Bir
ülkede üretilen malların ekonomiye sağlayacağı katkıyı
çoğaltmanın bir yolu da üretilen malın dış piyasalarda
pazarlanabilmesidir. Uluslararası ekonomi kuralları
gereğince ülkeler ürettikleri malları mümkün olduğunca
diğer ülkelerde de pazarlamayı hedefler. Serbest piyasa
ekonomisinde, kim daha kaliteli malı daha ucuza satıyorsa,
piyasanın hakimi o olur.
1977’de
Elazığ’da şimdiki adı Karadeniz Birlik olan ve Malatya
yolu üzerinde bulunan yağ fabrikası montajında
çalışıyordum. Söz konusu Fabrika Belçika patentli idi. İki
yabancı mühendisle birlikte montaj işlerinin yürütülmesini
sağlıyorduk. Montaj bittiğinde söz konusu iki yabancının
montaja ait projeleri yırtıp çöpe attıklarını gördüğümde,
yanlarına giderek bu projeleri bana vermelerini ve böylece
ileride bu fabrikada çıkacak arızaları gidermede
kullanabileceğimi söylemiştim. Bu projeleri bana
veremeyeceklerini, Çin’deki bir olayı anlatarak
bildirmişlerdi. Benzer bir fabrikayı Çin’de de
kurduklarını ve ancak şimdi artık Çinlilerin de benzer
fabrikayı kendilerinin kurabildiklerini söylediler. Çünkü
Çin uluslararası patent anlaşmalarına saygı göstermeyen ve
patent kurallarını tanımayan bir ülke idi. Ele geçirdiği
her malın taklidini üretiyordu.
Bilindiği
üzere Çin ülke nüfusu olarak tüm ülkeler arasında birinci
sırada. Bu ülkede ailelerin bir çocuk sahibi olmasına
müsaade ediliyor. Daha fazla çocuk sahibi olanlardan vergi
alınıyor. Nüfusun çok fazla oluşu, çok ucuza insan gücü
imkanı sağlıyor. Diğer bir deyimle karın tokluğuna
insanlar çalışmak zorunda kalabiliyor. Ucuza insan gücü
bulabilmenin verdiği büyük avantajı kullanan süper
ülkeler, mallarını Çin’de kurdukları fabrikalarda üretmeyi
tercih ediyorlar.
ABD’de
dolaştığınız her mağazada Çin’de üretilen mal bulmanız
mümkün. Alacağınız ve de ucuz olduğunu gördüğünüz her mal
üzerinde “Made in China (Çin Malı)” yazısını görürsünüz.
Büyük süper mağazalara girdiğinizde tekstil, mutfak
eşyaları, elektronik cihazlar, elektrikli ev aletleri vb
birçok eşyanın Çin’de üretildiğini anlarsınız. Büyük
mağazalar, bu eşyaların bulunduğu reyonlara “Görülmemiş
İndirim”, “Şok Fiyatlar” şeklinde büyük afişler asıyorlar.
Gerçekten de Türkiye’deki fiyatlarla kıyasladığınızda,
malın çok ucuz olduğunu hemen fark ediyorsunuz. Ancak
etiketine baktığınızda malın Çin’de üretildiği gerçeğini
görüyorsunuz.
ABD süper
mağazalarında satılan malların çok büyük bir bölümünün
Çinlilerin hakimiyetinin altında olduğu bir gerçek. Sadece
ABD değil, Avrupa ülkelerinde de benzer durum söz konusu.
ABD’de çok sayıda Çinli görüyorsunuz. Üniversitelerin
birçok bölümünde Çinli öğretim elemanların sayıları her
yıl artıyor. Çünkü ABD vatandaşlara göre çok daha ucuza
çalışıyorlar ve de tükenmeyen bir çalışma azimleri var.
Çin bu göstergeleri ile çok hızlı gelişen bir ülke ve
dünya ekonomisini etkiliyor. Ama ne yazık ki nedeni ne
olursa olsun ABD süper mağazalarında “Türk Malı” damgalı
tek bir ürüne dahi henüz rastlayamadım. Artık ülke olarak
hızlı kalkınmanın sihirli kurallarının gereklerini yerine
getirmek zorundayız, aksi takdirde Atı Alan Çoktan
Üsküdar’ı Geçiyor.