Türkiye’de bir konu
üzerinde tartışıldığında, hemen arkasından bir mafyadan
söz edilir. Mafya tabiri o kadar yaygınlaştı ki, olumsuz
bir durum ortaya çıktığında hemen kabahat mafyada aranır.
Ülkemizde birçok alanda değişik biçimlerde ortaya çıkan
mafya olayları yaygındır.
Elazığ’da son olarak
Gazi caddesi gibi ana caddelerde de park alanlarının
yaratılmış olması, önceleri emniyet mensuplarının güçlükle
çözdükleri arabaları rasgele ana cadde üzerine park etme
olayını hemen hemen ortadan kaldırdı. Park yerlerinin
ücretli olması, araba sahiplerini park etme konusunda
caydırıcı bir konuma getirdi. Bu düzenleme gerçekten
kısmen de olsa özellikle Gazi caddesine nefes aldırdı.
Ancak Elazığ’ın park problemi, katlı otopark alanları
yapılmadıkça çözülmesi mümkün görülmüyor.
ABD’de özel sektör her
alanda etkisini göstermektedir. Hemen tüm alanlardaki
işler özel sektöre devredilmiştir. Park yerlerinin özel
sektöre devredilmesi olayı burada daha yaygın bir biçimde
uygulanıyor. Kaldığımız şehirde de park yeri bulmak çok
zor. Üniversite açıldığında şehrin nüfusu iki misli
artıyor ve park yeri bulmak adeta imkansız. Yani araba
başınıza dert oluyor ve çoğu kez yürümek daha kolay
oluyor.
Park yerleri
bizdekilerden farklı bir biçimde uygulanıyor. Sadece park
yeri özel sektöre devredilmemiş. Usulsüz park edenlerin
araçlarının çekilme işleri de özel sektör tarafından
yapılmakta. Özel sektör de çok acımasız davranıyor. Adeta
pusuya yatıyor ve usulsüz park edilen araçları hemen
yerinden kaldırarak, götürüyorlar. Çekilen araç sahibi,
arabasını çekilen yerden geri almadığı her geçen gün için
100 dolar ödemek zorunda kalıyor. Yani burada arabası
çekilen kişi, hemen gidip alsa dahi, nereden bakarsanız
çekici ve park yeri ücreti derken 200 dolar ödemek zorunda
kalıyor.
Kısa süreli yol
kenarlarında park etmek için kaldırım kenarındaki para
makinelerine para atmak gerekiyor. Eğer atılan paranın
karşılığı olan süre dolmuşsa, örneğin 10 dakika gecikilmiş
ise, arabanının tekerine kelepçe takılıyor. Yani arabasını
sahibi kaldıramıyor ve belirli aralıklarla gezici özel
sektör elemanları gelip araç sahibine 20-30 dolar arasında
ceza kesiyorlar.
Araç sahibi geldiğinde
tekerleklerine takılan kelepçeyi fark etmez ve aracını
çalıştırırsa takılan o kelepçe, çamurluğun ve tekerin
tahrip olmasına da neden olabiliyor. Nitekim bir öğrenci
kelepçe takılı olduğunu fark etmeden arabasını kullanmaya
çalışmış. Bunun sonucunda teker patlamış ve çamurluk
göçmüş. Belki park para makinesine 50 cent fazla atmayarak
tasarruf etmek isterken, kendisine 500 doların üzerinde
bir masraf açılmış olabiliyor.
ABD’lilerle bu durumu
konuştuğumda özel sektörün daha fazla para kazanmak için
çok acımasız davrandığını söylüyorlar. Acaba trafik polisi
bu işi yürütseydi, aynı biçimde çok sık araçlar yerinde
çekilir miydi sorusuna ise verdikleri yanıt “hayır”.
Bir an için Elazığ’da da
yasak yere park edenlerin araçlarının özel sektör
elemanlarınca çekildiğini düşündüğümde, gözümün önünde
canlanan manzara, tartışma ve kavgaların çoğalacağı, belki
tatsız ortamların doğacağı biçimindedir. Temennim, Elazığ
Belediyesinin bir an önce çok katlı otopark projelerini
yap-işlet-devret modeli ile hizmete sokarak, kısa
gelecekte Elazığ otopark problemini çözmesidir.