Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Yazarlar / Asaf VAROL << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

Asaf VAROL ....:...: İLETİŞİM :

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa

Prof. Dr. Asaf VAROL - Güncel Yazılarıyla Artık Yazar Sayflarımızda

İNEKLERE AFİYET OLSUN
24 Haziran 2004 Perşembe


Elazığ’da yaşayan her birey Elazığ’ın yeşillendirilmesi ve güzel bir kent görünümü yaratabilmek için kendini sorumlu hissetmelidir. Özellikle ilkbaharda ağaç dikme şenlikleri düzenlenerek, bazen binlerce ağaç dikimi yapılır. Bunlar elbette ki takdir edilecek konulardır. Ancak bu kadar maddi ve manevi emek sonrasında acaba emekler ne oluyor, araştıran yok.

Üzülerek belirtmek gerekir ki diktiğimiz ağaçları ve ektiğimiz çimleri yeterince koruyamıyoruz. Bir süre sonra, emeklerimizin önemli bir bölümünün boşa gittiğini görüyoruz. İşte size birkaç örnek!

Yol kenarlarına ağaçlar dikilir, bu ağaçlar büyür ve sonra tam elektrik yüksek gerilim hattı altına denk geldiği için budanması gerekir. Ama budarken, adeta ağacı katlederiz. Nitekim bu konuda 9 Mart 2004 tarihli Günışığı Gazetesinde konuyu “Budayarak Ağacı Katletmek Buna Derler“ başlığı ile ele almıştım.

Geçenlerde budanan ağaçlar ne durumda diye çevre yolundan Akçakiraz’a kadar gezinti yaptım. Maalesef onlarca ağaç yanlış kesme nedeniyle kurumuş. Adeta bir heykel misali ayakta sadece gövdeleri duruyor.

Törenlerle belirli alanlara dikilen ağaçların önemli bir bölümünün bakımsızlık nedeniyle kurudukları da bilinmektedir. Önemli olan dikilen ağaç sayısı olmamalıdır. Asıl kaç adet ağacın yetiştirilebildiği önemlidir.

Geceleri her akşam ana yollarda çimlendirilen alanları geç saatlere kadar Elazığ Belediye ekipleri sular. Hatta bazen sulama o kadar aşırı yapılır ki sular asfalt üzerinden akıp gider. Yani sulama konusunda bir eksiklik söz konusu değil. Ama çimler gene ortada yok. Defalarca bir olaya rastladım. Çimler üzerinde sabah erken saatlerinde inekler otlatılıyor. İnekleri otlatan çocuk çok uzaklarda gözetleme yapıyor. İnekler afiyetle çimleri yok ediyor.

İneklerin çimleri yemesi aklıma mizahi bir konuyu hatırlattı. Bunu inek sahiplerine söylersek, “İşte ne güzel, çimler zaten biçilmesi gerekmiyor mu? İnekler çimlerde otlatılarak, çimler otomatik biçilmiş olmuyor mu (!)” cevabını dahi alabiliriz.

Toplum olarak vurdumduymaz bir yapıya sahibiz. İneklerin otlatıldığını, ilgili caddelerden geçen herkes görüyor. Duyarlı vatandaşlar Belediye’de zabıtaya haber dahi veriyorlar. Ama çözüm bulunamıyor ve inekler otlamaya devam ediyor. 

Bu yazıyı yazarken durumu Belediye’de zabıta amirine de bildirdim. Kendilerine bu konuda şikâyetlerin gittiğini, ancak olay mahalline gittiklerinde inekleri bulamadıklarını, bu yüzden de bir şey yapamadıklarını söyledi. 

 İşte bu noktada gene eğitim hususu ön plana çıkıyor. İneği çimde otlatan vatandaş, çimin ne anlam taşıdığından ve çevre güzelliğinin ne demek olduğundan bihaber. İneklerini otlatan vatandaşları eğer bilinçlendirebilirsek, olay kendiliğinden çözülecektir. İlk etapta çimleri korumak da ancak o mıntıkalara belki bekçi dolaştırmakla çözülebilir.


Bu yazı hakkında yazara yorumlarınızı bu form ile ulaştırabilirsiniz.

Prof. Dr. Asaf VAROL
Elektronik Posta:
avarol@firat.edu.tr

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa Başa Dön

| Tasarım | Site Harita | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön | Hakkımızda |    Ana Sayfaya Dönüş