Misyonerlik Faaliyeti!..
     08 Ekim 2002 Pazartesi


Elazığ Tabipler Odası ve onun yönetimiyle birçok başarıya imza atmış başkanı Dr. Selçuk Bulut’u son yaptığı güzel organizasyondan dolayı yürekten tebrik ederim. 02 Ekim 2002 Tarihinde, Elazığ Belediyesi Kültür Merkezinde ömrünü ‘misyonerlik faaliyetlerinin kirli yüzünü…’ ortaya çıkarmak için 26 eser ile birlikte 400 makale çalışması yapan Aytunç  Altındal’ı  heyecanla dinledik. Türkiye’de meydana gelen son otuz yılın gelişmelerini bütün fotoğraf kareleriyle birlikte derinliğine; sebep-sonuç ilişkilerine dayandırarak inceleyiniz. Ne göreceksiniz?. Bu millete yapılan tertip planlarını, onların çirkin tuzaklarını!. Altındal’ın dediği gibi misyonerlik faaliyetlerinin altında yatan gerçek, ‘yabancılaştırma projesidir’ Kiminle? Kendi kimliğiyle, devletiyle, gelenekleriyle, diniyle, irfanıyla!.

            AB’ne girelim!. Nasıl? Kendi Türk ve Müslüman kimliğimizle, vakarımızla, edebimizle, duruşumuzla!. Ama, gel görelim ki, ‘dayatmalar’ sizlere büyük sancılar verecek, ‘yaptırımlar’ karşısında, millet olarak elbette, ‘haysiyet mücadelesi’ yapacaksınız. Türkiye’nin bir anda gündemine bomba gibi düşen, ‘azınlık vakıfları’ üzerinde çok titiz çalışmaların yapılması gerektiğini tarihi perspektiften hadiselere baktığımızda derhal görürüz. Burada derhal karşınıza bir kavram çıkıyor; ‘ekümenik ’  Ne yazık ki, bu kavramın içerisindeki ‘zehir tabletlerini’ bilmeyen bakanımız var!. “Devlet içerisinde devlete gidilen bir yol” Bu yola hangi müsamaha ile bakacaksınız! Vallahi ‘sabır taşını çatlatır’ Çok bilinmeyen bir denklemle, beyin kusmuğunu patlatır!.

            Kardeşim bu ülkede insanını seveceksin. O sevgi bağıyla, ‘aile kurumunu güçlendireceksin’ Devleti öcü gibi gösterenlere tavır alacaksın. Her türlü yozlaşmaya, kirlenmeye karşı; ‘haysiyet mücadelesi’ yapacaksın. Bölücüye ve özellikle 5. kol faaliyetlerine fırsat vermeyeceksin. Şunu gayet iyi bileceksiniz ki; misyonerlik faaliyetlerinin çekirdeğinde emperyalizm vardır, bölücülük vardır, beynelmilel güçlerin saldırısı vardır!.

            Marksist kafa ne der?. “Mülk hırsızlıktır” Dikkat ediniz, bu ülkede örtülü bir şekilde, ‘mülkiyet düşmanlığı’ yapılıyor. O kafadarlar ne diyor?. “Bırakın gönül bağını, insanlar birbirine menfaat bağlarıyla bağlıdır.” Devlete bağlı simalara karşı başlatılan, ‘iftira kampanyaları’ Şahsiyet abidelerine karşı yürütülen ‘karalama politikaları’ Sinsi bir şekilde yürütülen, ‘devlet düşmanlığı’ Bizim varlık temellerimiz olan, ‘dine, dile ve mülkiyete yapılan saldırılar’ Özellikle, ‘şüphecilik tohumlarının ekilmesi’ Bütün bunları kendi hayatımızda yaşamakta ve görmekteyiz. Bu memleket insanı, artık kendisinin varlık sebebi olacak, ‘haysiyet mücadelesini’ gözü perk  bir şekilde vererek, düşman ağına düşmemelidir.

            Bu coğrafyanın faturası bizlere çok pahalıya mal olmuştur. Haçlı seferleri;  Türklerin Anadolu’yu kendilerine vatan yaptığı tarihle başlamıştır.          Bir değerli tarihçimiz; “İstiklal savaşı yalnız Yunanlılara karşı değil; istilacı, emperyalist bütün batı dünyasına karşı kazanılmıştır. Onun temelinde Türk’ün istiklal aşkı, hür yaşama azmi ve Türk milliyetçiliği vardır.” Bu azim ve irade içerisinde istikbale bakmalıyız. Şunu bileceğiz ki, aynı mücadele metot ve isim değiştirerek devam ediyor.


Bedrettin KELEŞTİMUR
bedrettin@elaziz.net

Yazarın Eski Yazıları