KALİTE – AB  ve BİR SSK HİKAYESİ…...
22 Temmuz 2003
Salı


Önceki gece bir yakınım aniden rahatsızlandı… SSK’lı olan yakınımı SSK Hastanesi Acil Servisine götürdük…

Görevli hemşireye hasta yakınım rahatsızlığını ifade ederken hemşire hamın muayene için ilgili evraklarının olup olmadığını sordu… Yakınım SSK kartını göstererek istenen evrakları mesai saatinin başlaması ile birlikte tamamlayarak getirebileceğini ifade etti… Bu arada nöbetçi doktorda odaya gelerek muayene ücretinin yatırılıp yatırılmadığını sordu… Gitmeye hazırlanan vezneci hesapların kapatıldığını dolayısı ile yeni bir işlem yapamayacağını söyledi…

Tüm bunlar olup biterken sancıdan kıvranan yakınımın rahatsızlığı yada niçin hastaneye geldiği konusunda her hangi bir soru yada işlem yapılmadı…

Yaklaşık 5-6 dakika tamamen muayene için evrakların getirilmesi gerektiği ifade edildi…

Doktora, önce muayenenin yapılıp daha sonra bu konuların konuşulmasının gerektiğini ifade ettiğimde, işlemleri yapılmamış hiçbir hastanın muayenesinin yapılmadığını belirterek, sadece trafik kazaları ve bıçaklanma olaylarında müdahale edildiğini söyledi.

AB’ye üye olma konusunda hükümet nezdindeki gayretleri görmemize rağmen kurum ve kuruluşlar olarak bu konuda henüz daha istenilen noktaya geldiğimiz söylenemez. Zira AB üyesi hangi ülkede sağlık konusunda ülkemizde yaşanan sorunlar bulunuyor… Biz de komedi programlarının baş malzemesi olan SSK hastanelerinin durumu ve hastanelere giden vatandaşların karşılaştıkları sıkıntılar ancak üçüncü dünya ülkelerinde meydana geliyor…

Şekilci ve içi boş ama ambalajı düzgün yeni bir takım imajlar yaratmada ise üstümüze yok… SSK hastanesinde biz doktor ve hemşire ile evraksız muayenenin yapılıp yapılmayacağını tartışırken duvarda asılı duran ISO 9000 Kalite Hizmet Belgesi dikkatimi çekti… Bu belgenin ruhunda hizmet vardır… Hizmet ise insanadır… Belge hoşgörü, memnuniyet, sürekli iyileşme ve insan odaklıdır… Ama gelin görün ki, bir takım şeklen prosedürleri tamamlayarak sadece evrak üzerinde iyi hizmet verdiğini gösteren SSK gibi kurumlar bu belgeyi alıp duvarlarına asabiliyorlar… Elinde muayene için işlem evrakları olmadığı gerekçesiyle sancıdan kıvranan bir insana müdahale yapmayan bir kurumun Kalite Belgesinin çerçeveleri altından olsa bana ne… Burada  hastanede o gün görevli hemşire ve nöbetçi doktoru suçlamıyorum… Onların yerinde bir başka doktor ve hemşire de aynı uygulamayı yapacaktı… Çünkü sistemleri o… Yani önce belgeler sonra hasta… Duvarda asılı Kalite Belgesi ise sadece imaj… Yani içi boş teneke…

AB ülkelerinde ise bırakınız o ülkenin vatandaşı olmayı kaçak dahi olsanız bütün sağlık hizmetlerinin seferber edildiği gidip görenler ve bizzat yaşayanlar tarafından anlatılıyor… İşte aramızdaki fark bu…

Biz burada feryat edip, “amuda kalk dediler onu bile yaptık ama bizi AB’ye almıyorlar” diyerek tepkimizi gösterirken madalyonun hiç bu yüzüne bakmayı aklımıza getirmiyoruz… Yada işimize gelmiyor…

Bila istisna bütün kurum ve kuruluşlarımızın kendilerini bu süzgeçten geçirmeleri gerekiyor… Hem de samimi bir şekilde… İçi boş duvarlara asılan kağıtlarla değil… Bu kurumlar niçin var?... Önce bu sorunun cevabı ardından da kurumun vatandaşına, insana bakış açısı sorgulanmalı… Bunu AB’ye girmek için falan yapmamalıyız… İnsanımızın bunu hak ettiğine inandığımız için bu gayreti göstermeliyiz… Bakalım o zaman AB’nin tavrı ne olacak…

Şunu da ifade etmeliyim ki, karamsar olmamama rağmen, Ülkemizde bu konular, politik malzeme olduğu sürece, TV ekranlarında komedi, gazete sütunlarında köşe yazısı olur…


Etem YALIN
E-Mail : e.yalin@elaziz.net