Yaz tatili nedeniyle araç
trafiğin yoğunlaştığı şu günlerde, trafik kaza
haberlerinin artacağı endişesini hepimiz taşıyoruz. Her
yıl dini bayramlarımızda ve yaz tatillerinde birçok
insanımızı kazalar nedeniyle kaybediyoruz. Bu kayıpların
nedenleri arasında alt yapı yetersizliği ve trafik
kurallarına uymayan sürücülerin davranışları başta
gelmektedir.
Gelişmiş ülkelerde trafik
kazalarından ölenlerin sayısı, ülkemizle kıyaslanmayacak
derecede azdır. Örneğin ABD veya Avrupa ülkelerinde bir
trafik kazası meydana geldiğinde, basının önemli bir
bölümü bu olayı manşetten verir. Çünkü o tür olaylar nadir
cereyan eder.
Bizde ise sözüm ona
trafik kontrolleri çok daha fazladır. Hemen her yolda
birkaç trafik polisi memurunun içinde oturduğu ve adeta
pusuya yattığı araçları görmekteyiz. Seçtikleri noktalar
can alıcı yerler. Orada birçok araç sürücüsü hız yapmakta
ve sonuçta cezayı yemektedir. Oysa bazı yollarda görülen
“Bu yolda radarla hız kontrolü yapılmaktadır” türünden
levhaların işe yaradıklarına şahit olmuşumdur. O levha
nedeniyle birçok sürücünün araçlarını yavaşlattığı
bilmekteyiz.
Radarla hız kontrolü
yapıldığında nedense üç-dört polisimiz birden görev alır.
Yani her sektörümüzde olduğu gibi, bu alanda da insan
enflasyonumuz var. Ama diğer taraftan da yeterli
polisimizin olmadığından bahsedilir. Oysa ABD’de pusuya
yatarak radarla hız kontrolü yapan araca rastlamak hemen
hemen imkansız. Yollarda hız limitleri ile ilgili
yeterince işaret levhaları bulunur. Polis aracı normal
trafik içinde seyreder ve kuralı çiğneyen bir sürücüyü
gördüğünde peşine takılır. Üstelik araç içerisinde de
bizde olduğu gibi birkaç polis memuru bulunmaz. Genelde
tek bir polis memuru vardır o da aynı zamanda aracın
sürücüsüdür.
Sirenlerini çaldığında,
aracınızı sağa çekip durmak zorundasınız. Üstelik polis
memuru size gelmeden siz emniyet kemerinizi sökemez ve
dışarı çıkamazsınız. Polis memurunun yanınıza gelmesi
dakikalar alır. O arada plakanızdan yola çıkılarak
kimliğiniz hakkında gerekli bilgiler de çoktan elde
edilmiştir. Evraklarınız istenir ve hatalı sürüşünüzün
nerede ve hangi saatte olduğunu gösteren bir ceza kağıdı
elinize tutuşturulur. Bizde ise trafik polisi aracının
yanına gidilir, direksiyondaki polis memuruna kendimizi
tanıtarak baskı uygulamaya çalışır ve çoğu kez de gereksiz
tartışmalar içine gireriz.
Bu davranışlarımız,
aldığımız eğitim ve kültürümüzle ilgili. Kendi ülkemizde
trafik kurallarını hiçe sayan ama dış ülkelere
gittiklerinde tüm trafik kurallarına harfiyen uyan
bireylerimizin sayısı oldukça fazladır. Trafik kurallarına
uymama alışkanlığımızı, kolay kolay değiştirmeyeceğiz
gibi. Bu tablo karşısında da trafik kazalarında
kaybettiğimiz vatandaşlarımızın sayısı, elbette sözü geçen
gelişmiş ülkelere nazaran çok fazla olacaktır.
Trafik kazaları alanında
verdiğimiz maddi manevi kayıpları azaltmanın yolu
insanımızı eğitmektir. Ama nasıl bir eğitim türü olacak,
gerçekten tespiti zor bir konu. Çünkü
eğitim eksikliği eğer söz
konusu ise, o zaman aynı insanımız neden ABD’de veya
Avrupa’da kurallara uyuyor. Enteresan bir toplumuz
vesselam!