Sağlık
Turizmi Yönünden Elazığ-Harput ve İlçelerinde bulunan Mekanları aşağıda
bulacaksınız... Bu mekanların bir kısmı günümüzde bulunmamaktadır. Araştırma
yazısında bahse konu olan kaynak kişi Araştırmacı
Yazar - Elazığ Eski Belediye Başkanı Orhan GÖKÇE' dir.
Sağlık konusunda yöremizde bazı eski ve bazı
tecrübelere dayanan geleneksel uygulamalar vardır. Bunlara 2 başlık ile bakacak
olursak...
A- Şişe Çekme, sıcak
taş (termefer yerine) ve ayrı bir çalışma yada dosyada daha sonra ele alabileceğimiz
BİTKİSEL tedavilerdir.
B- İçmeler ve Kaplıcalar,
Bu bölümde ise Harput merkezinden çevresine kadar uzanan bölgede
kısmi içeriklerle anlatılacaktır... Daha geniş detayları sizlere ulaştırmaya
çalışacağız.
1. UYUZ PINARI :
Kale hamamının batı bitişiğindeki Acı Pınar'ın 20-30 mt.
Güneyinde, Başkatiplerin deri fabrikasının önünde, Hüseynik yolu üzerinde idi.
Uyuz olanlar (Kaşıntılı bir hastalık) bu çeşmenin suyu ile yıkanır, bir miktarda
içerlerse şifa bulurlardı. Bu suda, Eski Belediye Başkanlarımızdan Sayın Orhan
GÖKÇE şöyle bahseder.
"Çocukluğumda, uyuz olmadığım halde,
uyuz olmayayım diye yıkandığımı hatırlıyorum" der...
2. DABAKHANE SUYU:
Kalenin kuzey-doğusunda, Kale-Fetahmet yolu üzerinde Tabakhane
deresinde idi.
Bu su 1988 yılı öncesinde, kimin tarafından yaptırıldığı
bilinmeyen, yuvarlak taş tonozlu, iki odalı bir yapı içine akardı.
İçerisinde, binanın Kuzey doğu köşesinden gelen şifalı
kaynak suyu yıkanma kısmı denen bu kısımda 1 mt. aralı ve yerden 50-60 cm.
yükseklikte bir seddeye gömülü üç kurnaya (Havuz) sıra
ile akar, sonra dışarı çıkardı. Kurnalar, bir insanın girip tam vücut
ıslanabileceği büyüklükte idi. Gelenler önce 1. Kurnaya dalar, sonra 2. ve 3.
Kurnalara dalar, birazda bu şifalı sudan içer çıkarlardı. Fazla kalamazlar, zira
yaza göre suyu soğuk olur. Ancak, soyunup giyinme boyunca şarkılar, türküler de
söylenerek Harput folklöründen çokca örnekler de verilirdi.
Yıkanma yerinden başka bir de soyunup giyinme ve tuvalet yeri
vardır. Şu aralar ise bu bölgede çok kısmi değişiklikler yapılmış olup, tesis
mahiyetinde halkımızın hizmetine sunulmuştur. Bölgeye gelecek vatandaşlar için her
türlü ihtiyaçlarını giderecek mekanlar oluşturulmuştur.
Erkeklerin yıkanmaları esnasında dışarıda bekleyen kadınalar
çoğalmış ise, içeriye çocuklar ile haber gönderilir, erkeklerde burayı çabucak
kadınlara hazırlarlardı. Bu hikaye gibi gelecek olay anlatımları hezü günümüzde
de devam etmektedir. Ancak, kadınlar eğer dışarıda beklemiyorlarsa içeride Harput
Musikisinin icra ettiğini duyabilir gibi olursunuz...
Bu su kaynaktan bolca geldiğinden ve kurnalardan sürekli
tazelendiğinden, hiçbir şekilde kirlilik yada hastalık vs. görme ve alabilmenizin
imkanı yoktur.
Dabakhane Suyunun yaz
sıcaklığı: 50º kadardı. Ancak, yaz sıcağından gelen bir çok kişinin
terli, terli su içine girdiklerinden su girenlere çok soğuk gelebilir. Suyu,
kokusuz, renksiz, berrak içimi güzel bir su olan Dabakhane
için:
Suyun İletkenliği : 410 mg.
PH nisbeti de : 7,9 kadardır.
Suyun içerisinde: Potasyum, karbonat,
sülfat, klorür, iyedür, nitrat, amonyaknitrat ve nitritleri bulunmaktadır.
Dabakhane Suyu,
sağlık yönünden, Mide, bağırsak, karaciğer,
romatizmal hastalıklar ile, ruhi depresyonlara çok iyi
geldiği senelerce denenerek kanıtlanmıştır. Su sadece şifa arayan yada bu tür
hastalıklar için gelen halk için geçerli değildir. Herhangi bir rahatsızlığı
olmayan halkta buraya gelir, şifalı suyundan içer ve suyundan yıkanırlar. Şifalı
olduklarına inandıklarından dolayı herhangi bir rahatsızlık duymayan insanları yada
Harput ve Dabakhane'yi görmeye gelen misafirler yada turistlerde bu hazza ulaşırlar.
Ancak: şu anki tarihi yapı 1988 yılından önceki tarihi dokudan
çokca ayrıdır. 1988 yılında, eski tonozlu yapı tarihi muhafaza edilmeden yıkılarak
yerine modern ve eski plandan çokca farklı bir kimlikle soyunma kabinleri ve değişik
içeriklerde mekanlara bırakılmıştır. Ayrıca; bu bölge eskiden beri halkın
eğlenme (dinlenme) ve piknik bölgesi olmuştur. Şimdilerde ise çay bahçesi vs.
hizmetleri de bulabilirsiniz.
3- CİRİK (DALAK KESME) PINARI :
Yarıçavuş suyunun 500 mt. aşağısında, çatal Kaya'nın,
Top-Top'un alt tarafında, Top-Top'dan sola yolun başında dere hamamnın alt tarafında
idi. Cılız bir suyu vardı. Suyu içemeye kullanılmazdı. Dalakları büyüyenlere
dalak kesme mekanı idi.
Bu Pınar ocaklı ve sahipli idi. Sahibi her zaman tılsımlı
bıçağını alır, bu çeşmenin yanına gelir hasat beklerdi. Dalak büyümesinden
muzdarip olan hastalar, bu pınara dalak kestirmeye gelirlerdi.
Ocak sahibi, hastanın bir ayağını, çıplak olarak, Cirik Pınarı önündeki çayıra bastırır,
elindeki tılsımlı bıçak ile hastanın bastığı yerin tüm çevresini çayır
üzerinde çizer, ayak kaldırılır, çizilen çimendeki ayak izi üzerine (çimene) bir miktar tuz ekilir, sonra bu ayak izli çimen
ters çevrilir, çimenli kısım alta, topraklı kısım üste getirilirdi.
Ardından, ocak sahibi hastanın karnını açar, elindeki
bıçağı ile karnı üzerinde, dalağı işaretler. Kanatmadan yapılan bu işaretlmeden
sonra, zamanın inancına göre;
"Bi izn-i Hüda" ne
dalakta büyüme ne sancı kalmazmıuş. Ocak sahibine de 5-10 para verilirmiş. Ancak bu
hadiseden şunu çıkarabiliriz. O günümüzün insanları ne derece tevekkül ve inanç
sahibi insanlarmış dememiz sanırım daha doğru olacaktır. ***
4. HOROZİK PINARI:
Bu pınar, aşağı dabakhaneden yukarıya (kuzey doğuya) çıkınca,
Gazibahçeleri'inin üst tarafında, Gutlucak (Kutluca)
mevkiinin alt tarafında bulunan suyu az bir pınardı. *** İÇMECE
olarak kullanılırdı.
Buraya Horozik olan hastalar getirilirdi. Horozik ve Boğmaca
olanlar için faydalı olduğu söylenirdi. Pınarın suyu boğmaca, horozik olan çocuklara
içirilirdi. Neticede, boğmaca, horozik ve ses kısılmasından eser kalmazmış.
Belki tesadüfen belki temiz havadan çokluk fayda sağlayan olmasa,
bu faydalanma asırlarca sürmezdi. Bu ve buna benzer olaylar için psikolojik şartlanmalarında
önemi vardır.
5- SITMA PINARI :
Elazığ-Pertek yolunun 6. kilometresinden doğuya 500 mt.
ilerisinde üstü kapalı, kemerli, önünde havuzu olan bir pınardı.
Suyu bol ve içimi, lezzeti güzeldi. Gülmez pınarının doğusunda
idi. Bu çeşmeye sıtma hastaları getirilir, bu suda yıkatılır ve hastaya bu sudan içirildiğinde,
sıtmanın geçtiğine inanılırdı. Ocaklı, sahipli
olmayan, hayrat bir çeşme idi.
6- SARILIK ÇEŞMESİ :
Ezığ-Pertek asfaltının 6,5 km. de, Gülmez Pınarının 2 km.
kuzey-doğusunda, Pertek yolunun doğu şeridine 100 mt. mesafede, Mürüdü Köyü'nün
doğusunda idi. Bulunduğu mevkiye de Sarılık Pınarı Mevkii denilirdi.
Bu pınara sarılık hastaları yaz-kış gelirler. Hava soğuksa,
çeşme sahibinden sıcak su isterler, sıcaksa, kemerli çeşmesinden yıkanır, biraz da
su içer, çeşme sahibine de bir miktar para verirlerdi. Ardından mekandan ayrılırlardı.
Şifa bulurlardı.
Bu çeşme tapulu özel mülkiyet içinde olduğundan Ocaklı ve
sahipli idi.
Sarılık suyu, soğuk, kireçli,
karbonhidratlı idi. Bu nedenle sarılığa iyi geldiği uzun yıllardan beridir söylenmektedir.
7- HOĞU (YURTBAŞI) MADEN SUYU
Elazığ’a 19 km. uzaklıkta ve Yurtbaşı
beldesinin kuzey-batısında, beldeye 1 km. mesafededir. Beldedeki bu su, birçok gözeden
oluşmuştur. Bu su, 30-40 yılda tesbit edilmiştir.
Maden suyunun sıcaklığı 17,5º C olup, saniyedeki debisi 1 litre
akmaktadır. Özellikle böbrek, İdrar yolları ve mide hastalıklarına iyi gelmektedir.
Özel bir kuruluş tarafından işletilen içmecenin yol, elektrik v.b. altyapıları
yaptırılmıştır. Halen hizmet vermektedir.
8- GÜMÜŞKAVAK (HIRHIRİK) MADEN SUYU :
İlimizin merkez mahallesi olan Gümüşkavak'tadır.
İçmece olarak kullanılır. Bu maden suyu içerisinde: çeşitli minareller bulunduğundan,
ağrı ve kaşıntılara iyi gelmektedir.
9- PERÇENÇ (AKÇAKİRAZ) SULARI :
İlimize 7 Km. mesafede, Akçakiraz
Beldesinde HOŞRİK adıyla bilinen bir ağacın
altından çıkan bir şifalı sudur.
Bu suyun çevresindeki topraklar çamur yapılarak vücuda sürülür.
Romatizmal ağrılara iyi geldiği söylenir.
Debisi : Saniyede 5 lt. olup,
12º C sıcaklıktadır.
Bu su, içmece olarak, banyo ve toprak banyosu yapılarak kullanılır.
10- GENEFİK (KORUCU) KÖYÜ YEL PINARI :
İlimiz'e 30 Km. mesafede, Korucu köyünde
bulunmaktadır. İçmece olarak yararlanılır. Çeşitli, hastalıklar yanında, özellikle,
cilt hastalıklarına çok yararlıdır. Son zamanlarda dikkat çektiğinden bu bölgeye
talep oldukça yoğundur.
11- KARAKOÇAN (KOLAN) KAPLICALARI :
İlimiz Karakoçan İlçesine 18 km. uzaklıkta bulunan Kolan
Kaplıcası Peri Çayının güney kıyısındadır.
Saniyede 5 litre kaynayan suyun sıcaklığı 60 o C dir.
İçmece ve su banyosu şeklinde kullanılmaktadır. Kaplıca suyunun özellikle mide,
bağırsak, karaciğer, safrakesesi, kadın hastalıkları, cilt hastalıkları ve
romatizmal hastalıklara olumlu etki yapmaktadır.
Suyun debisi ve sıcaklığı fazla olduğundan, Karakoçan ilçesinde
ısınma (kalorifer) ve seracılıkta kullanılması için bazı girişimlere başlanmıştır.
Özetlemek gerekirse:
Harput'ta çeşme ve pınar olarak anılan
akarsular'ın (yalnız Harput merkezinde) adetin 55 olduğu, ayrıca 10 kadar Su
Kuyusunun da bulunduğu Yaşlılarımız tarafından ifade edilmiştir. Dikkate değer nokta: Harput
konumu itibariyle ve tepelikte kurulmuşken ve bu coğrafyada geçmişe 55-60 bin
nüfusu barındıran Harput'ta, bir dağ zirvesinde, bu kadar
suyun var oluşunun nedenini Jeologların araştırıp, neticesinide oratya koymaları
gerekmektedir. |