...:::  www.elaziz.net :::.... Elazığ ili Özel ve Güncel Web Sitesi...

 

HAZARDAN HAZARA!..
07 Ağustos 2003 Perşembe


Geçtiğimiz yıl 10.’su yapılan Uluslar arası Hazar Şiir Akşamlarının 11.’sinin gerçekleştirilmesi konusunda Vilayet toplantı salonunda Kültürden sorumlu Vali Yardımcısı Ömer Toraman’ın  başkanlığında; Şiir ve sanat dostlarının da katılımıyla bir değerlendirme çalışması yapıldı...

            Bu toplantı hakkında ki görüşlerimi öncelikle Elazığ kamuoyu ile paylaşmak isterim. 1992 yılında küçük bir mekanda Şener Bulut kardeşimizin gayretleriyle geleceğe yönelik bir büyük adım atılıyordu... Erzurum’u bilenler ve özellikle de Kültür ve Sanata yatkın olanlar ‘Hemşin  Pastahanesini...’bilirler!. Burası bir adrestir... Erzurum’un çıtasını zirvelere ve de ufkunu’ kendi kabuğunu kırarak’  dışarılara taşıyan  bir önemli adres!.. İşte, Hazar Şiir Akşamları tıpkı Erzurum’un kültür ikliminin soluklandığı Hemşin Pastahanesinin zamanında bir misali diyebileceğimiz bir mekanda; Elazığ’daki ediplerin, sanat dostlarının bir araya gelerek başlattığı bir hareket... Bu hareketin özelliği neydi?.. Tamamen fedakarlık!.. Gönülden inanmışlık!.. Onlarca kalbin bir yürek gibi çarpması!.. Benim en büyük arzum bu aksiyoner hareketin ‘gönül mimarı...’  Şener Bulut kardeşimizin işin başında olmasıydı... Son on yılın bizlerde bıraktığı tecrübe; bu tür çalışmalar sadece fedakarlığın eseridir, çileye talip olmanın eseridir, tahammülün eseridir!.

            Hazar Şiir Akşamları dönem başkanı Ömer Toraman 11. Hazar Şiir Akşamlarının önemli bir gelişme olmadığı takdirde Bakü/Azerbaycan’da yapılacağını belirttiler... Demek ki, bu yıl  küçük Hazar’dan büyük Hazar’a yolculuğumuz olacak!. Bizlere verilen bilgilere göre bundan sonra Hazar Şiir Akşamları bir yıl Hazar’da, bir yıl herhangi bir Türk yurdunda yapılacak... Şair dostumuz Aydoğmuş; “Siyasi iradenin merkezi Ankara, ekonomik adresi İstanbul, artık kültür merkezi de, Elazığ olmalıdır...” derken çarpıcı bir gerçeğe parmak basıyorlardı... Elazığ’daki sanat ve edebiyat camiası hadiseye bu çarpıcı düşünce ile artık yaklaşmalı... Bu şehri zirvelere taşıyacak düşünce perspektifi etrafında buluşmalıdır.

            Hazar Şiir Akşamları için bizler artık, ‘Türk dünyasının kurultayı..’ derken; 10 yıl istikrarlı bir şekilde, hiçbir aksama olmadan yapılan bu güzel ve soylu organizasyonun ‘gönül coğrafyamızı...’ bizlere ne kadar yaklaştırdığını hep birlikte yaşadık... Tebrizli şair; “Harput, Asya’nın gül bahçesidir...” derken neleri düşündüm biliyor musunuz?. Harput’un  simgesi haline gelen, Tebriz gülünü... Eserleri Harput’ta  bestelenen bu coğrafyanın engin iklimine sahip şairi, Fuzuli yi.. Bir şeye dikkat ediyor musunuz; Hazar’da, Türk Dünyasına bir kutlu yürüyüş başlamıştır... Gönüller arasında sağlam köprüler kurulmuştur... Biz diyoruz ki, bu köprü üzerinden artık;  iş dünyamızda yürüsün!.. Bu coğrafyayı artık birlikte imar etmeye başlayalım. Bahtiyar Vahapzade  ne diyor; “Bir ananın iki oğlu/ Bir ağacın iki kolu/ O da ulu, bu da ulu/ Azerbaycan- Türkiye...” İfade ne kadar candan değil mi?. Ne kadar içten değil mi?. “Bir millet, iki devletiz...” diyoruz... Veya “Et ile tırnak misali...’ ayrılma kabul etmez bir parçayız diyoruz..

            Bu düşünceler çerçevesinde kendi taleplerimi belirtmek isterim; 11 Hazar Şiir Akşamlarının Destan Şairimiz Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu veya Erzurum kongresinde de hazır bulunan Harput diyarından yetişen bir deha insan Dede Nüzhet  ile ‘Çırpınırdın Karadeniz’ şiirinin yazarı Azeri şair Ahmet Cevdet adına yapılması...

            9. ve 10. Hazar Şiir Akşamlarının Güldestelerinin henüz tanıtımı ve dağıtımı yapılmadı... Büyük bir itina ve özveriyle hazırlanan bu güldestelerin; Elazığ’da geniş bir katılımla tanıtımının yapılması ve de, İstanbul’daki bütün medya kuruluşlarına, gazetelere, Türklük coğrafyasında ki şiir ve sanat dostlarına en kısa zamanda; 11 Hazar Şiir Akşamları öncesinde tanıtımının yapılacak şekilde gönderilmesi en büyük arzumuzdur...

            Fırat Üniversitesine özellikle de, Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne çok önemli görevler düşüyor... On yıldır, Türkiye’de kültür ve sanatı Elazığ’da bayrak haline getiren bu faaliyet hakkında ‘doktora çalışmalarının yapılmasını..’ ısrarla talep ediyoruz. Hiç değilse, bu güzel organizasyona biraz da, ilmi perspektiften bakalım. Türk Edebiyatına ne gibi zenginlikler kazandırmış onları görelim...

            Sivrice Belediye Başkanlığına daha önce de talebimiz olmuştu; Hazar Şiir Akşamlarının edebi motiflerini sembolize edecek, ‘kültür parkının...’ kurulması.. Düşünebiliyor musunuz, son on yıl içerisinde Türkiye’den ve Türk dünyasından 100’ün üzerinde asrın yetiştirdiği büyük edebi simaları geldiler... Sivrice son asrın en büyük hadisesine imzasını attığını biliyor mu?. Çocuklarımıza bunu nasıl anlatacağız?. Tarihi bizlere yaşatacak bir mekan niye kazandırılmasın?.

            Türk Dünyasına hitap edecek; ‘edebi bir bülten...’ Biraz da, kalıcı olana imzamızı atalım... Ne demişler, “Söz uçar, yazı kalır...” Elazığ’da büyük bir edebi tarih yazılıyor... Bu tarihi gelecek nesillere taşımanın heyecanını da paylaşmalıyım değil mi?. Dünden bugüne Hazar’da çok güzel işlerin yapıldığını görmek bizlere mutluluk veriyor... Gözlerinizin önüne getiriniz bütün bu güzellikleri... Onlarla yaşamaya devam edelim.


Yazarın Arşivine Dön