Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Yazarlar / Asaf VAROL << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

Asaf VAROL ....:...: İLETİŞİM :

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa

Prof. Dr. Asaf VAROL - Güncel Yazılarıyla Artık Yazar Sayflarımızda

KADININ STATÜSÜ
16 Kasım 2003
Pazar


8 kasım günü Elazığ’da Kadının Statüsü ve Sorunları konusunda önemli bir seminer gerçekleştirildi. Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti işbirliği ile gerçekleştirilen bu seminerin birinci oturumunda ağırlıklı olarak kadının statüsü ve sorunları konuları ele alındı. Bu bölümde Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdür Yardımcısı Fatma Karakoç, kadın sorunları ile ilgili genel bir bilgilendirme yaptı. UNFPA 3. Ülke Programı konusunda Meltem Ağduk, Üreme Sağlığı ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği alanında Dr. Sarp Üner ve Medya ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği konusunda da Yrd. Doç. Dr. Abdülrezzak Altun tebliğlerini sundular.

Panelistlerin kadın sorunları hakkında yaptıkları konuşmaların hemen hepsi, Dünya ve Türkiye kadınlarının gerçek sorunları idi. Bu bölümde verilen istatistiksel rakamlar, ülkeler arasında kadın sorunları açısından çok fazla bir farkın olmadığını da ortaya koyuyordu.

Bu dönemlerde TGRT’de yayımlanan ve Yasemin Bozkurt’un sunduğu “Kadının Sesi”, Show TV’de Sinan Çetin’in sunduğu “Film Gibi” ve keza Flash TV’de yayımlanan ve Medyum Memiş tarafından sunulan “Evlat Acısı“ isimli vb diğer programları mutlaka seyredenleriniz olmuştur. Bu programlarda bazen öyle olaylarla karşılaşıyoruz ki hayretler içerisinde kalmamak mümkün değil! Bu programlarda merkezde her zaman bir kadının olduğu görülür.

Olaylar zincirinde kadının bir eşya gibi görüldüğü, özellikle de ekonomik bağımsızlığı olmayan kadınların, kocalarının her türlü işkencesine tahammül etmek zorunda kaldığı ve “kader” deyip sonuçlarına katlandığı görülür. Toplumumuzda eziyet gören, her türden tecavüze maruz kalan kadınlar sonuçta annemiz, kız kardeşimiz veya kızımızdır. Bir an için bu tür zulümlerin kızımıza yapıldığını düşündüğümüzde, herhalde hepimizin tüyleri ürperiyordur. Zaten tüyleri ürpermeyenleri insan  kategorisinde değerlendirmek yanlış olur.

Kadının uğradığı haksızlıkları gidermek kısa sürede mümkün değildir. Bu bir eğitim ve kültür meselesidir. Zaman ilerledikçe ve toplumları eğitim ve kültür düzeyleri yükseldikçe, kadının sorunları da zamanla hafifleme sürecine gidecektir. Ancak önümüzde daha uzun yılların olduğu da bir gerçek.

Bu konularda halkı bilinçlendirmenin en etkin araçlarından biri de medyadır. Özellikle görsel medya aracılığı ile yapılan programlar, toplumu bu alanlarda eğitmek ve geliştirmek açısından önemli bir misyonu üstlenebilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde yukarıda isimleri verilen televizyon programlarının toplumu bilinçlendirme bağlamında yararlı olacağı düşünülebilir. Ama kritik bir nokta olduğu da gözden uzak tutulmamalıdır. Söz konusu televizyon programlarında bazen hasımlar arasında çok sert tartışmalar yaşanabilmekte ve karşılıklı hakaretler yapılmakta ve hatta tehditler savrulmaktadır.

Bu programların tehlikeli yönü, televizyon programına kızıp intihar edenler, birilerini öldürenler veya yaralayanlar çıkarsa ne olacak? Program sunucuları seyretme rekoru kırmak amacıyla hasımları karşılıklı konuşturuyor. Ancak bu konuşmalar sonrasında öldürme olayları gerçekleştirilirse, hesabını kim verecek? O nedenle kadın ve aile sorunlarını sergilemek isteyen programcıların da bu konularda eğitilmiş olmaları gerekmez mi?


Bu yazı hakkında yazara yorumlarınızı bu form ile ulaştırabilirsiniz.


Prof. Dr. Asaf VAROL
Elektronik Posta:
avarol@firat.edu.tr

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa Başa Dön

| Tasarım | Site Harita | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön | Hakkımızda |    Ana Sayfaya Dönüş