...:::  www.elaziz.net :::.... Elazığ ili Özel ve Güncel Web Sitesi...

 

Göz Ardı Edemeyiz!..
     20 Ocak 2003
Pazartesi


            Gelin bu şehri, bu şehrin değişmesi gereken ‘dokusunu’ tartışalım!.

            Kendi güzelliklerimizi de, bu şehrin, ( o nezih ve güzel insanını  tenzih ederim)  güzellikleri  yanında ‘yanlışlarımızı’ görmeye çalışalım!.

            “Taassup,
             --Sis perdesinde ki put
            Ruhu karartan, vicdanı kirleten;
            Işıksız, külfetsiz,
            Rehbersiz yol!.”

     Elazığ, 1970’lerden bu yana sürekli kan kaybediyor… Bu şehirden sürekli dışarıya, ‘göç..’ var… Göç nedir?.

      --Bir şehirde, taşların yerinden oynamasıdır!. Kültürün taşınmasıdır… Sosyal yapının giderek aşınmasıdır!.

            Harput’lu  için ne derlerdi?
           
“—İstanbul beyefendisi!.

            Elazığ insanı gayet kibar, nazik, hoşgörü sahibi, yüzünden tebessüm eksik olmayan, hoş sohbet, nüktedan; İstanbul Türkçe’sini çok güzel kullanan bir yapıya sahipti!. Bunun elbet, insanımıza hala derin izlerini günlük hayatlarında görmemiz mümkün!.

            Doğu kültürünü bütünüyle kendi nefsinde sindirmiş, bölgesinde asırlardır kendi kabuğunu kırmış, dış dünyaya açılmış, eğitime büyük önem vermiş, kendi içerisinden büyük dehalar çıkarmış bir şehir!.

            O iklimin aynı şevkle, aynı arzu ve heyecanla devam etmesini istemek pek ala en tabii hakkımız olsa gerek!.

            İnsanımız spora ve o kültüre biraz yatkın olduğu için biraz da öncelikle belirtmek isterim; Elazığspor, 1967 tarihinde büyük fedakarlıklarla kurulduğunda çevre illerde gıpta ile takip ediliyordu. Çocukluk yıllarımızın heyecanı hala gözlerimin önünden gitmez. O ne coşkuydu.. Elazığspor’un maçı olduğu Pazar günlerini iple çekerdik. Şehirde olağanüstü bir heyecan yaşanırdı. Şimdi bakıyorum, ‘takım süper lige’   çıkmış bulunuyor. 35 yıllık özlem bitmiş. Morallerin zirvesinde olması lazım!. Ama, gel görelim ki; şehirde o kanların beyne hücum ettiği heyecan yok!. Bizim aradığımız bu güzel duygularla beslenen ‘motivasyon ihtiyacı’

            Bu şehrin insanı artık spordan kültüre, ticaretten turizme kadar kendisine ait bütün zenginliklerini tartışmalıdır.
            Bir sessiz çığlık, derinden derine yüzleri buruşturmaktadır!.
           
“—Elazığ, bölgesinin en pahalı şehri!”

            Dünün cazibe merkezi durumundaki Elazığ’a bu ifadeler inanın, ‘hiç yakışmıyor’ Hele, komşu illerimizle belli kıyaslamaların getirilmesi bizlerde daha fazla üzüntü oluşturmaktadır.

            Şikayetler karşısında, ‘alınganlık’ göstermeyelim!.
            Burada kimlere görev düşüyor?
            Şüphesiz, başta esnaf odaları olmak üzere bütün gönüllü kuruluşlara!.
           
--Bir şehir, seferber olmalıdır!
           
Burada, toplumun bütün kesimine sesleniyorum;
            “—Fedakarlık” öylesine dopdolu bir kavram ki, ‘vakıf insan zihniyeti’ bu kavramla beslenir!. Ahilik düşüncesinin bütün güzellikleri bu kavramın asıl cilasıdır.

            Gelin, bu şehir için kendi nefsimizi/ gururumuzu ayaklarımızın altına alalım!. Şehrin geleceğine kendimizi bütün varlığımızla verelim.

            Güzel ve köklü bir mazimiz var!. “Her hayır sadakadır” diyen bir inancın felsefesi ile “bugün için ne yaptım?” sualiyle kendimizi kantara çekelim!.

            Kazanmak nedir?.

            --Şu toplumda güzel bir iz bırakmaktır!. Gönüllerde taht kurmaktır!. İşyerinizde sizden ne beklerler;
           
--Bir selam, hoş kelam, güler yüz, gözlerin içine kadar yayılan dalga, dalga tebessüm!.

            Birbirini seven, kendi içerisinde saflarını giderek sıklaştıran, yardımlaşan ve çevre illere model olacak bir şehir olmanın yarışına çıkalım!.

            --Elazığ, bölgesinin en nezih, en zengin ve en ucuz şehri desinler!.

Yazarın Arşivine Dön