E-DÖNÜŞÜMÜN DRAMATİK SONUCU
28 Temmuz 2003
Pazartesi


Ekim 2002 ayında Günışığı ve on-line yayımlanan www.elaziz.net gazetelerinde “Internet Bankacılığı Problemli“ başlıklı bir yazı yazmıştım. O yazımda “Internet bankacılığında son dönemlerde sahtekarlık olayları çoğalmaya başladı. Bankacılık işlemlerini Internet üzerinden yapan kişilerin bilgilerini çeşitli yazılım programları ile elde eden bazı kişiler, bilahare elde ettikleri kullanıcı kodu ve şifreleri ile sahibinin hesabından para çekip kendi hesaplarına aktardıkları olaylarını basından duyuyoruz.” ifadelerini kullanmıştım. Ankara’dan bir okuyucumun feryadını sizlere aktarmak istiyorum. 

“3 Haziran 2003 tarihinde başıma korkunç bir olay geldi.Yıllardır biriktirdiğim bir miktar dolar vadeli hesabımı Internet bankacılığı yoluyla virus göndererek şifremi ele geçirip hesaplarına aktarıp 17 adet bankamatik kartı ile 3 günde çekmişler. Sahte kimlik düzenleyerek Internet bankacılığı ve bankamatik kartı çıkarmışlar. Olayı bankadan öğrendiğimde şok oldum. Söz konusu şahsın 20 gün önce de diğer bir banka müşterisine bana yaptığının aynısını yaptığını öğrendim. Paramı ödeyin başvurusuna, şifrenin üçüncü şahısların eline geçmesinden bankanın mesul tutulamayacağı cevabı geldi.”  

Geçen yıl yazdığım uyarı nitelikli bir yazı, bu yıl maalesef gerçekleşmiş oldu ve yıllardır bu okuyucumun yoğun bir biçimde çalışarak biriktirdiği paralar bir anda yok olmuş. Şimdi büyük bir mücadele verecek ki parasını kurtarsın. Okuyucumun yazdıklarından yola çıkarak, bu olayda parayı hesabına aktaran kişinin sahte kimlik ile 17 adet bankamatik kartı çıkartmış olması dikkatimi çekiyor. Nasıl oluyor da kartı düzenleyen banka memurları, 17 adet sahte kart düzenleyebiliyorlar! Bankalarımız acaba bu kadar gayri ciddi mi çalışıyorlar? Bankada hesap açtırırken mutlaka vergi numarası da gerekiyor. Bu olaya anlam vermek mümkün değil. Türkiye’de Internet Bankacılığının özel durumları için de henüz tam etkili bir yasanın olmadığını biliyorum. 

Okuyucuma önerim, hukuksal mücadelesini sürdürmesidir. Özellikle parayı hesaplarına geçiren şahsın 17 adet bankamatik kartı çıkartabilmiş olmasının üzerinde durmak gerekir. Bu konuda elbette ki hukukçularımız daha etkin ipuçları elde edebileceklerdir. Benim yapabileceğim sadece tavsiye ile sınırlı kalır.  

Internet bankacığını kullanan kişilerin kullanıcı kodu ve şifrelerini başkalarına asla vermemelerini, şifrelerini mümkün olduğunca uzun yazmalarını, Internet Bankacılık işlemlerini Internet kafeler gibi umuma açık olan yerlerde yapmamalarını, mümkün ise sürekli kendilerine ait ve de başkasının kullanmadığı bilgisayarlar üzerinden bankacılık işlemlerini yürütmelerini, Internet bankacılığı esnasında ekranda şifre girme işlemi için bir pencere sunuluyorsa, karakterleri oradan seçmelerini, yani klavyeyi kullanmamalarını, şifre verirken başkalarının kolaylıkta tahmin edebilecekleri doğum yılı, çocuklarının adlarını vermemelerini ve makinelerinde çok iyi virüs tarama programlarını kurmuş olmalarını öneririm. 

Sonuç olarak, Internet Bankacılığı zaman tasarrufu açısından çok önemli bir teknoloji. Ancak maalesef her yeni teknolojinin mutlaka aksayan yönleri de mevcut. Bu olayda da görüldüğü gibi bir vatandaşımız, teknolojin kurbanı olmuş. Artık vereceği hukuksal savaşın sonucunu beklemekten başka da çaremiz yok gibi…

Yorum Formu


Prof. Dr. Asaf VAROL
Elektronik Posta:
avarol@firat.edu.tr

Biyografim Eski Yazılarımız E-Posta Atın Yazar Ana Sayfa Başa Dön