|
 |
|
|

Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz |
“Gül, Güldür, Düşündür”.
YAŞANMIŞ GERÇEKLER (POLİSİYE OLAYLAR)
A - ANILAR
KEDİ
KAÇ, POLİS TUT
1996 yılında bir yaz akşamı... İstanbul
Haznedar'daki sorumlu bölgelerinde araçları ile devriye görevi yapan ekip,
Haber Merkezinin Haznedar’a çok yakın bir yerden feryat ve bağırmaların
geldiğini bildirmesi üzerine olay yerine gittiğinde, bir kadının balkondan
avazı çıktığı kadar bağırmakta olduğunu görürler.
-
Şu tarafa kaçtı.
Alçak hayvan yavrumu kaçırdı.
Ekip memuru Mustafa acele ile arabadan
inerek
balkonun altına gelir. O anda herhalde
birileri çocuk filan kaçırıyorlar diye düşünerek, bayana döner:
-
Hanımefendi, ne
oldu? Kim yavrunuzu kaçırdı? diye sorar.
Kadın yine feryat ederek:
-
İşte orada, balkona
kaçtı. Minicik tavşanımı kaçırdı. Ne olur onu kurtarın, der.
Bu arada çevre sakinleri balkon ve
pencerelerden
olayı izlemektedirler. Polis Mustafa, tarif
edilen balkona el feneriyle yaklaşır. Feneri yaktığında bir kedinin küçük
bir tavşanı yemeye çalıştığını görür.
Kedi Mustafa’yı görünce tavşan ağzında
balkondan aşağı atlar. Ekipte bulunan üç Polis Memuru, belki tavşanı canlı
kurtarırız düşüncesiyle kedinin peşine düşerler. Kedi önde memurlar arkada
koştururken, kedi tavşanı oradaki bir duvarın dibine bıraktığı gibi kaçar.
Gidip tavşana baktığında ölmüş olduğunu gören Mustafa, bayana dönerek:
“Hanımefendi tavşanınız ölmüş, başınız sağolsun”der. Bayan tekrar bağırır:
“Cani kedi, Allah belanı versin !”
Ekipte bulunan diğer Polis Memurlarından
Ayhan,
Mustafa’nın yanına sokulur ve sessizce:
“Çabuk Mustafa, arabaya atla, kaçalım. Ya kadın kediden şikayetçi olursa,
kediyi nasıl yakalarız?”
KAYNAK : Mustafa ÜLKAR
Polis Memuru
|