Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

"Gül, Güldür, Düşündür"

Kitap Ana Sayfa Önsöz Sonsöz 1. Bölüm 2. Bölüm 3. Bölüm 4. Bölüm 5. Bölüm 6. Bölüm
  Gül - şiir  Düş - şiir   Bıçağı Bırak, Kalemi Al  Herşey Helal Sana Elazığ Kelmahmut
Karışık Olaylar - 18 olay anlatımı

 

“Gül, Güldür, Düşündür...”

“İyilik, halkı herşeyden önce kendisine öyle yaklaştırır 

              ki, gerektiğinde silahı bile bıraktırır.”

         Sylvestre Lacroix


KEL MAHMUT OLDU GÜL MAHMUT 

            2000 yılı Ocak ayında Malatya’da yaşayan Elazığlıların kurmuş olduğu “Çayda Çıra Derneği” nin düzenlediği “Elazığlılar Gecesi” ne katılmak üzere, Elazığ Valisi Sayın Osman Aydın ve İstanbul Dersanesi yetkilisi Mustafa Bilbay ile beraber Malatya’ya gitmek üzere Sayın Valimizin aracıyla yola çıktık.

Yolculuk sırasında Elazığ’ın sorunları ve bu sorunlara çözümler konusunda sohbet etmek, eski Elazığ, şu anki Sivas Valimiz Sayın Lütfullah Bilgin’den kalma güzel bir alışkanlıktı. Elazığ-Malatya karayolunun 20. km.’sinde Hankendi Beldesi ve Durupınar Köyü’nün hemen yakınında ve anayolun kenarında bulunan “Kelmahmut” köyü tabelasına gözüm takıldı. Kel Mahmut, hem sevimli olmayan bir kelime, hem de doğuyu batıya bağlayan ve Elazığ’dan Malatya, Sivas, Kayseri, Kırıkkale, Ankara ve daha batıya giden yolların geçtiği, herkesin görebileceği bir noktada Elazığ’ın imajını gölgeleyen, Harput kültürüne uyum göstermeyen bir tabelaydı.

O gün de, Elazığ’daki Turan, Uluova, Fırat, Nurhak ve Günışığı ile ismini sayamadığım diğer mahalli gazetelerde bir haber vardı: “Artık kelliğe paydos. Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi saç ekiyor” başlıklı bu haberde Fırat Üniversitesi’nin az bir ücretle kelliğe çözüm bulduğu ve saç ektiği teferruatlı bir şekilde açıklanmıştı. İşte bu haberden ve Sayın Valimiz Osman Aydın’ın hoşgörüsünden esinlenerek Sayın Valimize hitaben: “Sayın Valim, Fak-Fuk-Fon’dan (Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı) biraz yardım ederseniz Kelmahmut köyündeki kellere saç ektirir ve sizin onayınızla Kelmahmut’un adını da “Saçlımahmut” olarak değiştirip Elazığ’ın imajını düzeltebiliriz” dedim. Bunun üzerine Sayın Valimizin verdiği cevap aynen şöyleydi: “Müdür Bey, nereden aklına geldi. Hep de böyle şeyleri düşünüyorsun ama gerekirse saç ekmek için yardım edebiliriz” Bu arada araçta bulunan Mustafa Bilbay söze karışarak: “Müdür Bey, bizim köy de buraya yakın, buraya İstanbul Dersanesi yardım ederek bir okul yaptırdı ve adı da Topuluşağı’ydı. Biz de bu adı köylüler beğenmediği için değiştirerek “Topalkem” yaptık.

Bunun üzerine ben kahkaha atarak: “Amma da iyi etmişsiniz, topal’ı kaldığı sürece çok da değişmiş sayılmaz ya! Ya “Sağlamkem” yapacaktınız ya da “Lenkkem” (Lenk, eski Türkçe’de topal anlamına gelmektedir) dedim. Hep birlikte güldük.

Bu tür konuşmalarla Malatya’ya gittik. Malatya’da Vali Sayın Mustafa Yıldırım ve İstanbul Dersaneleri Malatya Şube Yetkilisi Eyüp Bilbay ile Osman Yurdakul, İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar ve diğer tanıdıkları ziyaret ettik ve hep beraber “Elazığlılar Gecesi” ne katıldık. Güzel ve eğlenceli bir akşam geçirerek aynı gece Elazığ’a döndük.

Sabahleyin Kelmahmut Köyü Muhtarı Abdullah Özmen’i telefonla buldurarak: “Sayın Muhtarım, köyde kaç kel var? (Şakayla karışık) Sayın Valimiz onlara saç ektirecek, listesini hazırla getir” dedim. Muhtar ise: “Sayın Müdürüm, köyümüzde hiç kel yok ki! Bu Kelmahmut adından biz de bıktık usandık. Çocuklarımız Kelmahmut’luyuz demeye utandıkları için Hankendi’liyiz ya da Durupınar’lıyız diyorlar.” Bunun üzerine ben: “Muhtar, isterseniz köyünüzün adını değiştirelim, ne dersiniz?” diye sordum. Muhtarsa: “Müdürüm, çok seviniriz, Allah deriz, çok da mutlu oluruz” şeklinde karşılık verdi.

Bunun üzerine gerekçeleri hazırlamak için köyde referandum yapmak üzere köylülerle konuşulması, oylama yapılmasını ve bu yol ile köyün isminin ne olacağını belirlemelerini izah ettim. Bunu fırsat bilen muhtarımız, kendisine söylediklerimi yapmış. Bütün hemşehrilerinden köyün isminin değiştirilmesini talep eden imzaları toplamış, referandum yapmış.

Bütün belgeleri getirerek referandum doğrultusunda köyün isminin de benim, yani Emniyet Müdürü tarafından belirlenmesinin köylünün isteği olduğunu söyledi. Bu istek üzerine Sayın Valimizin onayı alınarak bütün belge ve bilgiler toplanıldı. En az masraf ve en çok karla kapatılabilecek bir isim aramak da bana düştü. En sonunda tabelanın bir iki harfle değiştirilebileceği, köylüye iyi bir imaj kazandırılabileceği ve o isimden hareketle köylüye bir gelir getireceği düşüncesiyle Kelmahmut’un “K” ve “E” harflerini değiştirerek “Gülmahmut” olmasına karar verdik ve İçişleri Bakanlığı’ndan onay aldık. Böylece hem  Kel Gül olacak, hem de Tarım Müdürlüğü’nün dağıtmış olduğu gül fidanlarından köyün önünden geçen Elazığ-Malatya karayolunun kenarına ve köyün arazilerine dikilerek gül yetiştiriciliği başlatılacaktı. Bu değişiklikten sonra, hem köye güzellik ve gülmek ile köye ve köylüye gelir, hem de doğudan batıya giden herkese gülerek “Gül” satılacaktı. Bu yeni isimle, Elazığ’ın bu şirin köyüne gülen güzel bir imajla beraber kazanç güzelliği, yani hem gül alanlara güzellik, hem de gül götürülenlere güzellik kazandırılacak, köylünün de kapısında gül, yüzünde gülücükler eksik olmayacaktı.

Artık bu yeni isimlendirmeden sonra eski Kelmahmut yeni Gülmahmut Köyü; doğudan batıya gül gönderecek, gelenlere gülle hoş geldin denilecek, Elazığ çıkışında insanlar güllerle uğurlanacak ve Kelmahmutlular göğsünü gere gere, gülerek, güle güle, biz Gülmahmutluyuz diyebilecekler ve diyorlar da...Gülüyorlar da... Yetiştirdikleri gülleri en kısa zamanda satacaklar da... Değişmeyen tek şey değişimdir.

Şimdi bu çevreden gelenler anlatıyor. Gülmahmutlular: “Sağ olsun Vali Osman Aydın ve Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan, Kel’i Gül yaptı” diyorlarmış ve yol kenarındaki çocuk parkına Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan Parkı tabelasını yerleştirmişler ve Gülmahmut tabelasının 20 metre ilerisine koymuşlar.  

Özellikle Doğu  ve Güneydoğu Bölgelerimizde bu tür ilginç köy isimlerine rastlamak çok daha mümkün. Köylüler “utanarak” andıkları bu sıkıntılı adların artık değiştirilmesini istiyor. İşte Güneydoğu Bölgesi’ndeki beğenilmeyen köy isimlerinden bazıları: Diyarbakır: Sefer Uşağı, Elif Uşağı, Keklik, Sakallı, Tavuklu, Alibardak, Çölgüzeli, Malkaya, Hindibaba, Deveboynu, Alatosun, Soğanlı, Yalankoz, Uyandık, Tilkilik, Tilkitepe, Kola, Aynalı, Ballıbaba, Sinek, Cücük, Leblebitaş, Devedurağı, Kaldırım. Şanlıurfa: Estağfurullah, Keş, Kızlar, Gerdek, Çakallar, Vergili, Kanlı, Çekçek, Vize, Parapara, Sugeldi, Kelebek, Yeğen, İzci, Aşağı Fatmacık, Yukarı Fatmacık, Şeyhler, Nohut, Kulaksız, Defterdar, Yazgüneşi, Kolağası, Ayran, Şekerköy. Adıyaman: Şamuşağı, Çakallıtorunlar, Mutlu, Çakal, İnekli, Zurna. Mardin:   Kano, Gurs, Tavuk, Hümeyra, Gurnavat, Dara, Dahşık, Gırmeleba, Kermıra. Bingöl: Kargapazarı, Eskibalta, Hazarşah. Siirt: Sağırsu, Çölköy, Koçlu. Şırnak: Atbaşı, Mağara, Çobankaz. Elazığ: Püşkülan, Yılbaşı, Paho, Meman.