DOĞAYI SEVMEK VE KORUMAK
07 Ağustos 2003 Perşembe


Ziyaret ettiğim yabancı ülkelerin doğayı korumak için verdikleri mücadeleleri gördükçe imreniyorum. Çoğu ileri gelişmiş ülkeler adeta yeşile boğulmuş gibi. Yolların kenarlarındaki yeşil alanlar gözlerinizi okşuyor. Sokaklarda yere atılmış çöpe rastlamanız çok ender.  

ABD de kaldığımız West Virginia, çok sık ormanları ve rengarenk ağaç türleri ile ünlenmiş bir eyalet. Şehir içerisindeki parklarda ve ormanlık yerlerde geyikler cirit atıyor. Şehrin hemen bitişiğindeki ormanda yabani hayvanlar dolaşıyor ve sanki de evcilleşmiş gibiler. Çünkü siz dolaşırken, onlar ürkmüyorlar ve otlamalarına devam edebiliyorlar. 

Amerikalılar yabani hayvan gördüklerinde onları ürkütmemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Mümkün olduğunca sessiz dolaşmaya gayret gösteriyorlar. Ellerindeki çöpü yere atana henüz rastlamadım. Bir çöp kutusu buluncaya kadar çöpü ellerinde taşımaya devam ediyorlar. Yani ABD halkının zaten büyük bir bölümü, çevreyi kirletmemek için elinden geleni yapıyor. Buna karşın çevreyi kirletenlere de büyük cezalar uygulanıyor. Örneğin yasak bir yere çöp dökene uyguladıkları cezalar 500 dolardan başlıyor. Çöpü döktüğünüzü gören bir Amerikalı mutlaka sizi ihbar ediyor. 

Çevreye bu kadar hassas davranılırsa, artık çevre kirliliğinden bahsetmek söz konusu olur mu? Elbette hayır. Burada yağmur çok sık yağıyor. Sanki de doğanın kendisi de çevrenin temiz ve yeşil kalması için çaba sarf ediyor ve  otlar adeta suya doyuyor ve her taraf yemyeşil. 

Kaldırım kenarlarına belediye tarafından çiçek saksıları konulmuş. Bu saksılar kaldırım üzerinde tahminen 2 metre yükseklikte demir sehpalar üzerinde durmakta. Saksıdan taşan yapraklar ve çiçekler aşağı doğru sarkıp güzel bir görünüm veriyor. Havanın bulutlu olması ve muhtemelen yağmurun yağması kesin gözükmesine rağmen her sabah belediyenin elemanları özel araçlarla bu çiçekleri sulamaya devam ediyor. 

Kaldığımız evin önünün asfaltı bozulmuştu. Asfaltlama yapılacağı haberi 2 hafta önceden yol kenarına levhalar asılarak asfaltlamanın 3 gün süreceği duyurulmuştu. İlk iki gün yollar temizlendi ve bozuk satıhlar kazıldı. Ancak başlangıçta işlemler o kadar ağır yürüyordu ki ben kendi kendime “Bunlar bizden de tembel. Bir ayda asfaltlamayı bitirebilirlerse iyi” diyordum. İnanmayacaksınız ama üçüncü gün asfaltlamanın bittiğini ve çok kaliteli bir asfaltının yapıldığını görünce hayretler içinde kaldım. Yani işlerini belirtikleri süre içerisinde mutlaka bitiriyorlar ve çok sağlam iş yapıyorlar. 

İşte çevre böyle korunur. Doğadaki her türlü canlının yaşama hakkına böyle saygı gösterilir. Bazı Amerikalı komşularımız, bahçelerine geyiklerin dadandığını ve zarar verdiklerinden şikayetçi olmalarına karşın, onları sevebiliyorlar. Bizde olsa herhalde tüfeği alır hemen oracıkta hayatına son verirdik. 

Yeşili bozdukça, çölleşen çevre nedeniyle ne yağmur yağar ne de erozyon önlenebilir.

Doğayı korumayı öğrenmeliyiz. Biz doğa ile barışık olmadıkça, doğa da bizimle barışık olmaz.

Yorum Formu


Prof. Dr. Asaf VAROL
Elektronik Posta:
avarol@firat.edu.tr

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa Başa Dön