Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Yazarlar / Bedrettin KELEŞTİMUR << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 

Bedrettin KELEŞTİMUR ....:...: KÖŞETAŞI :

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa
Şiirlerim

Bedrettin KELEŞTİMUR

Dünü Yorumladık mı?..
24 Mart 2004
Çarşamba


Elazığ insanının hafızasının güçlü olduğunu gayet iyi bilenlerdenimdir!.. Elazığ insanında ki, ‘demokrasi terbiyesi…’ dışarıda sürekli bir fazilet mücadelesi olarak yorumlanmıştır…Bu şehrin insanı, ‘dinlemeyi sever…’ Nasıl, Niçin, Nerede, Ne Şekilde sorularını belki seslendirmez ama, kendi yüreğiyle ona en sağlıklı cevapları ‘demokrasi adabı…’ içerisinde sandıkta vermesini bilmiştir!..

Dün, bu şehrin meydanlarında neler söylendi?.. TV ekranlarından neler seslendirildi?.. Kendi insanına neler vaat edildi?..  Bizler sözü nasıl biliriz;

--Edep dairesinde pervane gibi dönen nasihat!..

Nas ve Hat!..

--Halkın önüne getirdiğiniz çizgi!..

--Bir doğruyu/bir çizgiyi  meydana getiren bütün noktalarda, dürüstlük!..

Kini, öfkeyi ayaklarımızın altına alarak, sözün edebini koruyarak,  ‘dünü sorguluyoruz…’ Öyle ki, ne deniyor;

--Dünü, teraziye alıyoruz!..

Ne için?.

--Bugünü ve yarınlara karar vermek için!..

18 Nisan 1999 sabahına verilen vaatler nelerdi?

            --Harput  ne alemde?.. Sizlere tebessüm eden o güzelim ‘şelale projesi..’ nerelerde?.. Harput denince bir tarihi kimlik aklımıza gelir!. O tarihi dokuyu ne kadar koruyabildik?.. Sadece, beton yollar yaptık!.. Tarihin manevi iklimi zengin/ efsunkâr şehri, ‘koca bir mezarlık…’ haline getirdik!.

            --Büyük Şehir Hayali!.. Şu şehirde, sivil iradeyi güçlendirecek bir misyona ne kadar sahip olabildik?.. Belediyeleri her zaman için ‘şehremini’ olarak yorumlamış ve şehir iradesinin ‘sivil inisiyatifinin lokomotifi…’ şeklinde değerlendirmeler getirdik…En büyük eksiğimiz ne olmuştur; --istişare zemininde… Bilgilendirme zemininde… Bu zeminin yerinde ne olmalıydı; --Şehir Meclisi!.. İlkeli ve toparlayıcı bir iradeyi ne kadar çok arzuladık değil mi?.

            -- Elazığ hala, 35 bin nüfuslu iken yapılan Belediye Sarayında Hizmet Veriyor!.. Ne söylenmişti?. 18 Nisan 1999 sabahı kepçelerimiz Orman Fidanlık alanında olacak!.. Çok şeye hasret bırakıldık…Doğu-Batı istikametinde koca ovayı yıllar boyu katlettik!.. Ne saf  tanıdık ve ne de insaf!. Güzelim bağlar, bahçeler, yeşillikler yerini ‘koca binalara…’ terk etti… Bütün bunlarla birlikte, ‘yeşil dedik…’ kültür parkından bahsettik…Halkın önüne rengarenk proje maketleri getirdik…Ne oldu?.. Aynı yerdeyiz!..

            --Gazi Caddesini ve dolayısıyla trafiği rahatlatacak yarım km olmayan Vali Fahri Bey Caddesini  hala genişletemedik!..

            --Ta, Temizer zamanında projelendirilen şehrin can simidi olarak gördüğümüz kalıcı fuar alanı hala gerçekleşmedi!.. Vaatler arasında yerini bir başka bahara bıraktı!.. 

            Bütün bunları söylerken, geçmişi ‘reddi miras…’ olarak tarihe şerh düşme haddine sahip değiliz… Bizatihi, bu şehre yapılan ve yapılacak her hizmeti alkışladık!..  Bir şey var ki, şehrin sosyal/ tarihi/ kültürel kimliği korunsun dedik… Bütün bunları defaatle  köşemizde yazdık…Şunu gayet iyi biliyoruz ki, --Elazığ Belediyesinin son bir asrını yorumlayacak bir arşivi mevcut değil!.. Dünden bugüne yanan ve de yıkılan eski tarihi çarşılarımız içimizde ‘derin bir sızı…’ bırakmıştır!.. Bugün nelerden bahsediyoruz; Yok olan şıra meydanından/ handan/çarşılardan değil sadece, ‘kapalı çarşıdan…’ O da, elimizden gidebilir!.. Kazım Efendi Sokağının Elazığ kokan o efsunkâr havasından söz etmeye çalışıyoruz… Dahası mı, şimdilerce karakol olarak kullanılan, --eski tarihi Vilayet Konağından!.. Burası çok amaçlı kültür merkezi olarak tabiatıyla değerlendirilebilir…

            Evet!.. Doğuda ve Batıda birçok şehir gezdik…Elazığ’ı, bir Kayseri, bir Gaziantep, bir Konya, bir Malatya(!) ile kıyaslamanız mümkün değil!. Maalesef şehir, çarpık bir yapılaşmanın kurbanı edilmiş…Yeşil budanmış!.. Öylesine çoraklaşmış ki, koca şehir beton duvarlarla kaplı bir labirent haline getirilmiş…

            Bu şehirde, yüz binin üzerinde çocuk yaşıyor!.. Çocuk veya genç nelere hasrettir?.. 37 mahallesi bulunan şu güzelim şehirde, ne çocuk kulüplerinden/ ne geçmişin zengin kütüphanelerinden/ ne kompleks halindeki spor tesislerinden söz etmeniz mümkün değil!.. Şehir, sosyal hayatın bütün zenginliklerini içerisinde alan ‘medeni…’ kavramıyla ruh ve gönül zenginliğinin bütünleştiği beldelerdir…Gelin, bir Üniversite Öğrencisinin ağzından dinleyin günlük hayatın çoraklığını!.. Ne parkından, ne bahçesinden, ne kültür kulüplerinden, ne tiyatro ve musiki alanındaki gösterimlerden ve nede edebi sohbetlerin yapıldığı mekanlardan sıcak bir duyguyla bahsetmeniz mümkün değil!..

            Dünü yorumlamak!.. Doğu ve Batı Kültürünü kendi nefsinde toparlayan bir şehrin kritiğini yapmak gerçekten çok zor!.. Bir gerçek var ki, Elazığ ve onun güzel insanı layık ve haklı olduğu şartlarda ve zeminlerde henüz değil…

Yorum Formu

Bedrettin KELEŞTİMUR - E-posta: bedrettin@elaziz.net
Haberleşmek için :
  Günışığı Gazetesi - ELAZIĞ
Tel: 0.424. 218 24 24

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa Şiirlerim Başa Dön

 
footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner
| Tasarım | Site Harita | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön | Hakkımızda |    Ana Sayfaya Dönüş