İBRAHİMİ GAZEL
İbrahimi Gazel
(Nevâ Gazel)
Dinle âh
“İbrâhimi” den bir zaman, ey yâr olan
Çâresâz olsun gönül,
bulsun şifâ, nâçâr olan
Rahme gel ey yâr uzaktan
karşılık ver, sen de bir,
Sırrı lâlinden söz
açsın, mahrem-i esrâr olan.
Şevka gelsin ehli dil
demsâz ol ey gül, bülbüle
Neş’eden gülsün
sevinsin, zâr edip, bizâr olan
Bezme dâhi gelmesen
mehtab olur yâdın bize
Şevk-i sefa dâ mı
nesin sen, yok dedikçe, vâr olan
Akledip beyhûde zâhit
boş nasihat etmesin
Neşve-i dilden ne anlar
sevdiğim hüşyâr olan
Şimdi bir yâd-el mi
Fikret, Harput, ehl-i derde âh
Darda kalmış merd için
evvel diyâr ü dâr olan
Not: Her hangi bir
makamda, gazel söylenirken, söyleyenin, tavır ve zevkine göre: (ah, aman, yavrum) gibi
söz ilâveleri de yapılır. Meselâ: Evvela saz, İbrahimiye peşrevi çalıp, o
makamın ayağını tutarak okuyucuya yol gösterir. Sonra okuyucu şöylece gazele
başlar.
Başlaması= Pest perdesi
Ağam dinle âh
İbrahimiden, bir zamân ey yâr olan can can canım
Aaaah... çâresaz olsun
gönül, bulsun, şifâ naçar olan
Aman amman gülüm amman,
balam aman
Tekrar ara nağme
Aşması = Üstü
Ağam rahme gel ey yâr
uzaktan karşılık ver sen de bir, aman ...
Sırrı la’linden söz
açsın mahrem-i esrâr olan.
Aman aman gülüm amman
amman balam aman
Yine ara nağme
Çıkması=Tizi
Şevka gelsin ehl-i dil
demsâz ol ey gül, bülbüle aman
Neş'eden gülsün
sevinsin zâr edip, bizar olan aman.