...:::  www.elaziz.net :::.... Elazığ ili Özel ve Güncel Web Sitesi...

 

GÖZLERİM ISLAK!
     19 Mayıs 2003
Pazartesi


Ecdadımızın; kan ve irfanla yaptığı mükemmel bir tarih yolculuğunun 84. yılını hep birlikte idrak etmeye çalışıyoruz…

           Sadece, ‘çalışıyoruz’ diyorum!.
           --Hafızaları canlı tutabiliyor muyuz?.
           --O hatıralarla birlikte, dünün muhasebesini yapabiliyor muyuz?.
           --Güçlü bir maziyle; daha güçlü bir atiye köprü kurabiliyor muyuz?.
           --Asrın teknolojisini bütün imkanları seferber ederek tarihi hakikatlerle buluşabildik mi?.

5 Mayıs Tarihinde, Fırat Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nden; çok önemli bir çağrıda bulunmuştuk;

--Tarihimizle buluşalım!

Kendi özümüzle, sözümüzle, dilimizle, edebimizle; ‘gönül bağları’ kuralım!. Ninnilerimiz, masallarımız, hikayelerimiz, deyimlerimiz, ata sözlerimiz, örflerimiz; toprağın kokusuyla buğulansın!.

Bu millet; kendi efsaneleri, kendi kahramanları, renkleri, desenleri, motifleri, çizgileri, kendi iklimiyle buluşsun artık!.  

Burada,  hamasi duygulardan bahsetmek istemiyorum; tarihi hakikatlerden söz ediyorum!.

‘Aşk oğul, sevda oğul, yürek oğul’  diyorum!.
Toprak oğul, aziz oğul, vatan oğul, bayrak oğul’
diyorum!.
‘misyon oğul, vizyon oğul, ebed  müddet oğul’ diyorum!.

Bütün bunları söylerken;

--Şu siperler, şehitler tepesi boş değil, oğul diyorum!.
Malazgirt’te yazılan tarihle;
Vatan yolunda kapı açıldı!.
Miryokefalon’da;
Ecdadın etten kemik oldu! O yollar, namahrem elinden korundu!.
Sakarya’da, Kocatepe’de; Vatan kurtaran en son destanların yazıldı!.

--Bir uzun yol; gamla geldin, çileyle büyüdün, dertle dağlandın!.

Hani nerede bu asil ve soylu tarihin gönülleri okşayan; daha çok, o dramatik hikayeleri!.

--Her yılın 19 Mayıs Sabahı’nda bu milleti milli bir şuurla, milli bir öfkeyle bir araya toplayabiliyor muyuz?. O öfkenin giderek Anadolu’da nasıl infilak ettiğini aradan geçen 80 yıl sonrasında; aynı heyecanla duyabiliyor muyuz?.

Israrla, asrın bütün imkanlarını bu memleketin geleceği için hasredelim!. Geleceğimizi imar etmek için harcayalım!.

Anlat bana! Ne olur?. İçerisine masal katarak, tarihimi anlat!. Yürek ver bana, çarpsın memleket sevdası için… Niçin diyenlerin ‘sıkılma, utanma bilmeyen’ suratlarına çarpsın…

7 yaşındaki tertemiz hisleriyle Televizyonu açan çocuk; her çizgide kendi desenlerini/ kendi renklerini/ kendi motiflerini görsün!. Göğsünü gererek; işte, ben buyum desin!. Buyruk almak için değil; vermek için yaratıldığını kendi cihangir karakterinde bir daha zevkle/büyük bir huşuyla yaşasın!.

Sahte kahramanlara, sahte karakterlere, sahte hikayelere ve mizansenlere gerek yok; Malazgirt’ten Kosova’ya…Domaniç’ten Dalmaçya  kıyılarına…Çanakkale’den Kocatepe’ye giden şanlı akıncı; Samsun’dan Erzurum’a, Sivas’tan Manisa’ya.. 19 Mayıs’tan 9 Eylül Sabahı’na…Bu asil yolculuğun; her karesiyle mukaddes mi mukaddes bir senaryoyu yazabildik mi?

--Harput Hükümdarı Balak Gazi’nin şahadetinin 879. yıldönümünde; hayatının sinemaya aktarılmasını isterken; bu memleket insanı artık, “Tarihiyle Buluşsun” diyerek; ‘milli sinema’ düşüncesini telaffuz ettik. Şu günlerde, bu konularda doğru yolda yürüdüğümüzü daha iyi anlamış bulunuyoruz.

Düşünebiliyor musunuz?. Tarihte, yeni bir çağa kapı aralayan; İstanbul’un Fethi… Vatan savunmasının tarihte bir örneği yaşanmamış olan; Çanakkale Mahşeri… Ve, yakın tarihimizin bütün asaletini üzerinde toplayan; İstiklal Savaşı… asrın imkanları kullanılarak; göze, kulağa, beyinlere ve gönüllere yeterince bir dantel misali ‘sinema kültürü’ başta olmak üzere, kullanılamamış!.

Nasıl ki, 6 Mayıs 2003 Tarihi bizlerde; Harput Fatihi Balak Gazi’nin şahsında, coğrafyanın vatan oluşundaki mübarek bir hikayeyi terennüm ettirmişse; aynı soyla mücadelenin belki de en zor ve de en sıkıntılı halkasını teşkil eden 19 Mayıs 1919’da yürüyüşü başlatılan ‘vatan kurtaran’ bir mücadeleyi; bu millete, şehit ve gazilerimize yakışır bir vakar ve edep içerisinde sinemaya taşıyamadık… Bütün çizgi kareleriyle genç ve körpe dimağlarımıza anlatamadık…Asıl bunun acısını yüreğimde hissediyorum. Elbette, “Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır”


Yazarın Arşivine Dön