KARA DESTAN
“Kimse
bilmez Tanrıdağın yaşını
Düşman
almış Altayların başını
Uçurmuşlar baştan devlet kuşunu
Satvetine yüz çevirmiş zaman hey
Koca
Türk’ün düştüğü dert yaman hey
Dört
bir yana dağılmış Türk soyları
Sönmüş
ocak, göçüp gitmiş boyları
Dertli
dertli akar bozkır çayları
Koca
Türk’ün düştüğü dert yaman hey
Azerbaycan dert içinde boğulmuş
Sevenleri diyar diyar kovulmuş
Ağla
şair ağla yurdun dağılmış
Nerde
kopuz, nerde kırık keman hey
Nerde
büyük vatan, nerde Turan hey…”
“Kimse
bilmez Tanrıdağın yaşını
Düşman
almış Altayların başını
Uçurmuşlar baştan devlet kuşunu
Satvetine yüz çevirmiş zaman hey
Koca
Türk’ün düştüğü dert yaman hey
Dört
bir yana dağılmış Türk soyları
Sönmüş
ocak, göçüp gitmiş boyları
Dertli
dertli akar bozkır çayları
Koca
Türk’ün düştüğü dert yaman hey
Ağ
alnıma kara yazı yazılmış
Yaylalarda düğün dernek bozulmuş
Gelinlerin kur saçları çözülmüş
Yada
kalmış dilek elden yaman hey
Koca
Türk’ün düştüğü dert yaman hey
Dağdan
dağa çarkıp gitmiş doğanlar
Kayalara iz bırakmış al kanlar
Ordulara buyruk vermiş ilhanlar
Harda
kalmış setler yıkan ferman hey
Koca
Türk’ün düştüğü dert yaman hey
Harap
olmuş Buharası Başkenti
Matem
tutmuş Semerkant’ı, Taşkent’i
Kendi
söyler döker gözden yaş kendi
Ne ozan
var, ne yazan, ne şaman hey
Koca
Türk’ün düştüğü dert yaman hey
Kazan,
Başkurt batmış, Kırım sürülmüş
Benim
badem gözlü yarim sürülmüş
Konum
komşum bütün varım sürülmüş
Bulunur
mu Sibirya’da iman hey
Koca
Türk’ün düştüğü dert yaman hey
Türk
elleri birbirine yadlanır
Kazak,
Kırgız, Türkmen, Özbek otlanır
Azeri
Türk yanar içten odlanır
Ana
yurdum içden hali duman hey
Koca
Türk’ün düştüğü dert yaman hey
Orhun
çağlar, yatmış eller ayılmaz
Tarım
çayı doğru yöne koyulmaz
Hey!
Seslenir Amuderya duyulmaz
Siriderya da kalmamıştır derman hey
Koca
Türk’ün düştüğü dert yaman hey
Hazar
coşar haber salır kuruna
Akar
gedip kur sürüne sürüne
İdiz
ağlar, Altınordu yödine
Aral
kendi varlığından pişman hey
Koca
Türk’ün düştüğü dert yaman hey
Azerbaycan dert içinde boğulmuş
Sevenleri diyar diyar kovulmuş
Ağla
şair ağla yurdun dağılmış
Nerde
kopuz, nerde kırık keman hey
Nerde büyük vatan, nerde Turan hey…