Elazığ’a doğal gaz gelecek mi gelmeyecek mi
diye bir tartışma başlatıldı bu günlerde. Yerel medyada
konu ile ilgili biraz ilgili olanlar çeşitli açıklamalar
yaparak görüşlerini belirtiyor. Konut sektöründe atılan
hamlelerden Elazığ’ın mahrum edilmesi, halkımızı tedirgin
ediyor. Bazı Milletvekillerimiz konuyu detayları ile
halkımıza anlatmaya çalışıyor ve de yoğun bir biçimde
mücadele verdiklerini belirtiyor.
Bir vatandaş olarak ben sonuca bakarım.
Demeçler ve gerekçeler göstererek yapılan savunmalar eğer
sonucu halkın isteği doğrultuda değiştiremiyorsa, benim
için söylemler önemli değil. Yani konut sektörüne yakın
gelecekte Elazığ ili dahil edilecek mi, bu sorunun cevabı
çok önemli.
Şimdi de “Doğal gaz Elazığ’a gelmiyor”
yorumları yapılıyor. Yerel basınımızın ve özellikle de
Kanal E’nin konuya gösterdiği hassasiyeti candan
kutluyorum. Çünkü olayların peşine düşmediğinizde bazı
önemli fırsatları kaybediyoruz. Bazı bilinmeyen noktalara
açıklık getirmek istiyorum.
Malatya, Elazığ, Tunceli, Bingöl ve
Muş
illerindeki doğal gaza olan talep miktarını belirlemek
üzere yapılan çalışmaların koordinatörlüğü tarafımdan
yürütüldü. Dolayısıyla 2002 Eylülünden sonraki dönemdeki
gelişmeleri en yakından izleyen ve çalışmaların içerinde
olan bir kimliğim var.
Doğal gaz konusunda Elazığ’ın Malatya ile
birlikte proje kapsamına alınması konusu 2002
sonbaharında gerçekleşti. Yönetim kurulundan bu kararın geçmesine yardımcı olan kişi
BOTAŞ’da bir bürokrat. İsmini
açıklamak istemiyorum. Bu kişi ile eskiye dayanan bir
dostluğumuz var. Doğal gaz anket çalışmalarını
başlattığımızda, sık sık bu bürokratın yanına gidiyordum.
Bir defasında “Elazığ’a doğal gazın gelmesinin Malatya ile
birlikte başlatılması için ne yapmalıyız?” dediğimde bana
verdiği cevap “Yönetim kurulunda konuyu görüştüreceğim ve
elimden geleni yapacağım” demişti.
BOTAŞ anket
çalışmaları için sık sık ilgili kuruma gidiyordum ve 2002
sonlarında gene Ankara’da idim. İlgili bürokratı ziyaret
ettiğimde “Hocam, gözünüz aydın, yönetim kurulu kararı ile
Elazığ da Malatya projesi kapsamına alındı” dediğinde çok
mutlu olmuş ve Elazığ’a döndüğümde Sayın Rektörüme konu
hakkında bilgi vermiştim. Hatta Ocak sonunda Elazığ Kültür
ve Tanıtma Vakfının birçok üyesinin hazır bulunduğu Ankara
Üniversitesi misafirhanesindeki yemekte doğal gaz boru
hattı ile ilgili haritayı göstermiş ve bu hayırlı işi
katılımcılar önünde açıklamıştım.
Yani eğer söz konusu bürokrat bana
yanıltıcı (kanımca bana yanıltıcı bilgi vermesine hiçbir
neden de yok) bilgi vermediyse, Elazığ’ın doğal gaz
kapsamına Malatya ile birlikte başlatılmasının BOTAŞ
yönetim kurulundan geçmesi 2002 sonbaharında oldu.
Gelelim sonuca. Geçen cumartesi günü resmi
gazetede yayımlanan doğal gaz boru hattı ihalesinde
Malatya, Kahramanmaraş, Gaziantep, İskenderun, Osmaniye,
Adana, Tarsus, Mersin illerini kapsayan hattın ihaleye
çıktığı anlaşıldı. Ancak Elazığ’ın bu listede ismi yoktu.
Doğrusunu söylemek gerekirse o haberi duyduğumda ben de
şok oldum ve hemen BOTAŞ’daki tanıdıklarımı, anketleri
birlikte yürüttüğümüz bazı kişileri ve ilgili bürokratı
aradım. En yetkili yer yatırım ve ihaleler dairesi idi.
İsmini vermek istemediğim bir yetkiliye gerçek durumun ne
olduğunu sordum. Bana verdiği cevap, “Hayır hocam Elazığ
projeden çıkarılmadı. Sadece ilk önce bu 8 il ile ilgili
işlemler tamamlandığı için önce o illerin ihalesini
çıkıldı. Muhtemelen Aralık veya en geç Ocak 2004’de de
Elazığ ile ilgili ihale yapılacak” dediğinde rahat nefes
aldım. Emin olmak için
“Elazığ’ı ihale etmemek gibi bir
durum olabilir mi” dediğimde aldığım cevap “Hayır” oldu.
Ama burası Türkiye! Şu anda içim rahat değil. Bir
bakarsınız BOTAŞ Yönetim Kurulu ani bir kararla Elazığ’ı
devre dışı bırakabilir. Olmayacak şey değil. O zaman git
de derdini marko paşaya anlat.
Bu yüzdendir ki Elazığ’lılar olarak
Elazığ’ın menfaatlerini korumak için canla başla mücadele
etmeliyiz. İşleri şansa bırakmamalıyız. Konuyu sıcak bir
biçimde takip etmeliyiz. Hatta doğal gaz işlemlerini takip
edecek birkaç kişiden oluşan bir “Doğal Gaz İzleme Heyeti”
oluşturalım. Bu heyet sürekli bu işi takip etsin ve halkı
zaman zaman bilgilendirsin, derim.