|
|
Hazar'ı Yorumlarken!.. Hazar Şiir Akşamlarının 10.’su bu yıl içerisinde, 27 Eylül Tarihinde gerçekleştirilecek!. 10 yıl sürekliliği olan ve giderek kurumlaşma ihtiyacı hissedilen belki de Türkiye’nin Kültür, Edebiyat ve Sanat sahasındaki en güçlü, en organize olan bir sivil etkinlik olarak karşımıza çıkıyor. Bu işe yıllarca kendilerini vakfeden arkadaşlarımız her organizasyon için belli hedefler ortaya koymuşlardı. 1992 Tarihinde bu hareketin nasıl başladığını ve o günden sonraki gelişim çizgisini yakından bilenlerdenim. Elazığ’da kültür, sanat ve edebiyata elverişli bir zemin vardır. Bu toprağın iyi işlendiğinde şüphesiz bu şehir kendi tarihi misyonunu oynayacaktır. Öncelikle, bu şehrin şair, edip, yazar ve aydınının kendi kabuğunu kırması gerekiyordu. Elazığ’ın ufkunu sadece Türkiye’ye değil, bütün Türk alemine açtı, Hazar Şiir Akşamları gibi devasa organizasyonlarla!. Giderek, Hazar bir cazibe merkezi olmaya başladı. 9. Hazar Şiir Akşamları için şu ifadeleri kullanmıştık; “Hazar giderek, Kültür Kurultayına dönüşüyor” Böylesine sıcak bir misyon Elazığ’da birçok ilklere imzaların atılmasına vesile olmuştur. 2001 yılında yapılan, “Anadolu Dergilerinin Meseleleri” toplantısı bilahare 2002 yılında Abant’ta yapılan çalışmalarla, “Anadolu Dergi Birliğinin Kurulmasında etkili olmuştur.” Bilindiği gibi geçtiğimiz yıllarda yapılan Şiir Akşamları, Elazığ’ın bağrından çıkan büyük ediplerin, sanat ve hizmet erbaplarının anılarına yapılmıştır. Her geçen yıl bizlere kendi iklimimizi daha iyi tanımamıza ve yorumlamamıza bir güzel vesile olmuştur. Bu vesileyle, EMK çatısı altında üç-beş gönül insanının araştırmalarıyla kazandırılan eserler artık bu şehrin alt-yapısını da güçlendirmiş ve elimizde şimdi onlarca kaynak eser bulunmaktadır. Bu yıl 10.’su yapılacak Hazar Şiir Akşamlarının ilk hedefi; --Hazar Şiir Akşamlarının, aynı isim altında Türki Ülkelerde gerçekleştirilmesidir!. Mesela önümüzdeki yıl seçilecek ülke pekala, Azerbaycan ve onun Başkenti Bakü olabilir!. 1990’lı yıllarda Rusya dağıldığında şu ifadeyi kullanmıştık;
“—Hazırlıksız yakalandık” Birbirimize yeterince, ‘kol kanat geremedik’ Karşımızdakiler oyun içerisinde oyun oynadılar!. Biz bir gövdenin dallarıyız değil mi?. Bunu en iyi kimler anlatır?. Gönül mimarlarımız!. Ses ve Söz ustalarımız!.
Boşuna mı demişler? O halde, Hazar Şiir Akşamları kendi tarihi misyonuna yönelmelidir. Türk Dünyasının kendi içinden kaynayan pınarları aynı yatağa/ aynı nehre akıtmaya başlamalıdır. Söz vardır, derya içinde!. O söz; damlalar halinde süzülsün yüreklerden!.
Evet! Bu bir çağrı değil… Ve, sonraki yıllarda diğer Türk yurtlarında ‘hasret giderilsin’ Kurulan gönül köprülerinin üzerinde, bir tarih yürüsün!. Bir dava, bir düşünce, bir irade giderek büyüsün!. Bu çalışmayı bir şuur hareketi olarak bekliyoruz. Bedrettin KELEŞTİMUR |