Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Türkülerimiz / Zülküf Türküsü Hikayesi << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

TÜRKÜLERİMİZ / ZÜLKÜF TÜRKÜSÜ :

book1b.gif (1694 bytes)

Diğer bazı Türkülerimizin çıkış öykülerini bu bölümden .eşitli zamanlarda izleyebilirsiniz...


ZÜLKÜF TÜRKÜSÜ
Yöresi : ELAZIĞ
TRT'ye Derleyen Yük. Müh. Şemsettin Taşbilek
Derleme Tarihi 21. 03. 2002
Kaynak Kişi Sıtkı Demirci

Zülküf Türkünün Güftesini Okumak İçin Tıklayınız

Elazığ ve Harput Musikisi Hakkında Geniş Kaynak İçin

Fırat'ın Sesi Dergisinde yayınlanan röportajdan alınmıştır.  

ZÜLKÜF TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ :


Bu türkü, 19 Şubat 1968 tarihinde Elazığ Yemeniciler Çarsısında bir gece bekçisi tarafından gizlice arkasından vurularak öldürülen Elazığ'lı kabadayı Zülküf Kar için çıkarılmıştır.

Zülküf Kar 1934 yılında Elazığ’ın Yığıki (Aksaray) mahallesinde doğmuştur. Bir evin bir tek oğludur.

Okuryazar olacak kadar okumuştur. Babası İslam Bey, Erzurum'dan gelmiş ve Elazığ’a yerleşmiş bir PTT memurudur.

Çocukluğundan itibaren pervasız ve korkusuz, fakat mert ve dürüst bir yapısı vardır. En ufak bir kavgada onunla bas etmek mümkün olmaz.

Daha kendisi gençliğe adim atarken babası ve annesi aralıklarla vefat eder.

İri yapılı ve kuvvetli bir genç haline gelince, Elazığ’ın bazı eğlence mekanlarına takılmaya başlar.

Elazığ gazinolarında eğlenmek için arkadaşları ile beraber olduğu zamanlar yaşanan bazı kavgalarda cesareti ve mertliği ile kendisini gösterir ve kısa zamanda kabadayı olarak tanınır.

Takım elbise giyen yakışıklı bir delikanlıdır.

Daha on sekiz yaş civanında iken uzun boylu, kıvırcık saçlı 100 kg ağırlığında güçlü kuvvetli yakışıklı bir yapısıyla kabadayı olarak tanınmaya baslar.Zaman içerisinde Elazığ’ın eğlence aleminde bir çevresi olur.

Sorunu olanlara kendi usulü ile yardim eder. Bunun karşılığında da eğlence dünyasının bazı yetkilileri bazen isteyerek bazen de istemeyerek kendisini maddi olarak beslemeye başlarlar. 

Bir zaman sonra Ankara'da ve bazı diğer illerde de eğlence sektörünün bazı alanlarına gider ve oralarda da arkadaşlar edinir. (Karslı kabadayı Küret Cemali en samimi arkadaşlarından biriymiş. Ara sıra Ankara'da ve Elazığ’da buluşurlarmış.)  Artık belli çevrelerden bir nevi haraç alabilen, bazı eğlence yerlerine direkt olarak hükmedebilen ve epeyce maddi olanaklara kavuşan bir kişi olur. 

Mahallesinde ve yörede fakir ve ihtiyaç sahiplerine maddi yardımlarda bulunur.Odunu-kömürü olmayanların kışlık yakacaklarını alır. Benzeri konularda bir yardımsever olarak birçok kişinin yardımına koşar ve bu yönüyle garibanlar ve aç sahipleri tarafından sevilir ve taktir edilir. Kabadayıdır ama kesinlikle çok dürüst, güvenilir ve namuslu bir insandır. Bir keresinde Ankara'da bir gazinoda eğlenirken çıkan kavgada iki kişi ölür ve kendisi de on beş yerinden yaralanır. Fakat tedavi olduktan sonra iyileşir ve tekrar Elazığ’a döner.  

Bu arada Elazığ’ın eski Gölcük Sinemasının karşısında KEBAN Taksi adında bir taksi durağı açarak onu çalıştırmaya başlar. Beş sene civarında bu taksi durağını işletir. (Bilindiği gibi o zamanın taksileri hep İmpala, Chevrolet gibi taksiler idi).  

Yığıki’nin bahçelerinde bazen klarnetçi Mevlüt Canaydın ve benzeri bazı mahalli müzisyenlerle sofralar kurup meşkler de yaparlarmış.  

0 yıllarda taksi az olduğu için mahalleler ve köyler arasında ulaşım için daha çok fayton çok kullanılırmış. Durumu iyi olanların genelde tanıdığı ve güvendiği bir faytoncusu varmış. Faytoncu Hilmi’de Zülküf'ün faytoncusu imiş. Bir gün Yığıki de bir bahçede eğlenirken faytoncusunu bir şey almak için carsıya göndermek
ister. Faytoncu Hilmi itiraz edince kızar ve palaskasından tutarak onu oradaki ağacın dalına asar. Tanıyanlar gücü ve kuvvetinden bahsederken bu hadiseyi örnek gösterirler. 

Genellikle tek basına gezermiş. Mecbur kalmadıkça silah taşımaz ve kullanmazmış. Gazino aleminde ve eğlence sektöründe yasadığı olaylarda çok karsı karşıya gelmiş olacak ki, zabıta ile arası pek iyi değilmiş. 

Ağa, bey ve devlet yöneticileri ile herhangi bir samimiyet kurarak islerini yürütme yoluna pek girmezmiş. 

1968 yılına geldiğinde Erzurum'dan akrabaları olan bir bayanla nişanlanmış. 

Ayni yıl şubat ayinin on dokuzunda Elazığ Demir Gazinosunda eğlenirken birilerinin sataşması üzerine kavgaya karışmış. (Bu sataşmanın kendisinden rahatsız olan o zamanın Elazığ’ın bazı çevrelerinin kuryeleri tarafından kasıtlı olarak çıkartıldığı söylenmektedir). Gece saat 02.00 civanında asayiş yetkilileri kendisini sorgulamak istemiş. Fakat cesur ve gözü pek Zülküf'e fazla yaklaşmamışlar. Zülküfse üzerinde silah olduğu için gazinoyu terk edip Elazığ Yemeniciler çarşısına doğru uzaklaşmaya başlamış. Yerde çok kar ve buz varmış. Bir ara ayağı bir buz parçasına takılınca kayıp duşmuş. Arkasından yetişen gece bekçisi Ali Koç, gizlice arkadan beynine ateş ederek öldürmüş. (Bu bekçi ise, Zülküf'ün o kış yakacağını alarak yardim ettiği bekçiymiş). 

Dürüst, namuslu,güvenilir ve başkasının malına ve mülküne tecavüz etmeyen ve fakir ve muhtaçları kollayan Zülküf'ün, bu şekilde nisanlıyken arkasından habersizce beynine sıkılan bir kurşunla daha 34 yasında iken öldürülmesi, kısa zamanda Elazığ’ın her yanında üzüntüye sebep olmuş. Bir nevi Elazığ ayağa kalkmış. 

Cenazesi Yığıki yeni mezarlığına kaldırılırken binlerce insan eslik etmiş. (Fakat ailesinden pek kimse yokmuş. Zaten iki kız kardeşi çok önceleri (1950'lerde) Bursa'ya yerleşmiş. 

Elazığ’da halen sadece dayısı oğulları vardır). iste bu acıklı son nedeniyle meçhul bestekarlar Zülküf'e ağıtlar yakmaya başlamış.  

Bu ağıt daha sonra sevilen mahalli sanatçı Sıtkı Demirci tarafından, 1969 yılında bir Elazığ ezgisi olarak plağa okunmuş. 

Plağın çıkmasından sonra ezgi çok yayılmış ve o günden sonra defalarca kayıtlara ve bantlara geçecek şekilde mahalli sanatçılarca okunmuştur. 

Halen de Elazığ mahalli sanatçılarının repertuarlarında yer bulan ve seslendirilen bir ezgi olmaya devam etmektedir. 

SON...


**** Ezgi, Elazığ Musiki Konservatuvan Derneği - Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Yük. Müh. Şemsettin Taşbilek tarafından, 21.03.2002 tarihinde TRT Müzik Dairesi Başkanlığına tescil ettirilerek Elazığ, türküsü olarak derlenmiştir.

Türkünün Güftesi:

İnişte yokuşta ata binmezdim
Zülküf’üm
,kurşuna boyun eğmezdim
Yanımdan değseydi belki de ölmezdim
Nedem anam nedem,kaderim böyle
Beynimden vuruldum gel otur ağla

Yiğıki bağlarının meyvesi değdi
Zülküf bir kurşuna  boynunu eğdi
Atılan kurşunlar Zülküf’e değdi
Nedem anam nedem kaderim böyle
Beynimden vuruldum gel otur ağla

ZÜLKÜF TÜRKÜSÜNÜN KAYNAK KİŞİSİ:

Bu ezgiyi ilk olarak Elazığ’a yayan ve sonra da plağını yapan Kaynak Kişi, Üstad Yerel Sanatçı Sıtkı DEMİRCİ(1907-1986)’dir.

Elazığ konuşma dilinde Demirci Sıtkı olarak anılmaktadır.

Demirci Sıtkı Harput’da doğup büyümüştür.1940’lı yıllarda şehir tamamen Elazığ’a yerleşince o da Elazığ’a taşınmıştır.Çok küçük yaşlarda babasından ve Harput’daki düğün ve meşklerden dinleyerek öğrenmiştir.Pes karakterli sesine nazaran, uzun yıllar Elazığ’da çok sevilerek dinlenen ve nam salan tek yerel okuyucudur.Çünkü ezgiyi çok otantik ve içten duyarak söylemektedir.Sesinde gerçek Harput nağmeleri kendini göstermektedir.Gazeller haricindeki bütün hoyrat ve türküleri okumuştur.Demircilik mesleği ile geçimini sağlamakta idi.Sadece özel eğlence ve meşklerde okumuştur.1944’de Muzaffer Sarısözen Ankara Radyosunda  bazı ezgilerini kayda almıştır.1940-1970 arasında defalarca Ankara ve İstanbul Radyolarında programlara çıkmıştır.En son 1981 yılında TRT televizyonunda Elezber Hoyratı söylemiştir.Bu Hoyratı TRT Repertuvarında kayıtlıdır.Demirci Sıtkı’nın Kendine özgü sevilen manileri de vardır.Elimizde İki kaset civarında ses kaydı bulunmaktadır


Elazığ ve Harput Efsanelerini Okumak İçin Tıklayınız...
Elazığ Şivesini Merak Ediyor musunuz?

Başa Dön

Promosyon Kibritleri ... Ürünler Hakkında Bilgi İçin Tıklayınız...

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

footer top left corner  footer top right corner

www.elaziz.net -  Elazığ İli Güncel WEB Sitesi - Hızlı Menü Seçimi - Sık Kullanılanlara Ekle

 footer divider


Elazığspor
- Gakkoşistan - Fıkralarımız - P.H.Defteri - Geleneklerimiz - Şehir Rehberi - Resimlerimiz - İlçelerimiz - Harput Özel
- Tarihimiz - Musikimiz ! - Türkülerimiz - Efsanelerimiz - Camilerimiz - Resmi Bilgiler - Sanayimiz - Turizm Kaplıca -
-
Yerel Kültür - Yerel Folklor - Yerel Mutfak - Yerel Müzik - Yerel Lehçemiz - Yerel MP3 - Şiirlerimiz - Şıra Pazarı - Yeni -
- Basılı Yayınlar - Ö.Telefonlar - Özel Duyurular - 1999 Güneş T. - Derneklerimiz - E.Tüketici Derneği - Depremler - E. Basın List -
 
- Siyaset - Röportajlar - Uçak Seferleri - Anılarınız - Linkler - Kültür ve Sanat - Nöbetçi Eczane

Güncel  :
| 
Elazığ Forumlar | Yazarlar | Haberler | A.Dosyaları | Ferrokrom | Mail Listesi | Anketler | E-Ticaret |

   
footer bottom left corner
 
| Tasarım | Site Harita | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön | Hakkımızda |    Ana Sayfaya Dönüş