Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Yazarlar / Bedrettin KELEŞTİMUR << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 

Bedrettin KELEŞTİMUR ....:...: KÖŞETAŞI :

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa
Şiirlerim

Bedrettin KELEŞTİMUR

SANA ŞİİR BİLE YAZAMADIM!..!..
22 Ocak 2004 P
erşembe


Temmuz sıcağında, ‘balık sırtında…’ durmaya çalışan; ‘Devlet Korosu..’ nun anlatılması güç serencâmı hakkında yazılar yazmıştık…Eylül ayı geldi çattı!. Sezon açıldı…Problemlerin çözülmediğini görüyoruz!.  Koro Şefi nerede diye soruyoruz?.. –Ekim ayından itibaren 4 ay geçici görevlendirme almış!.. Yerine ‘vekaleten’ Şef Yardımcısı, Hakan Çetinay  bakıyor…Koro müdürlüğünü uhdesinde bulunduran Bünyamın Özkan, Kültür Müdürlüğünde ‘ikamet…’ ediyor(?) Yerine ‘vekaleten’  bir başka zevat bakıyor!.. ‘geçici görevlendirme…’ dediniz mi bu kurumda akıllarınız uçuklanıyor… Kadroları halen Elazığ Devlet Korosu’nda görülen 14 Devlet Sanatçısı, 12 yıldır;  Ankara, İzmir ve İstanbul Devlet Korolarında ‘geçici görevle…’ istihdam ediliyor!.

Bu şehri, sevmeyenler ‘bırakınız çekip gitsinler…’ Gözlerimize bile görünmesinler!.. Sizlere, siz kaçaklara; “mağrur mu mağdur mu bilinmez halinize…” şiir yazmak istedim… Sizleri, içinizde sakladığınız dünyaları bir türlü çözemedim!.. Öyle ki, “anlatılması güç serencâmınız  var…” Bir haklı macera değil; bir şehri/ şehrin sanat dünyasını öfkeyle ayağa kaldıran bir farklı hikaye!..

“Mağrur mu, mağdur mu bilinmez halin
Sakladın hep yüzünü göremedim
Anlatılması güç serencâmın var
Garip/ İçli  dünyanı  yoramadım

Ey sevgili sana yar olamadım
Kalmak zor gitmek mi yol bulamadım
Ağlar perişan halime bu gözler
İçimdeki düğümü çözemedim…”

O, güzelim sanatın heyecanını yüreklerinde hissedemeyen ‘gafiller…’ sefilleri oynamayı bırakın… Elazığ, insanı sizlerle ‘hesaplaşmayı…’ ve sizleri millet nazarında, ‘sorgulamayı…’ çok iyi yapar!.. Sizler, ‘geçici görevlendirme…’ denilen bir ucube ile sürekli kaçacaksınız…Doğu’nun Kültür Başkenti olarak yorumlanan coğrafyamızın şu nadide şehrinde gündemimize, istemediğimiz bir farklı yorumla gireceksiniz!..

Bu şehre, bu şehrin ‘sanat kokan…’ güzide bir kurumuna kimsenin kötülük yapmaya hakkı yoktur. Yeni sanat dönemi olan Eylül ayının üzerinden dört ay geçmiş... Bu şehir, ‘kendi sanatçılarını istiyor…’ Dede Efendideki, Itrideki, Hacı Hayri deki, Hacı Osman Öge’deki; vakarı istiyor!.. edebi istiyor!.. Sanattaki ulvi güzellikleri istiyor!.. Bilesiniz ki, sabır taşı çatlamaya gelmez!.. Tahammül gücümüzü ölçmeye de kimse kalkışmasın!.. Bugünkü yazımızda sadece bir hukuk arayışı içerisinde olduk!.. Sanat Kurumlarımızın mahalli seçimler sonrasında da, ‘bakanlık tasarrufunda…’ görev yapacakları düşüncesiyle, sanat dünyamızın ‘ikilem…’ ve de,  ‘çelişki…’ içerisinde olmaması arzumuzdur.                      

DUMAN BÜRÜMÜŞ BAŞINI HAZAR’IN!..

Gönlümden kopan fırtınaları dile getireyim!.. Hazar’a, asrımızın gözüyle bakmaya çalışalım.  Akıl ve idrak süzgecinden geçirelim meseleleri!..  Aylarca, hatta yıllarca bu şehirde, Hazar konuşuluyor…Bütün bu düşünceler zaviyesinde, sivil inisiyatif gibi bir organ teşekkül ettirilmiş. Bütün bu duyarlılıklar güzel… Bir güzel adımda, ‘Hazar Gölü’nün İdari ve Hukuki Yapısı…’ yolunda atılan adımlar…

Edebiyat ve Sanat Dünyasının,  ‘Hazar Şiir Akşamları…’ vesilesiyle daha yakından tanıma fırsatını bulduğu coğrafyamızın bu nadide; göz alıcı güzelliğine bir zeval gelmesini elbet gönlümüz rıza göstermez. Hele, asrımızın baş belası bir rahatsızlığı olarak gündeme gelen, ‘kirlenme…’ yaşadığımız çevre için bir büyük tehlike!..

“ Almışlar elinden mavi bayrağın…
Duman bürümüş başını Hazar’ın
Dört mevsimin renk cümbüşünde mahzun
Yosun bağlamış taşını, Hazar’ın…”

Büyük dağın büyük derdi olurmuş
Lokman Hekim, derde çare bulurmuş
Vicdan sızlar, sızısı göl  olurmuş
Sevda  siler gözyaşını  Hazar’ın…”

Murat Bilginle sohbetimiz esnasında, kendilerine köklü çözüm yolunda atılacak en önemli adımın, Fırat Üniversitesinin Organizasyonu’nda, “Hazar Gölü Sempozyumu…” ile meseleler bütün ayrıntıları ile ‘tartışmaya açılır…’ Hazar’ın dünü bugünü ve yarını irdelenir…Sözünü ettiğimiz bu tartışmanın bir ayağında mutlaka; şehir ve şehir insanı olacaktır… Bir diğer ayağında, uzaktan/yakından ilgili bütün kurumlar… En önemli ayağında ise, ‘ilmin verileri…’

Bu çalışma, geçmişte büyük bir başarıyla gerçekleştirmiş bulunduğumuz; Elazığ 1. Ekonomi Kurultayı Formatında değerlendirilirse, neticeleri itibariyle; ortak çözüm önerileri de ortaya çıkacaktır!.. Bu öneriler, karşımıza derhal ‘acil eylem planını…’ getirecektir… Özelde Elazığ’da, genelde Türkiye’de olsun,  teorik ile pratik birleştirilememiş!.. Bir başka ifadeyle, elinize unu vermişler, şekeri vermişler, yağı vermişler; bir türlü helva yapacak mahareti gösterememişiz… Gayet iyi biliyoruz ki, “Vicdan sızlar; sızısı göl olurmuş…” Hazar, içimizdeki sızıdır!.  Yaraya merhem olacak yol bellidir… Şüphesiz ki, “lafla, peynir gemisi yürümez…”

Yorum Formu

Bedrettin KELEŞTİMUR - E-posta: bedrettin@elaziz.net
Haberleşmek için :
  Günışığı Gazetesi - ELAZIĞ
Tel: 0.424. 218 24 24

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa Şiirlerim Başa Dön

 
footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner
| Tasarım | Site Harita | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön | Hakkımızda |    Ana Sayfaya Dönüş