Söz Üstüne..
     30 Ağustos 2002 Cuma


Bugünkü yazımızın kurgusunu, ‘söz’ üstüne kurmaya çalışacağım. Neden mi?. “—Ağzımızdan çıkan her söz bizler için kefarettir!” Bizleri bir nokta da, ‘bağlayıcıdır’

                İnsanımız şunu gayet iyi bilmelidir ki; “Kıyamet günü her sözden sual olunacaktır.” Nasıl ki, “İnsan başıboş yaratılmamıştır” deriz. Attığı her adımdan sorumludur. O sorumluluk dahilinde; ‘davranışlarımızı’ şekillendireceğiz!.

                “Güzel sözler, petekten damla damla  sızan bala benzer. Bunlar insanın ruhuna tat verir.” İnsanımızı seveceğiz. Bu sevgide sadece Yunus’un deyimiyle; “yaratılanı  sev, Yaradan’dan ötürü” felsefesiyle hareket edeceğiz. Bizler gayet iyi biliyoruz ki, “yumuşaklık insanı süsler ve çirkinliği giderir.” Öyle ki insanımız çoğu zaman, ‘yüz güzelliğinden çok gönül ve onun devamlı beslediği söz güzelliğini arar!’

                Şunu da gayet iyi biliyoruz ki; “Kişinin sözü,  aklını ve faziletini gösterir!” Öyle ki, sizlere soru yönelten bir insan, o soruda ‘kendi aklını ve iç dünyasını ortaya koyar’

                Dili nasıl kontrol altına alırsınız?.

                “—Bir kimsenin kalbine Allah korkusu yerleşti mi, dilinde yaramaz bir söz bulunmaz”

                Allah korkusu!
               
--Sizleri bütün fenalıklardan koruyan manevi zırh!.
               
Dil ile attığımız adım ahenk içerisinde olmalıdır.
                Ne deriz?
               
“—Diliyle söylediğini kalbiyle tasdik eder”
               
Bunun aksi bir tereddüt ve şüphe oluştu mu;
                “—İnsanların sözlerine değil, işlerine bak! Herkesin sözüne aldanma” deriz!...

                Devamlı vicdanının sesini dinleyen bir insan, şüphesiz diline hakimdir! Emin ve güvenilir bir insanı nasıl tarif edersiniz;

                “—Ağzından çıkan sözü kendisine emanet bilir”
               
Bizim inancımız ısrarla belirtir;
               
“—Yapamayacağın bir şeyi söyleme”               

ÖNEMLİ NOTLAR;

                --Valizini alan geliyor!. Sıla özlemini gidermek için politikaya atılan siyasimiz var mı acaba?. Bu soru devamlı hafızamı zorlar!. Bir konu daha var; Devamlı Elazığ’ın Ankara ve İstanbul’da lobisinin zayıf olduğunu söyler dururuz. Meğer, önemli görevler de kimler varmış ta, bizler onları tanıyamamışız!

                --ETSO’DAN GÜZEL BİR ESER!. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası 2002 Sanayi ve Ticaret Fuarı vesilesiyle basına yansıyan haber, makale ve çalışmaları kalıcı bir eser haline getirmiş. Zevkle inceledim!. Süper Lige çıkan bir şehrin, en büyük temennimiz ticarette, sanatta, kültürde,basında  ve hayatın bütün cephesiyle süper lige çıkmasıdır. Bu şehir mutlaka güzellikleri paylaşmalı, ilkelerini ortaya koymalıdır.

                --ERCİYES DERGİSİ!. Kayseri’nin yüz akı olan Erciyes Dergisi 25 yılında!. 296. Sayısıyla, Anadolu Dergiciliğinin iftihar tablosunda olan yerini çoktan almış... Emeği sabır ile örmüş!. Kalem ile sanki toprağı sürmüş!. Çile yumağında sarılırken kim bilir nice ufukları gözlerinin önünde görmüş!.

                --EKONOMİ KURULTAYI VE PROJELER!. Siyasiler için belki de en sağlıklı ve verimli bir dönem diyebiliriz. Öyle ki, Elazığ’da ki kamu ve gönüllü kuruluşların birlikteliğiyle gerçekleştirdiği, Elazığ 1. Ekonomi Kurultayı şehrin bütün fotoğrafını gözlerimizin önüne sermiş bulunuyor. Elazığ’ın meseleleri biliniyor, önemli olan ona neşter vurmak!.


Bedrettin KELEŞTİMUR
bedrettin@elaziz.net

Yazarın Eski Yazıları