Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Yazarlar / Bedrettin KELEŞTİMUR << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 

Bedrettin KELEŞTİMUR ....:...: KÖŞETAŞI :

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa
Şiirlerim

Bedrettin KELEŞTİMUR

8 ŞUBAT DENDİ Mİ!..
09 Şubat 2004 Pazartesi


Yıllar öylesine akıp gidiyor ki, son yarım asrın ‘söz mimarı…’ edebi sanatları halisane duygularla bir dantel misali en zarif  ifadelerle kaleme döken; son yarım asrın muallimi,  ‘nesrimizin zirve ismi…’ Şeyhü’l muharririn Ahmet Kabaklı’nın aramızdan ayrılışının üçüncü yılındayız!..

Kabaklı Hocadan dinleyelim; “1957 yılında ilk kez profesyonel anlamda gazetecilik hayatına adım atmış oldum. İlk fıkram başörtüsünü konu alıyordu. O gün beş tane fıkra yazmıştım…” 60’lı, 70’li, 80’li ve 90’lı yıllar… Ve, asrı net ifadelerle yorumlayan birbirinden güçlü eserler…Türk Edebiyatı 5 Cilt, Temellerin Duruşması 2 Cilt, İstanbul Güldestesi, Şiir İncelemeleri, Mevlana, Yunus Emre ve daha nice eserler…Tabir yerindeyse, iki neslin yetişmesinde fikri ve edebi emeği geçen çok yönlü makaleler!..

1970’lerden itibaren istisnasız bir şekilde devam eden Türk Edebiyatı Dergisi… Türk Edebiyatı Dergisinin 100. sayısı vesilesiyle Şubat 1982 Tarihli sayısında Hocamızı dinleyelim; “…Türk Edebiyatı, memlekete dönecektir. Ay çiçeğinin gıda ve hayat alabilmek için güneşe dönmesi gibi… Fakat “güneşe dönüş” teşbihini genişletebiliriz. Güneş, kainatı içinde toplayan kesif  kudret demektir. Bizim, “memlekete dönüş” ümüz de onun her şeyine, özüne ve “ide”sine toplu olarak eğilmek manasınadır. Memleketin tarihine de, coğrafyasına, insanına, anıtlarına, minare ve fabrikalarına da…Köylüsüne, işçisine, esnafına, memuruna, işsizine, haksızına da… Halk, Divan, Tanzimat ve çağdaş edebiyatlarına da…” Gerçekten, Türk Edebiyatı Dergisi Anadolu için/ Anadolu’nun münevver öğretmenleri için bir büyük irfan okulu oldu!..

Bugün 8 Şubat Tarihi değil mi?.. Önümüzde bir seçim var!.. Meydanlardan nasıl bir çağrı yükseliyor?.. O çağrılarda vicdanlarınızı rahatlatacak telkin var mı?.. Sözün burasında Kabaklı Hocamızı dinleyelim; “Şefkate çağrı, zulüm ile ve zalimle mücadeleye çağrıdır. Daha güzel, daha gayretli, vicdanlı bir Türkiye’ye çağrıdır. İşsizliğin, bencilliğin,yolsuzluğun, fakirliğin, kökünü kurutarak, buhranlara, bahtsızlıkları, çile düğümlerini çözerek, sanatın mutlu dünyasında boy göstermeye çağrıdır…” (Mart-1984 Türk Edebiyatı)  Anadolu ve O’nun her biri devasa tarihi eserlere sahip şehirlerini dokuz asır besleyen kaynak elbette, şefkat ve merhamettir!.. Konya’da, Kerkük Caddesi üzerinde bulunan on bir katlı Zümrüt Sitesinin çökmesi ne demektir; --Bu memleket insanının topyekun zulüm ve zalimle mücadeleyi her zeminde yapması artık farz derecesinde bir ibadet olduğu gerçeği ile karşı karşıya oluşumuzdur… Ahmet Kabaklı Hocamızın yıllar boyu kâh kendi köşesindeki yazılarıyla, kâh coğrafyamızın her köşesinde verdiği konferanslarla öncelikle, ‘vicdanlara hitap etmesi…’ telkin ve ikna metodunu çok sağlıklı bir şekilde kullanmış olmasıdır. O sebepledir ki, bizler kendilerini bir ‘Alperen…’ olarak selamladık… Bu milletin, ‘Korkut Atası…’ bildik…Bir, ‘Bilge Kişi…’ tavrında gördük…

Sürekli milletin iktidarından bahsetmişlerdir… “Devletin iktidarı, milletin üzerinde samimi olarak gerçekleşemez. Çünkü iktidar ancak  kültürle söylenir. Milletler ancak öz kültürleri ile idare edebilirsiniz. Yabancı Kültür, dejenere kültür veya “kültürsüzlük” getirdiniz mi milletle beraber devlet de yozlaşır….”

Kabaklı Hocamız çok önemli ve yerinde bir tespitle önemli uyarıda bulunuyorlar; “Devlet Sultan Abdülmecit’ten beri “garp musikisi”ni resmen tutmaktadır, ona rağbet etmektedir. O yolda sanatkarları korumakta, kollamakta  ve musiki eğitimini o tarzda yaptırmaktadır. Gelin görün ki, 140 yıllık bir çabalama boşa gittikten başka milli musikimizin ve musiki zevkimizin bozulmasına da sebep olmuştur. Üstelik verilmek istenilen Garp musikisi zevki de lafta kalmıştır.” (Şubat 1984)

Türkiye beş aydır ne ile meşgul ediliyor; Bir fantezi yol…Hiçbir cazibesini göremediğimiz, söz ve ses ahengi ile bir bütünlük oluşturmayan bir garabet müzik!..

Evet!.. Harput’tun  Göllü Bağ’ından başlayan bir kutlu hayat yolculuğu…Bir insanı kamil’in, sabır ve metanetini konu alan ‘çile örgüsüyle dolanmış bir hayat…’ Vakarından hiçbir şey kaybetmiyor!.. Sürekli yükselişte; milletin maşeri vicdanında taht kurarak zirvelere doğru emin adımlarla tırmanış.. Edebi hareketlerin kalp atışlarını gözlerinden okuduğumuz bir Çınar Ağacı!.. Burada bir önemli teklifim olacak; “—Bu güzel insanın hayatı  bütün güzellikleriyle; çocukluk yıllarının o mahcup haliyle başlayarak mahzun ve yufka yüreklerin ‘tercümanı…’ olacak bir iman ve  aksiyon insanının hayatı sinemaya aktarılsın…”

Elazığ Öğretmen evi’nin önümüzdeki ay içerisinde ‘geleneksel…’ olarak düzenlemeyi düşündüğü ‘meşale şiir akşamlarının…’ Şeyhü’l Muharririn Ahmet Kabaklı adına yapılması…

Elazığ’da bulunan gönüllü kuruluşlarımızın katkılarıyla, Elazığ Milli Eğitim Müdürlüğünün öncülüğünde; --Ahmet Kabaklı Şiir, Hikaye, Fıkra ve Ödüllü Roman yarışmalarının düzenlenmesi… Sözümüzü Kabaklı Hoca’nın şiirinden bir dörtlükle bitirelim; “Karanlık çevrem dışıdır/ İrfan ilen eğleşiriz/ Şairler sofran başıdır/ Sohbet ilen bilişiriz/ Sevda padişah işidir/ Usul iken sevişiriz…” Yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret dileklerimizle.

Yorum Formu

Bedrettin KELEŞTİMUR - E-posta: bedrettin@elaziz.net
Haberleşmek için :
  Günışığı Gazetesi - ELAZIĞ
Tel: 0.424. 218 24 24

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa Şiirlerim Başa Dön

 
footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner
| Tasarım | Site Harita | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön | Hakkımızda |    Ana Sayfaya Dönüş