11 EYLÜL VE AMERİKA
11 Eylül 2003 Perşembe


11 Eylül 2001 tarihi dünyadaki önemli olaylardan bir tanesi olarak tarihe geçti. İki uçağın New York’taki ikiz ticaret merkezi binalarını çökertmesi, diğer bir uçağın pentagon binasına çarpması ve bu olaylarda üç bini aşkın kişinin yaşamını yitirmesi, dünya coğrafyasının da değişmesine neden oluyor. ABD’nin Afganistan ve Irak’a girmesi, diğer taraftan Irak’ta Saddam hükümdarlığına son verilmesi, Orta Doğu’da coğrafik sınırların yeniden çizilmesine ve Orta Doğu’nun yeni oluşumlara gebe kalmasına vesile oluyor. 

ABD bir yandan sahip olduğu askeri silah üstünlüğü ile dünyada istediği ülkede istediği değişikliği yapabileceğini gösterirken, diğer yandan da haklılığını kanıtlamak ve kamuoyu oluşturmak için yoğun bir propaganda içerisine girmiş bulunuyor. 

ABD’de gün yok ki Irak’tan ve terörden bahsedilmesin. Haber kanallarının hemen hepsi aynı konuları yoğun bir biçimde işlemeye devam ediyor. Özellikle Eylül ayına girildikten sonra bu olaylara odaklanmış haberler doğal olarak daha da çoğaldı. 11 Eylül olaylarının video görüntüleri ve ölenlerin aileleri ile röportajlar daha sık yayınlanmaya başlandı.

11 Eylül sonrası yabancıların durumu ülkede oldukça zorlaştırıldı. Özellikle Müslüman ülkelerden gelenlerin sıkı bir biçimde takip altında bulundukları kanısındayım. Yabancıların ABD’ye girişi, vize safhasından başlayarak her kademede zorlaştırılıyor. Yabancılar yasası süratle değiştiriliyor. Vize alıp ülkeye girenler ise, yaşamlarının doğal parçası olan bazı imkanları kullanamaz duruma geliyor. 

Önceleri ülkede sosyal güvenlik numarası sahibi olmak, ehliyet almak çok kolay rutin işler arasındaydı. Şimdi bu tür imkanlara sahip olmak oldukça zorlaştırıldı. Öğrenci iseniz, öğrenciliğinizin sürdüğü süre için vize alabiliyorsunuz. Oysa eskiden sürelerde daha esnek davranılırdı. Ehliyet almak daha kolaydı. Soysal güvenlik numaranız yoksa, bankada hesap açtırmanız zorlaşıyor, ehliyet almak için müracaat edemiyorsunuz. Bir işlem yapmak için ilk sorulan belge her zaman sosyal güvenlik numarası.

Terör denilen lanetlenmiş eylemleri tasvip edenlerinin sayısının düşük seviyelerde olduğu görüşündeyim. Kanımca ABD’nin yabancılara uyguladığı bıktırma eylemleri yerine, yüksek teknolojisi yardımı ile farklı yöntemler uygulaması daha mantıklı olur. Her yabancıyı potansiyel suçlu gibi kabul ederek, ABD’deki yabancıların yaşamlarını zorlaştırılması büyük bir haksızlıktır. Tüm ülkelerin barış içinde ve kardeşçe yaşamlarını görmenin imkansız olduğu bu dünyada, terör ve şiddet eylemlerinin sıkıntılarını her zaman dürüst insanların çektiğini unutmamak gerekir.

Yorum Formu


Prof. Dr. Asaf VAROL
Elektronik Posta:
avarol@firat.edu.tr

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa Başa Dön