Şehir artık kendi asli meselelerine
bütünüyle kilitlenmeli!.. Bu
meselelerin tabiâtıyla
ekonomik boyutu olabilir..
Sosyal ve
kültürel boyutu olabilir..
Musiki ve
spor boyutu olabilir...
Meseleler bir zincirin tâbii halkası
olarak görülmelidir. Birbirleriyle yakından ilişkilidir...
Artık, Garibim Elazığ mı diyelim?.. Her
bakımdan mağdur, mahzun, mazlum ve mahkum edilen bir şehir
mi diyelim?.. Bu şehir hakkında son bir yıl
içerisinde güzel haberler
veremedik... Sütunlar, boynu bükük kalan sütunlar
sanki haber değil de, bir nev’i
haykırıştaydı, feryadı figanı basan yakarıştaydı!..
-- Uçak seferleri şüpheli!..
-- Doğal Gaz’ın geleceği tarih
müphem!..
-- Güney
Çevre
Yolu artık meçhul!..
-- Teşvik
Yasası
bütünüyle can sıkıcı!..
-- Toplu Konut uygulaması bu şehrin
dışında bir hayli meşgul!..
Ve, daha neler neler?..
Bir yakın dostumuz can damarımıza dokundu..
İçim bir anda cız etti!.. “—Biz bu kadar aciz miyiz!”
Söyleyin lütfen çaresiz miyiz?..
Ne aczi ve ne de çaresizliği hiçbir zaman kabullenemem...
Ataleti, kendi nefsime ağırın
ötesinde hakaret görürüm!..
1940’lı yıllarda, ihtiyaca istinaden
kurulan Havalimanının pistine 65 yıl sonra uçak inemez
oluyor!.. Neden, Nasıl, Niçin, Kim Tarafından sorularına
cevap bulabildik mi?.. Sadece, fazla
derinliği olmayan, öyle fazla mana ifade etmeyen pörsümeye
terkedilmiş klasik ifadeler!..
Bizler gayet iyi biliyoruz ki,
ekonominin en önemli
kurallarından birisi de, arz-talep meselesidir!..
Unutulmamalıdır ki, Elazığ bir bölge şehridir!.. Tunceli,
Bingöl, Muş ve hatta daha ötesini kendi, cazibe
sınırları içerisine alan çok geniş bir hinterlandı
vardır... Bu ülke, bu şehir insanı elli yıl ileriye
gideceği yerde, garip bir şekilde ayağına basılıyor!..
Tökezletiliyor!.. Burada elbet kendi insanımla niye
sorusuna
sağlıklı bir şekilde cevap
arayacağım!..
--Elazığ bir
Üniversite
şehridir,
--Elazığ bölgesinin
sağlık
merkezidir,
--Elazığ bir
kültür,
sanat ve
edebiyat
şehridir,
--Elazığ bir önemli kurultaylar
şehridir,
--Elazığ Turizm potansiyeli yüksek olan
şehrimizdir,
Ve. Daha neler neler?..
Konuşuyoruz, tartışıyoruz, araştırıyoruz;
--Türkiye’nin birçok iline yüz- yüz elli kişilik
uçaklar inebiliyor!. O halde, Elazığ’a garazınız
ne?.. Bir şeyler var da bizler mi bilmiyoruz?.. Uçak
seferlerinin iptali ile bir şehrin,
ekonomik hayatı ile
oynuyorsunuz?..
Üniversite Hocası ile
oynuyorsunuz?.. Turizm sektörü ile oynuyorsunuz!..
Bütün bu olumsuzlukları alt alta sıraladığımızda,
Elazığ’ın kaderiyle oynuyorsunuz!..
Elazığ’da, birçok büyük organizasyonlar,
uçak seferleri yüzünden iptal ediliyor!.. Öncelikle,
sivil iradenin şehrimizdeki lokomotifi durumundaki
Belediye Başkanımızı şehrin tepkisini yüksek sesle gündeme
getirmelerini arzuluyoruz.. Keza, şehrin ilim ve akademik
heyetinin başındaki Fırat
Üniversitesi Rektörümüzden...
Şehirdeki iş
dünyasının temsil ayaklarından...
Ve, bu şehri temsil eden Vekillerimizden; gerekli bütün
demokratik tepkilerini ortaya koymalarını bekliyoruz..
ÖNEMLİ NOTLAR...
--Gazi Caddesinde şöyle bir
geziniz... İş yerlerimize asılan tabelalar,
aman Allah’ım!. Kendi
kültürümüzden/
özümüzden/sözümüzden/ renklerimizden/ desenlerimizden
kırılmanın tohumları atılmış sanki o tabelalarla!..
Türkiye’de ilk defa Elazığ’da başlatmıştık, “Türkçe
konuşacaksak, Türkçe
konuşalım..” kampanyasını... Galiba aynı yürekle/ aynı
coşkuyla bu yolculuğa tekrar çıkacağız.. Öncelikle, Elazığ
Belediye Başkanımızdan bu duyarlılığa ilk adım atmalarını
gönülden arzuluyoruz..
-- Elazığspor!. Gönül
çıramızdır... Bordo-Beyaz renkleri ruhumuzu kaptırdığımız
esintilerdir... Kabaran öfkemiz
vardır o renklerde, o renk cümbüşünde.. Şehri zirvelere
taşıyan bir heyecan dalgasıdır, 37 yıldır taşıdığımız bu
meşale.. Elazığ’ı toparlayan/ birleyen/ birleştiren
bir sihirli güçtür, Elazığspor!..
5 Haziran Tarihine, şehrin miladı dedik.. Bir tatlı
özleminde gönüllerin çekeceği o güçlü halayı bekliyoruz...
Ayaklar, tiz bir sesle vursun yere.. Göğüs kafesi o sese
güç versin.. Kayabaşı’ndan bir maya
öylesine söylensin ki, o sese kulak versin bütün şehir!..
O seste bir daha, ufuklar titrercesine yankılansın…