Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Yazarlar / Bedrettin KELEŞTİMUR << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 

Bedrettin KELEŞTİMUR ....:...: KÖŞETAŞI :

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa
Şiirlerim

Bedrettin KELEŞTİMUR

HAZAR,
TÜRK DÜNYASININ ÇARPAN EDEBİ KALBİ OLDU!..

17 Mayıs 2004 Pazartesi

Azerbaycan Kültür Bakan Yardımcısı Edalet Veliyev,Yazarlar Birliği’nin Serdi (Başkanı) Anar Bey, Devlet Bakanımız Beşir Atalay her iki ülkeden üst düzey bürokratların, sivil toplum kuruluşu ile Basın Yayın Kuruluşları temsilcilerinin, şiir ve sanat dostlarının katıldıkları Xl.Hazar Şiir Akşamları 10 Nisan 2004 Tarihinde Azerbaycan Devlet Musiki Komedya Tiyatrosu’nda “muhteşem” bir katılımla gerçekleşti…

Türkiye’den; Ahmet Tevfik Ozan, Ali Akbaş, Bekir Sıtkı Erdoğan, Erdem Beyazıt, İsa Kocakaplan, Metin Önal Mengüçoğlu, Nazım Payam, Osman Baş, Rıfat Aras,Yahya  Akengin, Yavuz  Bülent Bakiler,Azerbaycan’dan; Chingiz Alıoğlu, Ekber Qoshalı, Elchin Isgenderzade, Firkat Qoca, Nurengiz Gün, Qabi, Ramiz Rovshen, Sabir Rustamhanlı, Selim Babulluoğlu, Tamilla Abbashanlı, Zelimhan Yagub, Makedonya’dan; Esat Bayram, Ahmet Oktay, K.K.T. Cumhuriyeti’nden; Harid Fedai, Mahmut İslamoğlu, Kazakistan’dan; Bavırcan Ömir, Januli, Bolat Şarakıbay’ın okudukları şiirler  dakikalarca  alkışlandı…

Programın sunuculuğunu Ahmet Tevfik Ozan ve Tamilla Abbashanlı küçük Hazar’dan  büyük Hazar’a gönül yolculuğunu ince bir gergef gibi işleyerek yaptılar…

Azerbaycan saatiyle 18.00’de başlayan Şiir Şöleni, ‘Ödül töreni’ ile başladı…Günümüz Türk Dünyası’nın usta kalemi/gönüllerimizi yangın alevine çeviren ismi Bahtiyar Vahapzade’ye Türk Dili’ne hizmet ödülü verildi…

Elazığ Valisi Kadir Koçdemir’e,Uluslar arası İlim Merkezi’nin Fahri Doktora unvanı  takdim edildi…Gerekçeli kararda; “Türkiye-Azerbaycan arasındaki alakalarının geliştirilmesindeki faaliyet ve Türk Medeniyeti’nin/Türk Kültürü’nün İnkişafındaki Hizmetlerine katkısı” olarak belirtildi…

Azerbaycan’ın tarihi Bakü şehri, “rüzgâr” anlamına geliyor.. Güzel Sanatların her dalında zirve eserlerin verildiği bir şehir… Gönüllerin kalesi haline gelen Xl.Şiir Akşamları’nın gerçekleştirildiği Devlet Musikili Komedya Tiyatrosu,  750 kişilik 3 katlı locaları bulunan Türk sanat ve estetiğinin  inceliklerini yansıtan mimari dekoruyla daha da zirvelere taşındı.Şiir Akşamları hakkında Azeri Şair,Bakü Devlet Üniversitesi Öğretim Görevlisi Elçi Bey ;  “Bağımsızlıktan sonra son on yılda en heyecanlı kültürel bir program oldu…En başlıcası Azerbaycan’ın uzun seneler okunan/sevilen şairleri  kendi özlerini gördü.Biz yalnız Yahya Akengin’i,Yavuz Bülent Bakiler’i  görmüştük. Tarihi bir sürpriz oldu…” Elçin Bey bizlere, “Türk Dünyasının diğer Cumhuriyetlerinden Şiir Şölenine katılan şairlerle aynen “Türk ailesi” olarak bir araya gelerek Türk Şiirinin durumunu, aynı zamanda  tüm Türk Dünyasının Ekonomik, politik ve diğer alanlarda kaygıları ile ortak konular konuşulmuş oldu.

Şair Metin Önal Mengüçoğlu, “Bağdat’ta yapılan Menbit Şiir Akşamlarına (MÖ geleneği olan), Strasburgda ki  Şiir Şöleni, Almatı, Aşkabat’ta yapılan Şiir Şölenlerine defalarca katılan bir şair olarak, hiçbirisindeki resmi heyet şairlerle bu kadar sıcak temas içerisinde değildi. Hazar Şiir Akşamlarında Harput’u  izleyicilere hatırlatmak amacıyla özellikle Rahmi Harputi’nin  meşhur gazelini okuma ihtiyacını duydum. Küçük Hazar’ın ruhunu Büyük Hazar’a taşımaktan büyük onur duydum. Bugüne kadar katıldığım Şiir Şöleni içerisinde en sıcak duyguları yaşadığımı yâd edeceğim.

Şair Rıfat Aras, “Organize amacına ulaşmıştır. Bunun ispatı katılımcıların balkonlar/localar dahil salonu doldurmalarıdır. Daha büyük salon olsaydı şüphesiz dolup taşacaktı.

Nazım Payam; “Dil’de, fikir’de, İş’te fikir hareketinin uç beyleri olarak görüyorum şairleri. Şairler, hissettikleriyle hissetmelerini aktarmalarıyla alternatif düşünce de üretmişlerdir. İktidarların elbette yaptıkları önemlidir. Ama şairlerin işledikleri, çevrelerine saçtıkları doğrular daha önemli, daha kalıcıdır. Çünkü onlar gönle, geleceğe hitap ediyorlar..

Ahmet Tevfik Ozan ise organizasyonun yükünü omuzlayan/ organizasyonun çekirdek ismi…Tabir caizse günün 24 saatinde bir gönüllü fedai olarak koşturdu…Bizlere sadece, “Organizasyonun başarıya ulaşmasının mutluluğunu gözlerimden okuyun” diyorlardı.

Kıbrıslı şair Harid Fedayi ise bizlere; “XI.Hazar Şiir Şöleni iki Hazar’ın birleştiği bir ortamda yapıldı.Bir hayalin gerçekleştiğini görmenin zevkini tattıklarını…” ifade ediyorlardı.

Tamilla Abbashanlı, Gecenin sunuculuğunu yapan Azeri Şairimiz…Bizlere çok  duygulu/içten  açıklamaları oldu.Tamilla Hanım, “İlk defa Hazar Şiir Şölenlerine iştirak ederken yüreğimden böyle fikir geçti. Keşke bu Şiir Şöleni Azerbaycan sahilinde olsa idi. Çok sevinerim ki benim bu arzum gerçekleşti. Konakların gelmesini sabırsızlıkla gözledim. Hava alanında geçirdiğim hisleri… Ellerimi göğe açtım, Tanrı’ya şükür ettim. Dünyanın dört tarafından Türkler, Türk Şairler Baku’ye gelmişti, demek onlar buradan öz ülkelerini tanıtacak, Şiirlerini okuyacak,Baku’yü görecek ve buradan öz ülkelerine  Azerbaycan sevgisini aparacaklar.. Elazığ Valisi tarihi iş gördüler. Dünyayı Azerbaycan’la tanıştırdılar. Aynı zamanda Elazığ Valisi kutsal bir iş gördü. Yoksa biz Makedonya’dan, Kazakistan’ dan, KKT Cumhuriyetinden, gelen şair kardeşlerimizle bizi tanış etti. Şölenin başlamasına bir iki dakika kalmış, heyecandan kalbim duracaktı. Salonda ayak üstünde durmaya bile yer yoktu. Şölen başlandı. Bahtiyar Vahapzade’ye ödülü küçük  Bahtiyar’a verildiğinde göz yaşlarımı tutamadım. Bahtiyar’ın yeri boş kalsa da, herkesin yüreğinde Bahtiyar sevgisi vardı. Elazığ Vali’sinin Rektörün elinden Fahri Doktora alması da beni heyecanlandırdı. Söylenen şiirleri dinlemedim, su gibi içtim. O geceye azıcıkta olsa benim de emeğim geçti. O gece özüm dünyanın en bahtlı kadını saydım. Çünkü birbirlerine kavuşmuş kardeşleri gördüm. O gece kulağımda önder Atatürk’ün, Mehmet Emin Resulzade’nin, Elçibey’in, Haydar Aliyev’in sesi geldi. Onlar her zaman bir arada görmek istiyorlardı.  Onların arzusu hakikat olmuştur. ”

Esat Bayram,11.Şiir Şölenine Makedonya’dan  iştirak eden bir gönül ereni…O da,bizlere bu büyük buluşmanın/bu büyük heyecanı birlikte yaşamanın bütün övgülerin üzerinde bir hadise olduğunu belirtiyorlardı… “Bu girişimi selamla saygılıyorum. Sözüm Hazar Şiir Akşamlarına… Bu akşamlar adına dünyada ne kadar varsa, övgü sözlerimi kullansam da kıvancımı ve sevincimi bildiremeyecekler.. Katıldığım için sevinçliyim…Kıvanç ve sevinç duyarken nice yıllar mutluluklar arz ederim..”

Oktay Ahmet,O bir akademisyen şair…Makedonya’dan katılmış şiirin efsunkâr havasına…Bizlerle yaptığı özel sohbetlerinde; “İlk defa Azerbaycan’da, ilk defa Baku’de bulundum. Bu duygu fırtınası, bu coşku, bu sevinci birkaç kelimeye sığdırmak mümkün değil. Azeri kardeşlerimiz ve şölene katılan tüm şairlerle paylaştığımız bu birkaç günün hatırası ebediyen kalbimde yaşayacaktır. Çoğu zaman göz yaşlarıma sahip olamadım. O kadar uzak, oysa o kadar yakın olan gönüllerimiz, aynı dili konuşuyordu.  Şairler söz ustasıdır. Ama biz gönül gözlerimizle de çoğu kez konuştuk. Bu hisleri yaşamak inanılmaz bir tecrübeydi.”

Osman Baş,Tokat’tan katılan şairimiz…Duygularını bir dörtlüğe sığdırıyordu; “Baku’de Hazar’ın kıyısında/Dalga dalga efkâr dağıtıyorum/Türk’ün günü,yarını bir arada/Kardeş bayraklara rüzgâr okuyorum…”

Evet…İçimizden biri…diyebileceğim Elazığ’ın bahtlı siması/     Şehremenisi Süleyman Selmanoğlu belki de,gönül coğrafyamızdan/

uzak diyarlardan bir araya gelen şairlerimizden/ediplerimizden en büyük alkışı alıyorlardı…Seçimin hemen arifesinde böylesine kutlu bir şölende bulunmakla kültür,sanat ve edebiyatla ne kadar iç içe olduğunun sıcak mesajını veriyorlardı…

Elazığ İlimiz Valisiyle,Rektörüyle,Belediyesiyle,İş Dünyasıyla, gönüllü kuruluşlarıyla,ve özellikle vurgulamak istiyorum büyük bir efor gösteren basınıyla birbirine sımsıcak kenetlenmenin en kalıcı fotoğrafını sergilediler…Bir büyük coğrafyayı şiirin manevi gücüyle buluşturan şairlerimiz,rahmetli Şeref Tan’ın ifadeleriyle hiç sönmeyecek bir ateşi, “birlik ateşini…” Hazar’da yaktılar…Valimiz Kadir Koçdemir,F.Ü.Rektörü Feyzi Bingöl,Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu ve şairlerimizin katıldıkları değerlendirme toplantısında,2004 yılında 12.Hazar Şiir Şöleni’nin Eylül ayı içerisinde, Elazığ’da yapılacağını belirttiler…13.Hazar Şiir Şöleni’nin ise 2005 yılı içerisinde büyük bir ihtimalle Tarihi Türk Şehri Üsküp’te  yapılacağı yönünde karar belirtildi…

Azeri Devlet adamlarından Büyükelçi Nevruzoğlu, Gaspıralı İsmail’in göstermiş olduğu yol, “Hazar’da aydınlık sokağa çıkıyor…” Doğu ve Batı kültürünü buluşturan Elazığ’ın 21.asrın aydın yüzü kâh Baku’de gülümsüyor,kâh yarın bir başka Türk Dünyası’nda gülümseyecek…Türklüğün yüzü bu tebessümle aydınlık yolda,yoluna devam edecek…

Azerbaycan’ın Başkenti Baku’nün  en göze çarpan noktalarını,Hazar Şiir Akşamları’nın afişleri süslemiş…Baku’nün aydınları, Elazığ’ı kendilerine gönül sıcaklığı veren “Küçük Hazar’ı” konuşuyor… Baku’de yayın yapan radyo ve TV kurumlarında, “Şiirin Hikmeti…” anlatılıyor…10 yıl aradan sonra “Hasret Köprüsünü…”geçen şairlerin isimlerinden/eserlerinden söz ediliyor…10 Nisan 2004 Tarihinde, Baku’de bir büyük Tarih yazıldı…Emeği geçenleri gönül sıcaklığı içerisinde selâmlıyorum…

Yorum Formu

Bedrettin KELEŞTİMUR - E-posta: bedrettin@elaziz.net
Haberleşmek için :
  Günışığı Gazetesi - ELAZIĞ
Tel: 0.424. 218 24 24

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa Şiirlerim Başa Dön

 
footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner
| Tasarım | Site Harita | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön | Hakkımızda |    Ana Sayfaya Dönüş