Önceki gece bir yakınım
aniden rahatsızlandı… SSK’lı olan yakınımı SSK Hastanesi
Acil Servisine götürdük…
Görevli hemşireye hasta
yakınım rahatsızlığını ifade ederken hemşire hamın muayene
için ilgili evraklarının olup olmadığını sordu… Yakınım
SSK kartını göstererek istenen evrakları mesai saatinin
başlaması ile birlikte tamamlayarak getirebileceğini ifade
etti… Bu arada nöbetçi doktorda odaya gelerek muayene
ücretinin yatırılıp yatırılmadığını sordu… Gitmeye
hazırlanan vezneci hesapların kapatıldığını dolayısı ile
yeni bir işlem yapamayacağını söyledi…
Tüm bunlar olup biterken
sancıdan kıvranan yakınımın rahatsızlığı yada niçin
hastaneye geldiği konusunda her hangi bir soru yada işlem
yapılmadı…
Yaklaşık 5-6 dakika tamamen
muayene için evrakların getirilmesi gerektiği ifade
edildi…
Doktora, önce muayenenin
yapılıp daha sonra bu konuların konuşulmasının gerektiğini
ifade ettiğimde, işlemleri yapılmamış hiçbir hastanın
muayenesinin yapılmadığını belirterek, sadece trafik
kazaları ve bıçaklanma olaylarında müdahale edildiğini
söyledi.
AB’ye üye olma konusunda
hükümet nezdindeki gayretleri görmemize rağmen kurum ve
kuruluşlar olarak bu konuda henüz daha istenilen noktaya
geldiğimiz söylenemez. Zira AB üyesi hangi ülkede sağlık
konusunda ülkemizde yaşanan sorunlar bulunuyor… Biz de
komedi programlarının baş malzemesi olan SSK
hastanelerinin durumu ve hastanelere giden vatandaşların
karşılaştıkları sıkıntılar ancak üçüncü dünya ülkelerinde
meydana geliyor…
Şekilci ve içi boş ama
ambalajı düzgün yeni bir takım imajlar yaratmada ise
üstümüze yok… SSK hastanesinde biz doktor ve hemşire ile
evraksız muayenenin yapılıp yapılmayacağını tartışırken
duvarda asılı duran ISO 9000 Kalite Hizmet Belgesi
dikkatimi çekti… Bu belgenin ruhunda hizmet vardır… Hizmet
ise insanadır… Belge hoşgörü, memnuniyet, sürekli iyileşme
ve insan odaklıdır… Ama gelin görün ki, bir takım şeklen
prosedürleri tamamlayarak sadece evrak üzerinde iyi hizmet
verdiğini gösteren SSK gibi kurumlar bu belgeyi alıp
duvarlarına asabiliyorlar… Elinde muayene için işlem
evrakları olmadığı gerekçesiyle sancıdan kıvranan bir
insana müdahale yapmayan bir kurumun Kalite Belgesinin
çerçeveleri altından olsa bana ne… Burada hastanede o gün
görevli hemşire ve nöbetçi doktoru suçlamıyorum… Onların
yerinde bir başka doktor ve hemşire de aynı uygulamayı
yapacaktı… Çünkü sistemleri o… Yani önce belgeler sonra
hasta… Duvarda asılı Kalite Belgesi ise sadece imaj… Yani
içi boş teneke…
AB ülkelerinde ise bırakınız
o ülkenin vatandaşı olmayı kaçak dahi olsanız bütün sağlık
hizmetlerinin seferber edildiği gidip görenler ve bizzat
yaşayanlar tarafından anlatılıyor… İşte aramızdaki fark
bu…
Biz burada feryat edip,
“amuda kalk dediler onu bile yaptık ama bizi AB’ye
almıyorlar” diyerek tepkimizi gösterirken madalyonun hiç
bu yüzüne bakmayı aklımıza getirmiyoruz… Yada işimize
gelmiyor…
Bila
istisna bütün kurum ve kuruluşlarımızın kendilerini bu
süzgeçten geçirmeleri gerekiyor… Hem de samimi bir
şekilde… İçi boş duvarlara asılan kağıtlarla değil… Bu
kurumlar niçin var?... Önce bu sorunun cevabı ardından da
kurumun vatandaşına, insana bakış açısı sorgulanmalı… Bunu
AB’ye girmek için falan yapmamalıyız… İnsanımızın bunu hak
ettiğine inandığımız için bu gayreti göstermeliyiz…
Bakalım o zaman AB’nin tavrı ne olacak…
Şunu da ifade etmeliyim ki,
karamsar olmamama rağmen, Ülkemizde bu konular, politik
malzeme olduğu sürece, TV ekranlarında komedi, gazete
sütunlarında köşe yazısı olur…