|
|
Siirt dendi mi iki büyük şahsiyet aklımıza gelir!. Tabiinin büyüklerinden Veysel Karani Hazretlerinin makamı, Siirt’in Aydınlar(Tillo) ilçesindedir. Veysel Karani de, Allah Resulüne duyulan sonsuz muhabbet vardır!. O muhabbeti büyüleyen hikayeyi nemli gözlerle kimbilir kaç defa dinlemişizdir!. Anarşinin en doruğa çıktığı günlerde Tillo’ya gitmiştim…Orada bulunacağınız tek dilek nedir biliyor musunuz; Merhamet!.. İçten gelen bir seda ile haykırıyorsunuz, Yarab!. Katılaşan kalpleri sen yumuşat… Şefkatin olduğu yerde hüzün dağılır derlermiş!. Dileğiniz yaranıza merhem olur, sağılır derlermiş!. Aydınlar(Tillo) ilçesinde, İsmail Fakirullah ve talebesi İbrahim Hakkı Erzurumi Hazretlerinin türbeleri!. Büyük alim, marifetname isimli eserin sahibi İbrahim Hakkı Hazretleri, Hocası/üstadı için bir türbe yapar. “Öyle bir matematik hesap geliştirir ki, 21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde güneş ışınları 40x40 cm’lik bir pencereden girip türbe kulasinde bulunan bir prizmadan geçerek sandukanın baş tarafını aydınlatır.” Siirt, son yıllarda Türk siyasi hayatında dikkatleri daha fazlasıyla üzerine çekti!. Hatırlarsınız, Recep Tayyip Erdoğan burada, Ziya Gökalp’a ait okuduğu bir şiir yüzünden ‘mahrumiyete uğramış’ siyasi yasaklı durumuna düşmüş! Aynı Siirt’ten AKP’nin Lideri olarak ‘adaylık kapısı…’ açılıyor!. Kaderin garip cilveleri deriz, bizler bütün bu gelişmelere!. İki kavram vardır, birbirine zıt gibi görünen, makbul ve maktul!. Tıpkı, birbirine sarmaş dolaş olan gece ve gündüz misali!. Türkiye’nin 1946 sonrasına, med-cezir dalgalarına tıpa tıp uyan siyaset manzaraları kah öfkeyle yürüdü, kah kahırla kendisini noktaladı!. Siirt, kendisine has farklı dekorları Türk siyasi hayatında çizmeye başladı!. İşte, Fadıl Akgündüz hikayesi…Daha farklı senaryolarla devam eder mi bilemiyoruz. Bildiğimiz bir şey var ki, Siirt’li 9 Şubat tarihinde sandık başına giderek ülkenin ülkenin kaderine damgasını vuracaktır!. 40 YILLIK HANİ, OLUR MU KANİ?. 40 yıllık bir serüven!. 1963’lerde başlayan bir garip yolculuk…Esasen bu yolculuğu bir asır daha öncesine alınız!. 1853 yıllarında ki yankıları büyük olan, ‘tanzimat fermanına’ Bizdeki, alışılmışın dışındaki ısrarlı ‘batılılaşma hareketi’ Kendinize belli bir ufuk çizmemişsiniz. Siyasi, iktisadi ve sosyal getirilerini fazla düşünmemişsiniz. Bir tavır, o tavrın genel direnişini ortaya koymamışsınız!. 12 Aralık Tarihi!. Belki de, Türk siyasi tarihinde; bir milat olacaktır!. Bir söz vardır; Perşembenin gelişi, Çarşambadan belli olur! Kriter dedikleri, gerçekten bu ülke insanı için ‘kritik vizyon’ bir farklı misyon olarak devamlı yansıdı!. AB yolunda hazırlanan ‘uyum yasaları’ genelde her maddesi birer ‘tuzak’ olarak algılandı!. Batının, bizim üzerimizde giderek yoğunlaşan ‘taciz politikaları’ yorumlandı. Nihayet sona gelindi…Kopenhag’da, Türkiye için tarih verecekler. Ama, nasıl bir tarih!. İsterseniz sizler bunu, ‘fi tarihi’ olarak da, hiç sakınmadan, üşenmeden yorumlayabilirsiniz. Tarihin ötesinde bir şey beklemiyoruz, zaten!. Bekleme zahmetini de,Anadolu insanı pek göstermiyor. |