Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Yazarlar / Bedrettin KELEŞTİMUR << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 

Bedrettin KELEŞTİMUR ....:...: KÖŞETAŞI :

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa
Şiirlerim

Bedrettin KELEŞTİMUR

AZERBAYCAN'DAYIZ!..
12 Nisan 2004 Pazartesi


8-12 Nisan 2004 Tarihleri arasında X1. Hazar Şiir Akşamları vesilesiyle Azerbaycan'dayız…Hazar Şiir Akşamları bu şehrin insanına tebessüm eden bir tatlı serüven!.. Bu şehrin can damarlarıyla beslenen bir edebi hareket!. Hazar, bir büyük iklim… Şiirin, sanat ve edebiyatın; köklerimizin derinliklerine süzülerek  ‘gönül coğrafyamızı…’ bir araya getirerek,  kültürün en dinamik unsurlarını kullanarak geleceğimize harç döken bir edebi aksiyon hareketi!..

Tarihin en kadim milletiyiz…Bugünkü gönül coğrafyamızın tasvirini yaparken, “—Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Türkiye, Kıbrıs, Kosova, Türkmenistan vs.. daha nice isimlerle bir milletin/ aynı soy ağacının sürekli filiz vermiş dallarıyız…”

Elazığ/Hazar haklı olarak Adriyatik’ten Çin Seddine kadar uzanan bu kadim coğrafyanın haklı olarak, ‘kültür başkenti…’ olmuştur. Türk Dünyasının, ‘şiir ödülü…’ ile taçlandırılmıştır.  Hazar Şiir Akşamlarına katılan şairlerin şöyle bir tasnifini yaptığımızda; Elazığ’dan 111, yurt içinden 125 ve Türk Dünyasından 49 olmak üzere 285 şair, yüze yakın panelistin katıldığını görüyoruz…Haklı olarak ne dedik, “Hazar’da, Şiirin kurultayı yapılıyor…” Türk Dünyasında edebiyatımızın kalbi, Hazar’da çarpıyor!.. Şubat 2004 ayı içerisinde Kıbrıs’a gittiğimizde; şairlerimizle kucaklaştık, ediplerimizle hasret giderdik…

Azerbaycan’ı, onu 70 yılı bulan  ‘kızıl/kanlı çizme..’  karşısında ayakta tutan direncin temel odağında,  ‘Ziyalılar…’ olmuştur!.. Azerbaycan’ın yükselttiği milli direniş bayrağında kabri Ankara’da bulunan Mehmet Emin Resulzade’yi  görürsünüz!.. “Çırpınırdın Karadeniz..” türküsünü dudaklarımızda mırıldanırken elbette onun yazarı Azeri Şair, Ahmet Cevat Ahuntzade hafızalarda derin izler bırakacaktır.. Azerbaycan’ın Mevlanası olarak bilinen 12. asrın büyük mütefekkiri Nizami!.. Bir irfan kaynağı olarak asrımıza doğru çağlamıştır.. Fuzuli, bir çınar ağacı!. ‘ceditçilik…’ hareketinin Azerbaycan’daki büyük önderlerinden Ali Ekber Sabir’i  de rahmetle anmalıyız.. Ve, Anadolu’daki edebiyat dünyasının yakından tanıdığı bir bayrak isim, Bahtiyar Vahapzade!.. Burada isimlerini anamadığımız nice kalemler!.. Destan Şairimiz Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun  içindeki kor ateşleri tutuşturan/ vatan türküsünü bütün derinlikleriyle bezeyerek okuyan şair, Elmas Yıldırım; Azerbaycan’da doğduğu, Elazığ’da hayata gözlerini yumduğu mekanların adıyla, ‘gönlümüzün Kalesi…’ bir Azeri Ziyalısı olarak bilinir!.. Azerbaycan’a, onun gözde şehri Bakü’ye bu güzel duygularla gidiyoruz…Şiirin, Türk Edebiyat ve Kültür hareketinde ne kadar derin ve birleştirici izler taşıdığını düşünerek gidiyoruz… 

ORAKÇIOĞLU’NU DİNLERKEN!..

Şimdi o, bir Elazığ’lı  işadamı!.. Tekstil dünyasında kabul gören bir ‘marka..’ ismin sahibi!.. Ve, bu dünyanın tabir yerindeyse ‘koro şefi…’ olarak gördüğümüz bir büyük birliğin (İTKİB)’in yönetim kurulu başkanı!..

Evet!. Bu isim artık iş dünyasının sadece bildiği değil, başarılarını alkışladığı ‘sahasının mimarı…’ olarak kabul gören Süleyman Orakçıoğlu!..  Her birimiz gayet iyi biliyoruz ki, Türkiye’nin tekstil dünyasında ‘haklı bir yeri…’ var. Türk markaları artık, şıklığıyla/zarafetiyle/estetiğiyle/inceliğiyle ‘dünyayı giydiriyor…’ Büyük Başkentlerin/ Moda Dünyasının gözlerini kamaştırıyor!..

Orakçıoğlu kim, zirvelere doğru nasıl tırmandı?.  Bu sorunun cevabını hiç aradık mı?.. Bakınız, Hazar Şiir Akşamları nasıl bundan 12 yıl önce bir küçük mağazada, üç-beş fedakar insan tarafından tasarlanarak bugüne kadar sabırla getirilmişse; Orakçıoğlu da öyle!.. Daha 12 yaşında, dayısının konfeksiyon dükkanında çalışırken belki de, bir büyük ufkun rüyalarıyla sevdasını işine yüklüyordu.. Daha sonra, Elazığ’da Büyük Çarşı’da kendi iş yerlerini 10-15 m2’lik mütevazı bir ortamda açıyorlardı…Bir özleme açılan ilk kapılardı… Deryalarda nasıl kulaç atılır düşüncesinin ilk harmanlandığı ortamlardı… Yükselmek sevdanız varsa, ‘inanacaksınız…’ Güçlü bir iradeye sahip olacaksınız… Hayata karşı direnciniz o nispette güçlü olacak…

Evet!.. Kürsüde, bir önemli panelde Orakçıoğlu’nu dinlerken geçmişe doğru şöyle bir yolculuk yapmak istedim…Orakçıoğlu arkadaşımıza ‘teşvik…’ ile ilgili gerçekten ‘teşvik edici…’ ifadeler kullanıyor. “Toplum çözümü kendi içerisinde aramalıdır…” ve ekliyor, “Kentin keşfedilmemiş bir turizm potansiyeli var… Yörenin avantajlarını ortaya koyarak başarının yolunu yakalayabiliriz. Hiç kimsenin hiçbir şey yapmadığı bir dönemde bir şeyler yapmanın önemli olduğunu bilmeliyiz…”

Yorum Formu

Bedrettin KELEŞTİMUR - E-posta: bedrettin@elaziz.net
Haberleşmek için :
  Günışığı Gazetesi - ELAZIĞ
Tel: 0.424. 218 24 24

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa Şiirlerim Başa Dön

 
footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner
| Tasarım | Site Harita | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön | Hakkımızda |    Ana Sayfaya Dönüş