önemli yoksa ideolojik görüşü mü?
Siyaset
kurumu insanlara makam vererek kimlik kazandırma müessesi
değildir… İşin içinde insan vardır… Yani vebali en ağır
olan yük… Ama bu “YÜK” kavramı siyaset içerisinde hep
başka şekillerde değerlendirildiği için yozlaşmada bundan
önlenememektedir…
Biz
Elazığ’ı yönetmeye talip olanların Elazığ halkı adına bir
büyük yükün altına girme gayretleri olduğuna inanmaktayız…
Aday
adaylarına ve Elazığ adına hayırlı olması dilekleriyle…