Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    E-Kütüphane / << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

      

Elazığ ve Harput E-Kütüphane - İnternet Bilgi Bankası :      

Orgeneral HarputluYakup Şevki Paşa

Derleyen : Yrd. Doç. Dr. Osman TATAR Hakkında bilgi için lütfen tıklayınız

Salihli’nin Kurtuluşu ve Orgeneral Harputlu Yakup Şevki Paşa

Kurtuluş savaşında çemberden kaçabilen Yunan birlikleri General Franko’nun emriyle Turgutlu’ya doğru çekilirken 1922 yılı 2-4 Eylül tarihlerin arasında SALİHLİ’de büyük katliam, yağmalama ve kundaklama harekâtlarına girişmişlerdi (4). Adeta 23 Haziran 1920’de Ramazan Bayramının 3. gününde SALİHLİ’de yaptıkları katliamı tamamlama azmindeydiler. Salihli sokakları süngülenmiş, yanmış cesetlerle doluydu. Bu amansız mücadele bir çok şehit verilerek 5 Eylül 1922 sabahına kadar sürdü ve galibiyetimizle sonuçlandı (4). 

Başkomutan Atatürk Salihli-ADALA ‘da 

Dumlupınar’da düşman tamamen imha edilmiş, Yunan başkomutanı Trikopis esir alınmış, kurtulabilen Yunan birlikleri İzmir’e doğru kaçıyorlardı.

Başkomutan 1. Ordu birliklerini İzmir’e 2. Ordu birliklerini de Balıkesir üzerinden Çanakkale’ye tevcih etmişti. 2. Ordu Komutanı Orgeneral Harputlu Yakup Şevki Paşa ADALA’nın en güzel iki katlı evini muvakkat karargah olarak kullanıyordu. Bu ev eşraftan Mehmet Ağanın 1896 yılında yaptırmış olduğu evdi(3).

9 Eylül 1922 sabahı saat 09:00’da Başkomutan (Aziz Atatürk) , Genelkurmay Başkanı Vekili (Mareşal Fevzi Çakmak), Garp Cephesi Komutanı (İsmet Paşa) ve birkaç kurmay subay 2. Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa’nın ADALA’daki bu karargahında bir araya gelmişlerdi.** Bu bilgiler söz konusu toplantıda 2. Ordu Komutanının o dönemde ki emir subayı Em.Kur.Alb. Sadık ATAK‘ın anılarından alınmıştır. ADALA’ daki toplantıyı ve gelişmeleri S. ATAK’ ın eserinden aynen aktaralım:

  Başkomutan o kadar neşeliydi ki “Bütün dünya beni arıyor, Telsizlere emir verdim, katiyen bir cevap vermeyecek, yerimi belli etmeyeceklerdir.13 Eylül’de İzmir’deyim, onlarla orada konuşurum” diyor ve neşesinden anormal bir hal almış gibi görünüyordu. Tam o saatlerde Yavuz, Yağız Mehmetçikler İzmir’in Kordon’una varmışlar, Türk Bayrağını Konağın bayrak direğine asmışlardı.

Harputlu Subaylardan Oluşan Bir Ordu

2. Ordu Komutanı Orgeneral Harputlu Yakup Şevki Paşa ekibini bilgi, cesaret ve kahramanlıklarıyla bilinen ve çoğunluğu Harputlu subaylardan oluşturmuştu.

Harekat Şb. Md.ne Harputlu Kur.Yrb Şükrü(Koçak), İstihbarat Şb. Md.ne Harputlu Kur. Yrb. İshak Avni(Akdağ), 1. Şube Mülhaklığına Harputlu  Kur. Yzb. Yümni(Üresin), atanmışlardı.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın “Hocam” diye hitap ettiği, ders aldığı, elini öptüğü, taktik ve stratejilerine inandığı(8), Kurtuluş Harekatında büyük kahramanlıklar gösteren, ADALA’da karargah kuran büyük komutan Orgeneral Harputlu Yakup Şevki Paşa ‘yı tanımaya çalışalım. 

Orgeneral Harputlu Yakup Şevki Paşa

Yakup Şevki Paşa 1876 yılında vatansever yiğitleriyle ünlü Harput’da(Elazığ) dünyaya gelmiştir. Harput’da Kurşunlu Camii sitesindeki Mülkiye Rüştiyesini, Erzincan Askeri Rüştiyesini ve Erzurum Askeri İdadisini birincilikle bitirdi(6). 1896 yılında İstanbul Harbiyesinden Pekiyi derecesiyle  Kurmay sınıfına ayrıldı ve Kurmay Yüzbaşı Rütbesiyle 4. Orduya atandı. Kurmay Yarbay rütbesiyle Harp Okulunda tabya(askerlerin bir arazide düşmana karşı tam tedbir ve nizam üzerine yerleştirilmesi, başarı için kullanılan vasıtalar) öğretmenliğine atandı. Başkomutan dahil Genel Kurmay Başkanı rütbesine ulaşabilen çok değerli komutanlar yetiştirdi.

Şevki Paşa, Galiçya’ da 15. Kolordu Komutanıyken gösterdiği üstün başarılardan dolayı Alman Ordusu Başkomutanı ve Almanya İmparatoru Wilhelm kendisine “çivi” lâkabını takmıştı. Teşekkür için cepheye gelen İmparator, Kolordumuza hediye olarak bir vagon içki ve yiyecek de göndermişti. Ancak sofrada içki yerine ayran, salam yerine Harput köftesi ve bulgur pilavını görünce bu olayı kendisine hakaret telakki etmiş ve Başkomutan Vekili Enver Paşa’ya baskı yaparak bu değerli Komutanı İstanbul’a geri aldırtmıştı. Galiçya zaferinden sonra cephede üstün maharetlerini sergileyen Yakup Şevki Paşa ‘yı Berlin’e İmparator sarayına davet etmişler ancak sarayın kapısında Türk Bayrağı bulunmadığı gerekçesiyle saraya girmemiş ve Almanlar Türk Bayrağını asmak zorunda kalmışlardı(7). 3.Ordu komutanı Vehip Paşa’nın ısrarlı talebi üzerine  Fevzi Çakmak Paşa’dan boşalan 2.Kafkas Kolordu Komutanlığına Harputlu Yakup Şevki Paşa atanmıştı.

Daha sonra Bağdat’a doğru çevirme harekatı yaparak Irak’ı tekrar ele geçirmek amacıyla kurulan 9. Ordu Komutanlığına atanan Y. Şevki Paşa doğuda Ermeni çetelerinin yaptığı yağmalama ve katliamları da başarıyla püskürtmüştüSivil Türklerin eğitimine de   bü-yük ihtimam göstermiştir.

İngilizlerin Korkulu Rüyası Harputlu Yakup Şevki Paşa

İngilizlerin güzel yurdumuzu parselleme emellerini bozan,geri çekilmeyi geciktiren            Yakup Şevki Paşa,  İngilizlerin korkulu rüyası haline gelmişti. Bunun üzerine İngilizler, İstanbul Hükümetini sıkıştırarak 9. Orduyu lağvettirmiş ve Şevki Paşa’nın İstanbul’a gelmesini sağlayarak onu pasivize ettirmişlerdi. Bununla da yetinmeyip İngiliz Başkomutanı Harington özel ilanlarla Şevki Paşa hakkında tutuklama emri çıkarmıştı. Bu kritik dönemde Şevki Paşa bir süreliğine eski emir subayı olan yazarımızın evinde gizlenmişti.Aylar geçmiş, Ramazan gelmiş, Kadir gecesi Şevki Paşa annesinin elini öpmek için İhsaniye’ deki kiracı olarak oturduğu evine gitmişti, oradan da teravih namazına giderken tanınarak  tutuklanmış ve 13 Temmuz 1920’de Malta’ya sürgüne gönderilmişti.

  Çok iyi derecede   Almanca ve Fransızca bilen Şevki Paşa Malta da boş durmamış İngilizce öğrenmiş ve derin Tarih ve Askeri bilgilerini geliştirmiştir. Malta’da sürgünde bulunan A. Emin Yalman o günleri anlatırken “Çoğumuz dertli gibi dolaşır, kağıt oynayarak zaman öldürmeye çalışırdık. Şevki Paşa hiçbir zaman halinden şikayet etmedi, hiçbir oyun ve eğlencemize katılmadı ve bir dakikasını bile boşa geçirmedi, okudu okudu…” demektedir(9).

Sakarya Savaşı zaferle sonuçlanmış, Malta’da esir olarak bulunan Şevki Paşamız, mübadele yoluyla  25 ekim 1921de  serbest bırakılmıştı.

Sürgünden Ordu Komutanlığına

Çanakkale Muharebelerinde Kolordu Komutanı olarak büyük kahramanlıklar gösteren ve Mustafa Kemal ile aynı cephede omuz omuza Ülkesini başarıyla  savunan Şevki Paşa Ankara’ya geldiğinde Karargahı Bolvadin’de olan ve yeni kurulan  2.Ordu Komutanlığına atanmıştı(5). At üzerinde günlerce cepheden cepheye koşar, birlikleri ve komutanları gece-gündüz teftiş ederdi. Ordu karargahını genç,cesur subaylardan oluşturan Şevki Paşa çalışma temposuna uyamadıkları için 3. Kolordu komutanı Arif beyle 2. Kolordu komutanı S. Adil Paşadan memnun değildi, ve başka görevlere atanmalarını istiyordu. Özellikle Sivrihisar yakınlarında ki Kaplıca’da gece-gündüz içki içip alem yapan Arif beyden hiç memnun değildi. Şevki Paşa’nın ısrarı üzerine Arif bey Başkomutanlık Özel Kurmay Başkanlığına kaydırılmıştı. (Arif bey, savaştan sonra Aziz Atatürk’ü öldürmek için kurulan komploya katıldığı için İzmir’de İstiklal Mahkemesi kararıyla idam edildi). Bazı hatıralarda komplo haberini ilk öğrenen ve Başkomutanı uyaran zatın Şevki Paşa olduğu belirtilmiştir. 

İsmet Paşa’ya Sitem

Harp okulundan 7 yıl kıdemli olan Şevki Paşa’ya İsmet Paşa büyük saygı gösterirdi. İsmet  Paşa bir akşam yemeğinde Şevki Paşa’ya “Treni kaçırmamak için Biçer istasyonundan geçerken sizi ziyaret edemedik özür dilerim” demişti. Şevki Paşa “ iyi ettin” deyince İsmet Paşa “ neden paşam” diye sordu. “Beraberinde götürdüğün madam Colis, Amerikalı gazeteci bir kere karı sonra da gavur bu iki fesatlığı üzerinde bulunduran bir kişinin benim karargahımda işi ne” dedi ve gülüştüler(1). 

Büyük Taarruzun Kaderini Belirleyen Karar 

Garp Cephesi Komutanlığı aracılığıyla Başkomutan imzasıyla Ordu Komutanlığına gelen gizli emirde büyük taarruzun Nisan ayında yapılacağı yazılıydı. Şevki Paşa ‘nın 24 sayfalık cevabi yazısı: “ Böyle büyük bir taarruzun Nisan ayında yapılması doğru değildir, ortalık çamur içinde, hava yağmurlu. Ecdadımız neden Ağustos ayını seçmiştir? İşte Malazgirt, Kosova, Varna, Moha煔 diye devam eder. Başkomutan dört gün sonra Ordu Karargahına habersizce gece 4’de gelerek Şevki Paşa ’yla istişare eder ve önerisini tasvip ederek Ankara’ya varışında Garp Cephesine gönderilen şifreyle taarruz tarihinin ertelendiği belirtilmiştir.

Şevki Paşa’nın bu uyarısı olmasaydı ve Başkomutan Büyük Millet Meclisinin tazyiki karşısında Nisan’da taarruza başlasaydı, başarımız şüpheye düşebilirdi. İşte Başkomutanın büyüklüğü burada, makul teklifleri benimseyip harekete geçmek.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’ya Kocatepe’de Sigara Yaktıran Olay

Büyük Taarruzdan önce Yakup Şevki Paşa emrindekilere yaptığı konuşmada “Biz İngilizlere, Fransızlara ve Ruslara karşı muharebe ettik, yendik ve yenildik. Fakat Yunan bizim dengimiz değildir. Zafer kazanacağımızdan emin olun” sözleri büyük bir moral kazandırmıştır. Yakup Şevki Paşa 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz emrini alınca dahice bir taktik uygulayarak Kolordularının kaydırma harekatını geceleri sessizce gerçekleştirmiş ve taarruz sürpriz bir şekilde kuzeyden değil güneyden , dağlık bölge üzerinden yapılmış, düşman yanıltılmış ve asıl taarruzun 2. Ordu cephesinden geldiğine inandırılmıştır. Böylece 1. Ordu cephesinde düşmanın tam yenilgiye uğratılması sağlanmıştır. Başkomutanın arzuladığı bu plan Şevki Paşa’nın müthiş taktik ve hücumlarıyla semeresini burada da göstermiştir. Bu durumu yazar şöyle anlatır “2. Ordunun Sıklet Merkezi ve Süvari Birliği’nin şaşırtmalı hücum taktiği başarıyla uygulanmıştı. Düşman,, Süvari Kolordumuzun şaşırtmalı taarruzundan ürkerek bütün Tümenlerini bize yöneltmiş ve Yunan Başkomutanını büyük bir gaflete düşürmüştü. İşte bu haber Kocatepe’deki Başkomutana ulaşınca, Mustafa Kemal Paşa sigarasını bir nefeslemiş ve “ulan Trikopis, ananı …”, dediğini bu anıyı fotoğraflayan arkadaşım yedek Teğmen Ethem Bey’den dinledim. Bu ünlü fotoğraf Kara Kuvvetleri’mizin ambleminde yer almaktadır..”(1)

Gediz Kana Bulandı

Yunan birlikleri, Demirköprü Soğuksu Vadisine bakan (Şimdiki Tatar Alabalık Çiftliğinin Kuzey Cephesi ) hakim tepedeki kayalıklarda mevzilenmiş ve ADALA-Demirci yönünde giden Türkleri kahpece katlediyorlardı. Gediz’in suları kana bulanıyordu. Bununla da yetinmeyip Ortaköy mezralarından zoraki yağ ve peynir temin ediyorlardı. İşte bu katliamı durduran, ADALA ve Salihli’nin topyekun yakılıp yıkılmasını önleyen ve şimdiki Soğuksu Vadisini (Tatar Balık Cennetini) bize kazandıran Harputlu Yakup Şevki Paşa’nın komutasındaki 2.Ordu’ya bağlı Süvari Birlikleri’dir. Minnet borcu olarak Balık Cenneti’nin en güzel şark köşesine bu Paşa’mızın adı verilmiştir.

Harputlu Y. Şevki Paşa çok sakin, ağırbaşlı, muhteris olmayan, mütevazi(9), ağzına hiç içki koymamış,beş  vakit namazında, dindar, kültürlü ve bilgili bir zattı(1). Herkes kendisinden korku ile değil saygı ile çekinirdi. Hataları görür, o hatayı düzeltir ve karşısındakini mutlaka ikna ederdi. Ona göre askerlikte esas olan ‘disiplin’ idi.

Cephede yemek molalarında ast-üst gözetmez tam bir aile ortamı oluştururdu. Konuşmalarda yabancı kelime kullanılmasına asla izin vermezdi(9).

Hayatı boyunca biriktirdiği altıyüz lirasını Emniyet Sandığına yatırmış ve faizini Kızılay’a bağışlamıştır.

Türk askerlik tarihinde en yüksek tabiyacı ve faziletli bir kumandan olarak unutulmaz  yeri olan, çok sayıda üstün hizmet madalyalarına sahip olan Yakup Şevki Paşa’ nın;     Türk-Yunan Harbi, Tabiye Meseleleri ve Tatbikatı adlı eserleri hala önemini korumaktadır.

Komutanların Komutanı Aziz Atatürk’ün hocası ve silah arkadaşı Orgeneral Harputlu Yakup Şevki Paşa Kurtuluş Savaşından sonra Yüksek Askeri Şura üyesi olarak da üstün hizmetlerini sürdürmüştür. 20 Aralık 1939 yılında hakkın rahmetine kavuşmuştur. Kabri Ankara Atatürk Orman Çiftliği alanındaki İstiklal Harbi Komutanlarının yer aldığı (61 Komutan) Devlet mezarlığında Kazım Karabekir, Fahrettin Altay yanında   yer almaktadır. Canları pahasına bu cennet vatanı bize bırakan asker-sivil tüm şehit ve gazilerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz.

Eğitime çok önem veren görme melekesini kaybedinceye kadar okuyan “Harputlu Yakup Şevki Paşa” nın Elazığ ve Balıkesir’de olduğu gibi Salihli ve yöresindeki okullara da isminin verilerek ebedileştirilmesi dileğiyle…

* Bu yazının ana kaynağı Em. Kur. Alb. Sadık Atak’ın ‘Bir Komutandan Anılar-Orgeneral Yakup Şevki Subaşı’ adlı eserinden özetlenerek derlenmiştir.

** Başkomutanın ADALA’da 2.Ordu Karargah ziyaret tarihini yazarımız 9 Eylül 1922 saat 9:00 olarak, Ahmet Otman’ın “Dünden Bugüne Salihli” eserinde 6-7 Eylül 1922, İbrahim Çiçek-Şaban Çetin’inin “Tarih İçinde ADALA ve Köyleri” eserinde 8 Eylül 1922 olarak belirtilmiştir. Ancak o toplantıya 2.Ordu Komutanı emir subayı olarak katılan yazarımız Em.Kur.Alb. Sadık Atak’ın eserine itibar ediyoruz.

 

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR

1)   ATAK,S.1977. Büyük Komutan Orgeneral Harputlu Yakup Şevki Subaşı. Ayyıldız Matbaası, Ankara

2)   BİRİNCİ DÜNYA HARBİ, 1967. Avrupa Cepheleri (Galiçya Cephesi) Gen.Kur.Bşk. Harp Tarihi Dairesi Resmi Yayınları Ankara

3)   ÇİÇEK, İ. ÇETİN,  Ş.  2001.Tarih İçinde Adala ve Köyleri

4)   OTMAN, A. 1998.Dünden Bugüne Salihli

5)   ÖZSOY, B.B. 2002, Kahramanı Kadar Gafilide Çoktu Bu Memleketin, ANSİAD, Antalya

6)   SELMA, Y.1990. Yakup Şevki Paşa ve askeri faaliyetleri. A.Ü. Türk İnkilap Tarihi Ens. Doktora Tezi. Ankara

7)   SUNGUROĞLU, İ. Harput Yollarında.

8)   TÜRK HARP TARİHİ. Derslerinde Adı Geçen Komutanlar, 1983. Harp Akademeleri Basımevi, İstanbul

9)   YALMAN, A.E. 1970. Yakın Tarihimizde Gördüklerim Geçirdiklerim. s.53 , İstanbul
Derleyen* Yrd. Doç. Dr. Osman TATAR Osman TATAR Hakkında bilgi için lütfen tıklayınız

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

footer top left corner  footer top right corner

www.elaziz.net -  Elazığ İli Güncel WEB Sitesi - Hızlı Menü Seçimi - Sık Kullanılanlara Ekle

 footer divider


Elazığspor
- Gakkoşistan - Fıkralarımız - P.H.Defteri - Geleneklerimiz - Şehir Rehberi - Resimlerimiz - İlçelerimiz - Harput Özel
- Tarihimiz - Musikimiz ! - Türkülerimiz - Efsanelerimiz - Camilerimiz - Resmi Bilgiler - Sanayimiz - Turizm Kaplıca -
-
Yerel Kültür - Yerel Folklor - Yerel Mutfak - Yerel Müzik - Yerel Lehçemiz - Yerel MP3 - Şiirlerimiz - Şıra Pazarı - Yeni -
- Basılı Yayınlar - Ö.Telefonlar - Özel Duyurular - 1999 Güneş T. - Derneklerimiz - E.Tüketici Derneği - Depremler - E. Basın List -
 
- Siyaset - Röportajlar - Uçak Seferleri - Anılarınız - Linkler - Kültür ve Sanat - Nöbetçi Eczane

Güncel  :
| 
Elazığ Forumlar | Yazarlar | Haberler | A.Dosyaları | Ferrokrom | Mail Listesi | Anketler | E-Ticaret |

   
footer bottom left corner
 
| Tasarım | Site Haritası | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön | Hakkımızda |    Ana Sayfaya Dönüş