|
Gazeteci/Yazar
Mehmet TOPAL'ın
Afyon Belediye Başkanı
Hayrettin BARUT ile yaptığı
röportaj...
Afyon’da
Bir Elazığlı
Afyon, Elazığ’dan küçük.
120 bin nüfuslu bir şehir.
Afyon denilince akla ilk gelen meşhur “Afyon Kaymağı”
olmaktadır. Ama Afyon’a sık gidip gelenler Afyon’un
sadece kaymağının değil, artık mermerinin, termal
kaplıcalarının, beş yıldızlı otellerinin, sucuğunun,
sucuk dönerinin de ünlü olduğunu hemen görüp,
öğrenebilirler.
Afyon’un bir diğer özelliği ise buram
buram tarih kokan, İstiklal Savaşı’ının
“İlk hedefiniz
Akdenizdir, ileri!” komutuyla başlatılan kent olmasıdır.
Sıkça yaşanan depremlerin ürküttüğü Afyon insanı asla
tembel değil. Bunun için kendileri gibi çalışkan insanları
çok sever ve baş tacı ederler.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in de memleketi olan
Afyon’da bundan yıllar önce hizmet ve hümanist
yaklaşımlarıyla göz dolduran iki tane Elazığlı bürokrat
vardı. Afyon’da yaptıkları hizmetler ta Elazığ’dan,
buralardan duyulurdu.
Bunlardan birisi Afyon Et-Balık Kurumu Müdürü Veteriner
Hekim Yavuz Kuzgun, diğeri ise Afyon’da daha uzun süreli
kalan, Afyon’a tam 16 yılını veren Öğretmen Hayrettin
Barut idi.
İkisi de benim 30 yıllık kadim dostlarım!
İkisi de Elazığ’da okuma-yazma oranının en yüksek olduğu,
merkez ilçeye bağlı Kuzova Bölgesinin insanı...
İkisi de gerçek birer
“Elazığ Efendisi”...
İkisi de Afyon’da halkla iç içeydiler..
Yavuz
Kuzgun, sonradan Elazığ Et-Balık Kurumu Müdürü olarak
Elazığ’a geldi. Aynı çalışma ve çevresiyle iletişim kurma
performansını Elazığ’da da gösterdi. Hayrettin Barut ise
Afyon’da kaldı. Çalışmalarını Afyon’da sürdürdü ve bunun
semeresini de aldı. Yapılan son 1999 Yerel Seçiminde
Hayrettin Barut, Afyon Belediye Başkanlığına MHP’den aday
oldu ve kazandı. Barut’un gurbette kazandığı bu zafer,
aslında tüm Elazığ’ın kazandığı bir zaferdi.
Afyon’a iki defa gittim.
Birincisi
1999 yerel seçiminden hemen sonraydı. Yanımda 10 tane de
Elazığlı işadamı vardı. Meşhur Oruçoğlu Tesislerinde
kalıyorduk. Afyon’a gelmişken,
Belediye Başkanı seçilen hemşehrimize de bir nezaket
ziyaretinde bulunacaktık. Başkan Hayrettin Barut’u cep
telefonuyla bir Pazar günü arayıp buldum:
“Abi, Belediyeye gidin, yarım saat sonra orada olacağım”
dedi.
Buluşmamız bu şekilde gerçekleşti. Belediyede ilk
dikkatimi çeken, Başkan Barut ile Özel Kalem Müdürünün
odası arasında bulunan kapının yerinden sökülmüş
olmasıydı.
“Hayrola Başkan, ne iş bu?” diye sormuştum.
“Abi
ben tam şeffaf bir Belediye Başkanıyım. Halkla aramdaki bu
kapıyı söküp kaldırdım. Benimle görüşen ile sıra bekleyen
arasında hiçbir engel bırakmadım. Her şey halkın gözleri
önünde olacak. Burada kiminle ne konuşuyorsam, oradaki de
duyacak. Kapının halka ardına kadar açık olması ancak
böyle olur” demişti.
Aradan yıllar geçti...
Yolumuz 2002 yılının Haziran ayında yine Afyon’a düştü.
Bu kez Mis Holding’in Basın Danışmanı sıfatıyla
Afyon’daydım. Elazığ Güçbirliği AŞ’nin Elazığ dışındaki
Elazığlı İşadamlarına yönelik 4. Büyük İstişare
Toplantısını beş yıldızlı İkbal Oteli’nde yapmak için
Afyon’daydık. Elazığ’ın kalbini Afyon’da attırmak için
buradaydık.
Biz İkbal Oteline girdiğimizde ilk gördüğümüz, ilk sarılıp
- öpüştüğümüz, ilk hal-hatır sorduğumuz hemşehrimiz Afyon
Belediye Başkanı Hayrettin Barut idi. Elazığ
Güçbirliği’nin 4.Büyük Toplantısına katılımıyla,
konuşmasıyla ve Başkan Nihat Demirbağ’ın şahsında tüm
Elazığ Güçbirliği AŞ’yi ödüllendirmesiyle, ona güç ve
destek vermesiyle apayrı bir çeşni katan ilk hemşehrimiz
yine Afyon Belediye Başkanı Hayrettin Barut olmuştu.
Elazığ Güçbirliği Toplantısının ertesi günü, Başkan
Hayrettin Barut ile İkbal Oteli’nin lobisinde çaylarımızı
içip sohbet ederken, Uluova Gazetesinin sahibi Aydın Meral
ile Yeni Çağ Gazetesinin sahibi Yunus Çelik ve Elazığ’da
kendine has üslubuyla “Kuzen Kültürü”nün öncüsü ATV
Muhabiri Erkan Köse kardeşim de yanımıza gelerek,
sohbetimize katıldılar.
Hayrettin Barut’a bir ara:
“Başkan, Afyon’da neler yaptın? Hemşehrilerine hesap ver!”
dedim.
“Hay hay! Anlatmakla olmaz. Gelin gidip şehri baştan başa
gezelim. Yaptığımız hizmetleri gözlerinizle görüp sizler
değerlendiriniz. Mehmet Abi, sen daha önce de gelmiştin,
Afyon’a...Yaptıklarımı sen daha iyi mukayese edebilirsin.”
Bu söz üzerine iki araçla İkbal Otel’den çıkıp, Afyon’u
karış karış gezmeye ve yapılan hizmetleri yerinde görmeye
koyulduk. Başkan Barut’un makam otomobiline Yunus Çelik’i
bindirdik. Aydın Meral, Erkan Köse ve ben de arkadaki
arabayla onları takip ettik.
Afyon’da
öncelikle Başkan Hayrettin Barut’un yaptırdığı halka açık
piknik alanlarını gezdik. Başkan Barut, halkla iç içe bir
insan...Spor giyinmeyi de seviyor. Kendi halka böyle daha
yakın hissediyor. Halk ise onu bir tişört, bir pantolon ve
spor ayakkabısıyla daha sempatik buluyor ve daha çok
seviyordu. Piknik alanlarını gezerken yaşlısının,
gencinin, her partiden insanların onu çok sevdiklerini ve
hizmetlerini dile getirerek kendisine hayır dualarda
bulunduklarını gördük. Onunla gezerken, piknik alanlarının
dört bir yanından “Başkanım, gel çay içelim, gel kebap
yiyelim” davetleri yükseliyordu. O ise herkesin halini
hatırını soruyor, bir istekleri olup olmadığını öğrenmeye
çalışıyor, şikayetleri de anında değerlendiriyordu.
Başkan Barut’u en az gören insanlar hiç şüphesiz eşi ve
çocuklarıydı. Barut, kendisini Afyon’a ve Afyonlulara
adamış, gecesini gündüzünü, tatil günlerini bile onlarla
geçiren yerel bir yönetici ve Elazığlıların da yüz akı ve
elçisi olmuştu.
Başkan Barut gördüğümüz kadarıyla, Afyon’un bazı sokak ve
caddelerini trafiğe kapamış, yayaların trafikten uzak bir
yaşamın keyfini çıkarmalarını sağlamış, şehrin eski yaşam
karmaşasına bir çeki düzen vermişti. Yeni iş sitelerinin
yapılmasına öncülük etmiş, şehri kalıcı bir fuar alanına
bile kavuşturmuştu.
Bu şehir turu çerçevesinde Pazar yerlerini de gezdik.
Afyon’da pazarcı esnafı ayrı ayrı noktalarda kalıcı Pazar
yerlerinde toplamış, Pazar yerlerinin zeminini asfaltla
kaplamış, pazarcıların güneş ve yağmur altından
kurtulmaları için, Pazar yerlerinin üzerine çatı
yaptırmış, herkesin yerini de eşit metrekarelerde
belirlemişti. Pazarcı esnafı yapılan uygulamalardan çok
memnundu. Başkana bu gezimiz esnasında yoğun ilgi, sevgi
ve saygı gösteriyorlardı.
Afyon’da yeşil alan, bulvar, parklarında sayılarını
artıran, eskilerini de iyileştiren Barut, gençlere de
modern spor tesisleri yaptırmış. Bu tesislerin çevrelerini
de yeşile büründürmüş.
Başkan Barut, tek kelimeyle Afyon’da “Halkın Sevgilisi”
olmuştu.
Afyon
Belediye Başkanı Barut, sadece bu dünyayı değil, ahireti
de düşünmüş. Afyon Kocatepe Mezarlığının girişine çok
güzel bir giriş kapısı yaptırmış. Mezarlığın tüm yollarını
asfalt ve geçmeli parke ile kaplatıp, kaldırım kenarlarına
da yeşil alanlar yaptırmış. Afyon Kocatepe Mezarlığı
insanı ürküten o eski harap manzarasından kurtarılarak,
güzelliği ile insanları rahatlatan ve cezbeden bir yapıya
kavuşturulmuş.
Güzel bir ahde vefa örneği gösteren Başkan Barut, eski Belediye Başkanlarının adlarını birer birer parklara,
cadde ve sokaklara verdiği gibi, resimlerini de
Belediye’nin dış duvarına mermer üzerine nakşettirmiş.
Açık alanda, halkın her gün görebileceği şekilde
Türkiye’nin ilk “Başkanlarımız” köşesini yine o yapmıştı.
Belediyenin dış duvarındaki bu panodan saydığım gibi,
kendisinden önce Afyon’da tam 22 Belediye Başkanı görev
yapmış, Barut ise Afyonluların 23.üncü Başkanları. Bunda
da ayrı bir hikmet olmalı. Kendisi Afyon’un 23’üncü
Belediye Başkanı sıfatını taşıyor. Aslında böylesine güzel
bir tesadüf olamaz. Çünkü; Elazığ’ın plakası da bildiğiniz
gibi 23’tür.
Afyon’u tam bir gün boyunca gezdik.
Allah sizi inandırsın, Başkan Barut’un yaptığı hizmetlerin
tamamını görelim dediysekte bitiremedik. İyice bir
yorulduktan sonra, Afyon’un günlük yerel ODAK Gazetesi’nde
bir mola verip, buradaki arkadaşlarla tanıştık.
Bir ara başkan Barut’a;
“Başkan yeter Afyon’a bu kadar hizmet ettin. Gel seni
Elazığ’a götürelim. Biraz da kendi memleketine hizmet et!”
dedim.
Odak Gazetesindeki meslektaşlarımız;
“Biz Başkanımızı vermeyiz. Hiç heveslenmeyin... Biz
Başkanımızdan memnunuz...Onunla hizmete devam edeceğiz”
diyerek tepkilerini gösterdiler.
Netice olarak Afyon’dan çok güzel intibalarla ayrıldık.
Afyon’da Elazığ Güçbirliği AŞ’nin 4. Büyük Toplantısını
yapmanın, hedefi yakalamanın gururu bir yana, Başkan
Barut’un Elazığ’ı ve biz Elazığlıları temsildeki kusursuz
hizmetlerinin onuru bir yanaydı.
Vatan;
İnsanın Gücüdür!
Tabi şehri de, hemşehrisi de!
İnsan;
Şehri ve hemşehrisi kadar vardır. (Son)
|