...:::  www.elaziz.net :::.... Elazığ ili Özel ve Güncel Web Sitesi...

 

Bir Soylu Karar!..
07 Mart 2003
Cuma


            Bir gönül, bir sevda insanı Şener Bulut ile birlikteyiz!. Konu dönüp dolaşıyor, ‘Kültür Kurultayına’ geliyor…Bu düşünceyi ilk defa bizler Elazığ’ın gündemine taşıdık. Bu düşünceyi daha telaffuz ettiğimiz ilk günlerimizde, ‘Elazığ 1. Ekonomi Kurultayı’ gibi gerçekten çok zorlu bir sınavı vermekteydik. Bu şehrin böylesine ilkeli ve metotlu bir çalışmanın akabinde, ‘Kültür Kurultayı’ ile birlikte bir ufuk açacağını ifade etmenin gayreti içerisindeydik!.

            Bir ufuk dedik, beyinlerde kıvılcımların çakmasına vesile olacak bir düşünceyi Elazığ Kamuoyu ile paylaşmayı uygun görüyoruz!. Bu düşüncemizi sizlere açarken, ‘yüreğimizi’ ortaya koyuyoruz… Memleket sevdasının sadece, ‘kuru bir sevdadan ibaret olmadığını’ doyasıya haykırmak istiyoruz, sizlere!. 1992 Tarihinden itibaren geçen on yıl içerisinde; bu şehre Türk Dünyasının söz ve ses ustaları geldiler!. Bu şehir, vatan coğrafyasının bu nadide köşesi için şiirlerin belki de en hasını kaleme aldılar!. Şairlerimiz, dünü öylesine derinliğine işlediler ki, geçmişten bizlere ses verdiler!. Biz neleri aramaya başladık; Bu şehrin öncelikle hala canlılığıyla bizleri tarihe, geçmişin güzelliklerine bağlayan efsanelerini, bir türlü yazılamayan romanını, gönülleri okşayan hikayelerini ve de, artık diyorum; göze, kulağa ve beyinlere hitap edecek olan hayali bile bizlere hakikat kadar yakın olan bizlerin parçası olacak senaryoları!. Bakınız, 1492 tarihinde keşfedilen bir kıta; Amerika’nın zenginliği nereden gelir biliyor musunuz; Beyinleri hallaç pamuğuna çeviren sinema sektörü!. Öyle bir sektör ki, kendi insanına; ‘hayali cihana bedel’ yeni bir kimlik kazandıran şuur!.

            Bizim düşüncemiz ve o düşüncenin hareket metodu çok manidar mesajları içerisinde bulundurmaktadır. Destan Şairimiz;

            “Balak Bey, at üzre  Kayabaşı’nda…

             Elinde vatanın ilamı var.”

    Evet!. Geliniz bu büyük Gazi’nin hayatını artık, ‘gönüllere kazıyalım’ Bu şehirde, dolayısıyla bu coğrafyada bir milli heyecanı titreştirelim!.   ak yüzlü, bilge sözlü, kartal bakışlı, civan duruşlu; aynı gövdenin baharında çiçek açmış, cümlesine meyve vermiş dalları kanat gerecek bizlere.. Geçmişin sihirli atmosferiyle tekrar buluşacağız. O atmosferi bu memleket insanının duyarak yaşamaya ne kadar çok ihtiyacı var, biliyor musunuz?. Bir yanda coğrafyadan vatana doğru atılan adımların heybeti karşısında coşarken, beri tarafta; haçlı seferlerinin Belek gibi bir mahir kumandan karşısında nasıl kırıldığını/ yerle bir edildiğini görmekle o köklü mazinizle daha şuurlu bir idrakle boyanacaksınız!. Balak Gazi dönemi, Orta Asya’dan gelen göç dalgalarının Anadolu’ya yeni bir kan getirdiğini; toprakla bütünleşen mütevazı bir hayatın toprağa atılan ilk tohumları gözlerinizi büyüleyecek.. Bu tarih süreci hakkında; Yavuz Bülent Bakiler diyor ki; ”Türkmen boyları Anadolu topraklarına doğudan girmeye başladılar. Türk dili ilk defa Doğu Anadolu’da konuşuldu. Geleneklerimiz, göreneklerimiz önce Doğu Anadolu’da yayılmaya başladı. O güzelim türkülerimiz önce Doğu Anadolu’da söylendi. Davulumuz-zurnamız önce Doğu Anadolu’da çalındı. O mükemmel oyunlarımız önce Doğu Anadolu’da oynandı…”

            Ali Akbaş ne diyor; “Bu dağlar kartal yuvası/ Göğe değer Balkayası/ Belek Gazi’nin rüyası/ Burada döndü gerçeğe/ Burada durdu dal çiçeğe” Sözü mana kalıplarıyla biraz daha açalım; “Kubbesi yıkık mabette/ Belek Gazi tilavette/ Ürperiyor her ayette/ Bu kale Kur’an rahlesi/ Bu ova savaş sahnesi”

            Bizleri bekleyen asıl çetin görev burada başlıyor; Kültür Kurultayı bu duyarlı motiflerle kendisini bezeyerek, kendi insanının ruh köküne inerek gerçek manada, ‘Asya’nın gül bahçesi olan Harput’  ile onunla özdeşleşen efsanevi kahramanı Belek Gazi’nin hayatını; ilmek, ilmek senaryo haline getirerek işlemelidir.  Bu büyük proje için öncelikle bir yol haritası belirlenir!. Üniversitemizde Dil konusunda, halk bilimi, kültür tarihi konularında uzman öğretim görevlilerimiz var!. Hayatlarını kültür, sanat ve edebiyat sahasına adamış şehrin kültür simaları her biri vakıf külliye hüviyetinde!. Dahası mı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumu/ Kültür Bakanlığı Halk Kültürleri Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü/ TRT Genel Müdürlüğü/ Devlet Tiyatrosu Genel Müdürlüğü/ / Olgunlaştırma Enstitüsü vs. kurumlar her bakımdan bilgi ve birikimleriyle, danışmanlık hizmetleriyle katkıda arzulu bir şekilde katkıda bulunabilirler.

            Elazığ dışında halihazırda sinema ve tiyatro sektöründe çok kaliteli yetişmiş ve sahalarında uzman isimlerimiz var!. Sizler korkmayın; bu şehrin dışarıda her biri isim yapmış ve büyük markalara sahip iş dünyası, böylesine güçlü bir organizasyona sponsorluk pekala yapabilir!.

            Üniversite ne yapacaktır?.

            --Öncelikle bir yarışma açacaktır!. Bu yarışma ile Türkiye’de yeni bir edebi dalgalanma meydana gelecektir!. Şiir gibi estetik güzelliği olan sanat zevkinin yanında, yeni eserler göreceğiz!. Şehirde, zaten var olan edebi hareketliliğin hikaye, roman, tiyatro gibi insanımızın hayal zenginliğinin meyvesi olan eserler ortaya çıkacaktır.

            Netice olarak; Kültür Kurultayı bir önemli maksada, bir önemli misyona bizleri taşıyacaktır!. Harput derken, Belek Gazi derken Fırat Havzasını içerisine alan çok geniş bir kültür haritası aklımıza gelir. İnsanımız, böyle bir senaryonun gerçekleşmesiyle; ‘böyle bir haritanın’ şah damarı üzerindesiniz!. Sizleri belki de, çileye mahkum ederek gam kervanına katan sorumluluklarınız var!.

            Kurultay kavramının, süksesinden çok ilkelerine ve belki de Türkiye’de bir ilke imza atacak olan misyonu ile millet ile devlet arasında edebi köprüleri kurarak bir büyük hizmeti gerçekleştirebilir. Her zaman için söylüyoruz;

             “Yükselmek, ne dalsız ne budaksız olur
              Yükselmek, ne kolsuz ne kanatsız olur
              Ümitler fışkırır, dalgalar kadar sert;
              Yükselmek, ne alsız ne yüreksiz olur..”

   Bizler sadece bu şehir için bu fikirleri teklif olarak getirmiyoruz; üzerinde yaşadığımız hassas bölgemizde, ‘milli duyarlılığı’ pekiştirmek; bu milletin sahip olduğu tarihi güzelliklerle buluşturmak için bu zorlu, fakat üzerinde kararlı olduğumuz teklifi bir nebze de olsa, ‘kültür camiası’ adına yapıyoruz.


Yazarın Arşivine Dön