...:::  www.elaziz.net :::.... Elazığ ili Özel ve Güncel Web Sitesi...

 

Gündeme Sahip Çıkmak!
     10 Mart 2003
Pazartesi


            Bu şehrin aşina olduğu bir sima, Rıdvan Dağlar…Dile kolay 27 yıldır tiyatro sanatının içerisinde… Onlarca eser sahneye koymuş!. Elazığ dışındaki turnelere katılmış. Büyük takdirler toplamış…

            Rıdvan Dağlar, Şener Bulut  ile Günışığı gazetesinde birlikteyiz. Her iki sima ile son günlerde Elazığ’ın gündemine taşınan, “Belek Gazinin hayatının sahneye konulması…” konusuna söz geliyor!. Rıdvan Dağlar bizlere, “Beni buraya kadar büyük bir heyecanla getiren bu düşünce olmuştur!” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor; “Fatihi, 4. Murat’ı, Hurrem  Sultan’ı, Veysel Karani gibi tarihe mal olmuş güzide şahsiyetleri oynadım. İdealimde, Belek Gazi’nin hayatı sürekli beynimde kıvılcımlar yakar, durur!”

            Niye Belek Gazi diyoruz?.

            Bizlere verilen cevap ilginçtir; “Ecdadımız Anadolu’ya ilk defa doğudan geldiler…Üzerinde yaşadığımız bu topraklar ilk fethedilen ecdat topraklarıdır. Buralarda çok güzel hatıralar vardır. Tarihçiler, Belek Gazi’den bahsederlerken  onu haçlılara karşı büyük mücadele veren Selçuklu Sultanlarından Kılıç Aslan ile Eyyubi Devletinin kurucularından Selahaddin-i Eyyubi  ile aynı mesabede gördüklerini ifade ederler!.” Bu önemli bir tespittir. Türkleri Anadolu’dan atmak için düzenlenen yüz binlerle ifade edilen seferlere tarihçiler, Haçlı Seferleri ismini vermişlerdir. İşte, Belek Gazi bu seferlere karşı çok büyük bir direnç göstermiştir!. Hayatı, efsaneleşen bir mücadele içerisinde geçmiştir. Kendi döneminde, Haçlı krallarına/ kontlarına diz çöktürmüş ve Harput  Kalesini onlara zindan etmiştir!. Anadolu’nun Türkleşmesinde; Anadolu’da şehir kültürünün yerleşmesinde bu büyük şahsiyetlerin çok büyük rolü olmuştur.

            Rıdvan Dağlar; “Irak’ta, Suriye’de Suçluklulardan bizlere kalan çok güzel hatıralar vardır!. O hatıraları, Harput’tan  Halep’e kadar uzanan çok geniş coğrafyalarda hakimiyet kuran Belek Gazi’nin hayatını sahneye getirmekle bir bakıma tekrar canlı tutmuş olacağız” diyorlar.

            Evet!. bu sütundan teklifimizi daha güçlü olarak yineliyoruz; --Belek Gazi’nin, o mümtaz mücahidin hayatı için gerekli senaryolar öncelikle yazılmalıdır. Rıdvan Dağlar’ın  bizlere ifade ettikleri gibi Turan Oflazoğlu, Mustafa Necati Sepetçioğlu gibi bu sahada güçlü birikimleri olan kalemlerden istifade edilebilir. Hele, TRT kurumunun elindeki kaynak ve imkanlarla bu eser rahatlıkla bu memleket insanına; bir Kuruluş filmi, bir Küçük Ağa formatında hediye edilebilir. Teşekkürler, Rıdvan Dağlar diyoruz!. Bu yol haritasında önemli vizyonu mutlaka üstlenecek arkadaşımız Şener Bulut’a teşekkürler diyoruz!.

            GÜNLÜK HAYATIMIZDAN!.

            Çocuğunuzun elinde kumanda, ilk heyecanı; ‘çizgi film kahramanları’ Bize, bizim kültürümüze ait olmayan garip/ yabancı isimleri sizlere sıralayıp duruyor!. Ben isterim ki; bu milletin kendi bağrından çıkan tarihi kimlikler, destan/masal/efsanevi kahramanlar çocuklarımızın o tertemiz zihinlerinde daha şimdiden yer etmeye başlasın!. Dedem Korkut, Deli Dumrul, Nasrettin Hoca, Yunus, Mevlana,  vs. zenginliklerim çizgi çizgi  en güzel dekorlarıyla o güzelim hafızalarda yerlerini alsın!.

            Kültür Kurultayında amaç nedir?. Günlük hayatımıza, 7’den 70’e olan pozitif anlamdaki yansımalardır.

            Kendi çocuğumuzun sırtında taşıdığı çanta’nın/defterin/giyindiği atletin  üzerindeki İngilizce hakaret mi, alay mı ne olduğu bilinmeyen üç-beş kelime yazı,  acaba sizlerin içini burkmuyor mu?. Bundan rahatsız olmuyor musunuz? Kültür Kurultayı’nın belirleyeceği ilk kararlar arasında, bu şehirde öğrenim gören yüz bin civarındaki öğrencinin; çantasında, defterinde, giyindiği atletin üzerinde; deyimlerimiz, ata sözlerimiz, güzel sözlerimiz vs. yer almalıdır!.

            Bu kurultay Karamanoğlu  Mehmet Bey’in bundan dört asır söylemiş olduğu; “Bundan beri dergahta, barigahta,divanda,  mecliste Türkçe’den başka dil konuşulmayacaktır” tarihi kararını alabilecek mi?. İşte, cadde ve sokaklarımızın ‘utanç verici’ yabancı isimlerle kirletilmiş görüntüsü!.

            Evet!. Günlük hayatımız dedik…Şirketlerimiz her yıl değişik hediyeler dağıtır!. Acaba diyoruz bu şirketlerimiz verdikleri hediyelerde; mesela bir ajanda da; bu şehrin tarihi ve turistik yerlerini,  tarihi şahsiyetlerini, bulmacalarını, bilmecelerini, atasözlerini, deyimlerini, efsanelerini, şairlerinden seçilmiş eserlerini koyabiliyor mu?.  

            Evet!. Aynı şekilde, takvimler hazırlanarak yılbaşında hediye olarak dağıtılır!. Bu takvimler, bir almanak niteliğinde hazırlanarak; bir kültür çerçevesi çizilerek dağıtılamaz mı?.

            Şu şehirde, yeter ki; hizmet alanında bir yarış başlatılsın!. Bir kültür anlayışı bütün formatlarıyla belirlensin… Çok kısa zaman içerisinde, çok büyük mesafelerin alınacağına inanıyorum. Bütün bunlar, bir yürek işidir.. Başlı başına  bir fedakarlık anlayışının mahsulüdür!. Bizler, ‘Kültür’ ve ‘Kurultay’ kavramını toplumu bütünüyle kucaklayan bir çerçevede; o çerçevenin sizlere takdim edeceği hayat anlayışı içerisinde değerlendiriyoruz.


Yazarın Arşivine Dön