Ülkemiz doğal afetler açısından büyük
riskler taşıyan özelliklere sahip. Yakın geçmişte
yaşadığımız depremler, doğal afetler içerisinden en
önemlilerinden biri olarak görülebilir. Diğer doğal
afetler kategorisinde yangın, sel, çığ, heyelan vb
sayılabilir.
Marmara bölgesinde yaşadığımız deprem
sonrasında, bu konularda ne kadar hazırlıksız olduğumuzu
gördük. Binalar inşa edilmeden önce zemin etütlerinin
yapılması gerektiği konusu, önceleri yeterince dikkate
alınmıyordu. Depremin sıcaklığı kaybolmadan, bu tür
konular sık sık basında gündeme geldi. Ancak aradan geçen
bu süre zarfında, çoğu konular ve verilen vaatler çabukça
unutuldu. Her olayda olduğu gibi, gene korkunç bir deprem
sonrasında, birçok nutuklar atılacak ve tavsiyelerde
bulunulacak.
Deprem uzmanlarının açıklamalarına göre
bölgemizde riski yüksek depremler bekleniyor. Tarihi için
elbette ki fikir yürütmek mümkün değil. Bulunduğumuz bölge
önemli faylar üzerinde yer alıyor. O nedenle her zaman
depreme hazırlıklı olmaktan başka bir çözüm yolu yok
gibi.
Elazığ Valimiz Sayın Kadir Koçdemir imzası
ile “Gelecekteki muhtemel doğal afetlere karşı doğal afet
yardım planları geliştirmek” amacıyla 7 Haziran 2004
tarihinde 8. Kolordu Komutanlığında bir günlük bir seminer
düzenleniyor. Çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının
katılımları ile gerçekleştirilecek olan bu etkinliklerin
önemi çok büyük. Çünkü başlığından da anlaşılacağı gibi,
bu seminerde doğal afet yardım planları üzerinde
durulacak.
Yapılacak planların ülkemizde uygulanması
da ayrı bir sorun. Birçok konuda planlar yapılır,
stratejiler belirlenir. Ancak iş uygulanmaya geldiğinde,
plan ve programa uyan sayısı çok az olabiliyor. Planlı ve
programlı çalışma açısından millet olarak başarılı
olduğumuzu söyleyemem. Kanımca plan ve programlara uyma
konusunda aldığımız eğitim yeterli düzeyde değildir.
Plan, program ve strateji denildiğinde, bu
konularda ülkemizde en iyi durumda olan kurumlardan birisi
de askeri unsurlarımızdır. Nitekim söz konusu bu
toplantının 8. Kolordu Komutanlığında yapılacak olması,
bazı planlı ve programlı çalışmaları da beraberinde
getirdiği görülüyor. Gönderilen yazı ekinde faaliyetler
sıralanmış ve sorumlu kişilerin hangi tarih ve saatlerde
toplanacağı konuları dahi detaylı verilmiştir. Bu
sistematik çalışma programı, tüm kamu kurum ve kuruluşları
ile sivil toplum kuruluşları tarafından da uygulanabildiği
takdirde, planlı ve programlı çalışmak kendiliğinden
oluşacaktır.
Doğal
afetlere karşı toplumu bilinçlendirme ve her an bu tür
afetlere karşı hazırlıklı olmanın şartlarından birisi,
benzeri seminerlerin düzenli bir biçimde yapılması ile
sağlanabilir. Ümit ediyorum ki seminere katılacak
ilgililer konuya gerekli önemi vererek, bu tür
seminerlerden azami düzeyde yararlanmayı ve kendilerinin
sorumluluğunda olan işleri eksiksiz yapmayı hedeflerler.