...:::  www.elaziz.net :::.... Elazığ ili Özel ve Güncel Web Sitesi...

 

SİVRİCE VE HAZAR!..
11 Ağustos 2003
Pazartesi


Bir adıyla ‘küçük Hazar...’ bizleri  sıcaklığıyla Atayurt’a  bağlar!.. 9 asır öncesinden bu yurda geldik değil mi?. ‘Anayurt...’ dedik değil mi?.. Dağına, taşına, toprağına taşıdığımız özge isimleri verdik... Öylesine ‘güçlü köprüler...’ kurduk ki, nesilden nesile asıl olan değerler aktarıldı... Hazar, sürekli içimizdeki ‘yangın...’ olmuştur!.. O büyük sevda buram buram  sinemizde tütmektedir... Bir adıyla da, Hazar’a; ‘gölcük...’ dedik!..  Korumaya muhtaç bir diyar!..

Özge coğrafyamın ‘can diyarı...’ Elazığ’a 29 km uzaklıkta... Hemen yanı başında, Sivrice İlçemiz!.. Sırtını büyük bir güvenle Hazar Dağı’na yaslamış... Hazar Dağı’ndan esen rüzgarlar; Gölün sularında ‘tatlı bir melodiye...’ dönüşmüş... Son on yıl içerisinde, Türk Dünyasından kimler gelip geçmedi ki; kimler en güzel duygularını burada dile getirmedi ki?..Hazar öylesine yankılandı ki; gönlümdeki ‘birlik ateşini tutuşturdu...’ Efsanelerim tekrar orada dile geldi!..

Şimdi?.. Bir büyük ah çekmekteyim!.. 4 mevsimi bir arada yaşadığım, bütün renklerin tonlarının halay çektiği bu kartpostal olan, doğa harikası inci gibi diyarımız ‘ben yaralıyım...’ yaralı bir ceylanım diyor!..

Elazığ’ın ve bölgenin Turizm açısından ‘cazibe merkezi...’ olmaya namzet bir diyarı için şimdi sesler yükseliyor; ‘göl kirleniyor...’

            Bir anda, Uludağ’ı sizlere aratmayacak şekilde, zirvesinde,  ‘kayak sporlarının...’, hemen eteklerinde, büyük bir zevkle ‘izci yürüyüşlerinin...’ gölün huzur veren dalgalarında ‘kayak yarışlarının...’ ve de, Hazar Şiir Akşamları gibi Uluslar arası bir organizasyona yarenlik yapan bir özge diyar; ‘için için ağlıyor şimdi...’ Prof. Dr. Naci Görür, “göllerin ömrü kısa olur...” diyor!.. O, bir çiçek gibi sürekli bakılmaya, sürekli sevilmeye ve de korunmaya muhtaç!. Atatürk’ün, 1937 yılında Elazığ’a gelişlerinde kıyılarında oturup dinlendiği ve bir tatlı tebessümle çevresine, “burası bana bütün güzellikleriyle Yalova’yı hatırlatıyor...” dediği coğrafyamızın en nadide parçası!. Hazar’ın zirvesine çıktınız mı?. Oradan doğayı seyre daldınız mı?.. Ne muhteşem bir vadi değil mi?.. Keban Baraj gölü ve Hazar’a, güneşin ışıkları ‘inci taneleri gibi dökülüyor...’

            Hazar ve dolayısıyla bu diyarlar konuşulmaya değer!.. Bir şey var ki, onu her türlü kirlenmeye karşı korumak; bir milli şuur ve heyecana dönüşmelidir. Bir defa, ‘çok başlılık...’ sahipsizliğin bir diğer adıdır!. Hazar Gölü ve kıyısında yıllarca bu yaşanmıştır!.. Sivrice İlçemiz, Elazığ’ın en gözde ilçesi olması gerekirken; elinde bulunan bu büyük nimet yıllarca değerlendirilmemiştir!. Kusura bakmasınlar ama, Sivrice Belediyesi, Avrupa standartlarında ‘bir imarı ve yapılaşmayı...’ turizme açılacak çok yönlü , ticaret merkezlerini ve zenginliklerini hayata geçirememiştir!.. Bu vebal öyle büyümüş ki, 21. asırda olmaması gereken bir manzara ile karşı karşıyasınız... Çırılçıplak bırakılan bir dağ!.. Eteklerinden itibaren Kayseri’nin bir Talas’ı  gibi toprakla mütevazı şekilde bütünleşen bir mimari tarz düşünülmemiş!. Ve, hala kanalizasyonunu halledemediği gibi bütün kirini göle akıtan bir vahim manzara ile karşımıza çıkan Sivrice İlçemiz!..  Hazar Gölü, ‘dalında güzelliğini ve canlılığını koruyan bir narin çiçek...’ Onu soldurmak, söylerim kimin haddine!. Maalesef, haddini aşmışlar... Narin çiçek elimizde solmaya başladı!..

EKONOMİ DE  DİRİLİŞ!..

Devlet İstatistik Enstitüsü ve Merkez Bankası Verileri ekonomide, ‘canlı...’ bir yükselişin olduğunu göstermektedir. Arkadaşlarımızla sürekli olarak tartıştığımız bir önemli konu; Türk ekonomisinin tıpkı Türk İnsanı gibi ‘dinamik’ bir yapıya sahip olduğudur!.. Krizin ana sebeplerini pekala biliyoruz!.. Önemli olan bundan sonrası atılacak adımların çok iyi tahlil edilmesidir.

DİE verileri, ekonomide ki bu sağlıklı büyüme devam ettiği zaman 2003 yılı itibariyle şöyle bir tablo karşımıza çıkacak;

--Kişi başına milli gelir  ; 3.400 dolar
--Ekonomik büyüme     ; %7.4
--İhracat                       ; 45.7 milyar dolar
--İthalat                       ; 66.7 milyar dolar
--TÜFE
(yıl sonu)      ; 19.7
--TEFE
( yıl sonu)     ; 17.2
--Dolar 
(kuru)          ; 1.537 TL

            Burada önemli olan nedir?.. Ekonomideki iyileşmenin ‘tabana yansıması...’Halk tabiriyle ‘orta tabakanın..’ dirilmesi/canlı tutulmasıdır. Eylül ve Ekim aylarındaki piyasa ekonomisinin kontrol altına alınması... Biz biliyoruz ki, ekonominin de belli kuralları ve kanunları vardır. Türkiye artık ‘israf ekonomisini...’ terk ederek ‘verim ekonomisine...’ yönelmelidir.


Yazarın Arşivine Dön