TEMA Vakfı çevremizi yeşil tutmak amacıyla
yoğun faaliyetler içerisine girmekte ve çeşitli
kampanyalar düzenlemektedir. Son yürüttüğü kampanyalar
içinde bir milyon fidan dikimi yer almaktadır. Ağaç dikme
kampanyalarını yaygınlaştırmak için de basın önünde bol
bol gösteri niteliğinde faaliyetlere rastlarız. Ancak
diktiğimiz ağaçları ne kadar koruduğumuz konusunda ben
şahsen iyimser düşünmüyorum.
Karayolları veya Belediyeler yeni yollar
açtıklarında, yürüttükleri en önemli görevleri arasında
yol kenarlarına diktikleri ağaçlar gelir. Bu ağaçların
yetişebilmesi için de büyük emekler verilir, ağaçlar ve
çimler geceleri sulanır. Ancak bir süre sonra, büyüyen
ağacın dallarının elektrik tellerine değdiği görülür. Bu
nedenle de ağacı budamak gerekir.
Elazığ’da hangi yollarda ağaçları kimler
budadığını bilmiyorum. Ağaç budamayı kimin yaptığı da
benim için önemli değil. Ama bu ağaçları kimler buduyorsa,
ya çok acemiler ya da evlerine acaba daha fazla odun
götürmek için mi çaba gösteriyorlar diye, kuşku duymaya
başladım.
Ben orman mühendisi değilim, ama iyi-kötü
yıllardır kendi bahçemde ağaç yetiştirmeye gayret
gösteririm. Bu nedenle de uzmanlarından tekniklerini
öğrenip, budama işini kendim yaparım. Ağacı budarken
görünüşe ve ağaca zarar vermemeye azami gayret gösteririm.
Çünkü bir ağacı yetiştirmek çok emek istiyor ve büyümesi
yıllar alıyor.
Geçenlerde Abdullah Paşa Mahallesi önünden
geçen Malatya yolundan Elazığ’a doğru çevre yolundan
Elazığ Otobüs Terminaline doğru arabamla ilerlerken, gözüm
yol kenarlarındaki budanmış ağaçlara takıldı. Daha
doğrusunu söylemek gerekirse, sözüm ona budanan ağaçların
harap halleri dikkatimi çekti. “Aman Allah’ım bu
ağaçlara ne olmuş diye haykırdım.” Yolda ilerlerken
tek tek budanan ağaçları daha dikkatli incelemeye aldım.
Bu ağaçlar böyle mi budanır? Bunu yapanlar
ya bu işi hiç bilmiyorlar, ya bir an önce kesip bu yorucu
işten kurtulmak istiyorlar, ya da odunları nereye
gidiyorsa, biraz daha fazla odun elde etmek istiyorlar,
diye düşündüm kendi kendime!
Yetkililer kimse veya ağaçları budama
emrini kim vermişse, bahsettiğim bu güzergah üzerinde
inceleme yapmasını arzuluyorum ve sorumluları hakkında
yasal işlem yapılması gerektiği kanısındayım. Yol
kenarlarındaki ağaçlar budanırken, görüntü kirliliğine
müsaade edilmemelidir.
Sonuç olarak ağaçları
kimler budamışsa, önce bu işi iyice öğrenmelidir.
Elazığ’da Orman Bölge Müdürlüğü var. Gerekirse bu kurumdan
kurs almalıdırlar. Yazık oluyor ağaçlara. Bana göre budama
adı altında, ağaç katliamı yapılıyor. Bu yanlış budama
yüzünde de bazı ağaçların kuruyacağı endişesini taşıyorum.
KURULTAYLAR
KENTİ ELAZIĞ
05 Mart 2004 Cuma
Elazığ kenti son yıllarda düzenlediği
kurultaylar ile gündeme geliyor. Ekonomik Kurultay ile
başlayan bu süreç, Kültür Kurultayı ile sürdürülüyor. Bu
Kurultay çalışmaları ile ekonomik alanı ilgilendiren
sektörlerde bir bakıma Elazığ İlinin ekonomik envanteri
çıkarıldı. Mevcut durumu yansıtan raporlar
birleştirilerek, kitap halinde yayımlandı ve ilgili kişi
ve kuruluşların hizmetine sunuldu. Elazığ Valiliği
önderliğinde başlayan Ekonomik Kurultay çalışmalarını
özveri ile tamamlayan ve katkı sağlayan tüm kişi ve
kuruluşlara şükran duygularımızı iletmeliyiz. Bu tür
çalışmalar gerçekten büyük özveri istiyor.
Aslında Elazığ’da Valilik, Fırat
Üniversitesi, Elazığ Belediyesi ve farklı Sivil Toplum
Kuruluşları arasında çok güzel diyalogların yaşandığını
rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu kuruluşlar, Elazığ’ı
ilgilendiren konularda bir araya gelebiliyor ve birlikte
çok güzel çalışmalar yapabiliyor. Oysa komşumuz Malatya’da
Valilik ile Üniversitenin işbirliği içerisinde
Elazığ’dakine benzer çalışmaların olmadığından dert yanan
Malatyalı dostlarım var.
Kültür Kurultayı çalışmaları da mükemmel
bir biçimde sürdürülüyor. Ama üzülerek belirtmek gerekir
ki, bazı kişiler sadece eleştiri yaptıklarından ve konunun
aslını ve hedefini bilmediklerinden, kendilerince bu
çalışmaları küçümsemeye kalkışıyorlar. Ama konuştukça
hakkettikleri tepkileri de alıyor ve bir bakıma
tükeniyorlar.
Kültür Kurultayının ilk dört eseri başarı
ile tamamlandı ve halkımızın istifadesine sunuldu. Diğer
eserler üzerinde de komisyonlar tüm hızı ile çalışmaya
devam ediyor. Bu güzellikleri görmeyip veya konuyu
bilmeyip, sadece eleştiri yapmak tutarsızlıktır. Hala
Kültür Kurultayı çalışmalarını karamak isteyenlere de bir
çift sözüm var. Gelin ne yapıldığını görün, ortaya çıkan
eserleri inceleyin ve sonra eleştirilerinizi yapın. Aksi
takdirde sağda-solda tutarsız ve mesnetsiz konuşmalarınız,
sizi zor durumda bırakıyor ve iddialarınızı savunamayacak
durumlara düşebiliyorsunuz. Kültür Kurultayı bir festival
değildir. Kültür Kurultayının amacı, Elazığ’a ve gelecek
nesillerimize kalıcı eserler bırakmaktır. Kültür Kurultayı
komisyonlarında gönüllü çalışanların hepsi büyük
fedakarlık göstermiş ve çalıştıkları alanlarda konunun
uzmanlarıdır.
Kurultaylar silsilesine yeni bir halka daha
ekleniyor. Geçen Cuma günü Elazığ Musiki Konservatuarı
Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Feti Ahmet Deniz ile
üyeler Nurettin Demirbaş, Hüseyin Erdal Çitil, Metin
Çağlar; ayrıca Danışma Kurulu üyeleri Prof. Dr. Bülent Şen
ve bendeniz Valimiz Sayın Kadir Koçdemir’i ziyaret ettik.
Yönetim Kurulu Başkanı Feti Ahmet Deniz
“Birinci Türk Dünyası Müzik Kurultayı” projesini Sayın
Valimize anlattılar. Sayın Valimiz bu düşünceyi genel
anlamda olumlu karşıladıklarını, Nisan ayı ile birlikte
Elazığ Musiki Konservatuarı Derneğinin bu bağlamda
çalışmalara başlayabileceği sinyalini verdiler. Bu proje
teklifini ortaya koyan EMK Derneği Başkanı Feti Ahmet
Deniz ve Yönetim Kurulunu candan tebrik ediyorum.
Elazığ’daki diğer Kurultay çalışmaları gibi, “Birinci Türk
Dünyası Müzik Kurultayı” çalışmaları sayesinde, Türk
dünyasının musikisinin kitaplar halinde belgesel nitelikte
yayınlanacağı günü de sabırsızlıkla bekliyorum.