Elazığ’da yaşayan her birey
Elazığ’ın yeşillendirilmesi ve güzel bir kent görünümü
yaratabilmek için kendini sorumlu hissetmelidir. Özellikle
ilkbaharda ağaç dikme şenlikleri düzenlenerek, bazen
binlerce ağaç dikimi yapılır. Bunlar elbette ki takdir
edilecek konulardır. Ancak bu kadar maddi ve manevi emek
sonrasında acaba emekler ne oluyor, araştıran yok.
Üzülerek belirtmek gerekir
ki diktiğimiz ağaçları ve ektiğimiz çimleri yeterince
koruyamıyoruz. Bir süre sonra, emeklerimizin önemli bir
bölümünün boşa gittiğini görüyoruz. İşte size birkaç
örnek!
Yol kenarlarına ağaçlar
dikilir, bu ağaçlar büyür ve sonra tam elektrik yüksek
gerilim hattı altına denk geldiği için budanması gerekir.
Ama budarken, adeta ağacı katlederiz. Nitekim bu konuda 9
Mart 2004 tarihli Günışığı Gazetesinde konuyu “Budayarak
Ağacı Katletmek Buna Derler“ başlığı ile ele almıştım.
Geçenlerde budanan ağaçlar
ne durumda diye çevre yolundan Akçakiraz’a kadar gezinti
yaptım. Maalesef onlarca ağaç yanlış kesme nedeniyle
kurumuş. Adeta bir heykel misali ayakta sadece gövdeleri
duruyor.
Törenlerle belirli alanlara
dikilen ağaçların önemli bir bölümünün bakımsızlık
nedeniyle kurudukları da bilinmektedir. Önemli olan
dikilen ağaç sayısı olmamalıdır. Asıl kaç adet ağacın
yetiştirilebildiği önemlidir.
Geceleri her akşam ana
yollarda çimlendirilen alanları geç saatlere kadar Elazığ
Belediye ekipleri sular. Hatta bazen sulama o kadar aşırı
yapılır ki sular asfalt üzerinden akıp gider. Yani sulama
konusunda bir eksiklik söz konusu değil. Ama çimler gene
ortada yok. Defalarca bir olaya rastladım. Çimler üzerinde
sabah erken saatlerinde inekler otlatılıyor. İnekleri
otlatan çocuk çok uzaklarda gözetleme yapıyor. İnekler
afiyetle çimleri yok ediyor.
İneklerin çimleri yemesi
aklıma mizahi bir konuyu hatırlattı. Bunu inek sahiplerine
söylersek, “İşte ne güzel, çimler zaten biçilmesi
gerekmiyor mu? İnekler çimlerde otlatılarak, çimler
otomatik biçilmiş olmuyor mu (!)” cevabını dahi
alabiliriz.
Toplum olarak vurdumduymaz
bir yapıya sahibiz. İneklerin otlatıldığını, ilgili
caddelerden geçen herkes görüyor. Duyarlı vatandaşlar
Belediye’de zabıtaya haber dahi veriyorlar. Ama çözüm
bulunamıyor ve inekler otlamaya devam ediyor.
Bu yazıyı yazarken durumu
Belediye’de zabıta amirine de bildirdim. Kendilerine bu
konuda şikâyetlerin gittiğini, ancak olay mahalline
gittiklerinde inekleri bulamadıklarını, bu yüzden de bir
şey yapamadıklarını söyledi.
İşte bu noktada gene
eğitim
hususu ön plana çıkıyor. İneği çimde otlatan vatandaş,
çimin ne anlam taşıdığından ve
çevre
güzelliğinin ne demek olduğundan bihaber.
İneklerini otlatan vatandaşları eğer
bilinçlendirebilirsek, olay kendiliğinden çözülecektir.
İlk etapta çimleri korumak da ancak o mıntıkalara belki
bekçi dolaştırmakla çözülebilir.