Aziz Şehir Elazığ'a Hoş Geldiniz

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

 Ana Sayfa    Menü Seçimi    Elazığ İlçeleri / Ağın İlçemiz << Geri Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner

AğınAlacakayaArıcakBaskilKarakoçanKebanKovancılar
MadenPaluSivrice
İlçeler Ana Sayfa

KEBAN İLÇEMİZ Hakkında Bilgiler  

Kaynak : Valilik 98 Yıllığı ve diğer basılı kaynaklar kullanılmıştır...


keban'dan daha fazla resimler için tıklayınız.İlçenin hangi tarihte kurulduğu kesin olarak bilinememekle birlikte, Yalnız çok eski bir yerleşim yeri olduğu Keban'ın tarihi Cenevizlilere hatta bazı rivayetlere göre de ilk çağlara kadar uzanmaktadır.

Bir Maden şehri olan Keban'da ilk çağlarda da maden arama ve üretimi gerçekleştirilmiş ve özellikle Kurşun ile gümüş madeni işlenmiştir. Esas itibariyle Keban'ın x. yy'a ait bir yerleşim yeri olduğu ise Keban Baraj ve Hidroelektrik Santrali'nin yapımı nedeniyle yörede gerçekleştirilen kazılar neticesinde ortaya çıkarılmıştır.

İlçenin kendisini çevreye duyurması ise Osmanlı İmparatorluğu dönemine rastlamaktadır. Harput’un tarihin çeşitli devrelerinde doğunun stratejik öneme haiz bir kale şehri olmasına rağmen, Keban’ın 1700'lü yıllardan itibaren ekonomik yönden (simli kurşun ve madeni üretimi ve işletilmesi dolayısıyla) canlanmaya başlamış ve 18. yydan, hatta 1834 yılına kadar Eyalet Merkezi olduğunu bilmekteyiz .

Keban 1830’lu yıllardan itibaren eski önemini yitirmiş ve eyalet merkezi Harput’a nakledilmiştir. IV. Murat , Bağdat seferine giderken yöreye uğramış ve Denizli köyü yakınlarında bir kervansaray yaptırmıştır. Tanzimat sonrası idari düzenlemelerde XIX. yy. sonlarında “Mamuret-ül Aziz Vilayeti” merkez sancağına bağlı bir kaza olmuştur. ilçe zamanında Harput gibi Stratejik bir kale gibi olsada zamanla bu hüviyetinden uzaklaşmıştır.

Merkez sancağının güney batısında yer almakta ve kuzeyde Arapkir kazası ve Dersim Sancağı, doğudan Harput-Mezra merkez kazası, güneyden ve batıdan Malatya Sancağı ile sıralanmıştır. Bknz.Elazığ ve Harput Tarihi Arguvan adlı bir nahiyesi 200 köyü vardır o tarihlerde. Bir Kaymakam bir Nahiye Müdürü ve bir idare meclisi tarafından yönetildiği anlaşılmaktadır.

Ve 1926 yılında yapılan İdari teşkilatlanma sonunda Keban ilçesine Bağlı ARGUVAN Bucağı Malatya iline, MUŞAR Bucağı ilçe haline getirilmiştir ve böylece Keban'dan ayrılmışlardır. Bugün ise sadece 20 köyü olup bucağ'ı dahi yoktur. Arapkir

Keban'da bulunan eyalet merkezine atanan valiler Harput'tan, Gümüşhane'ye kadar uzanan bölgenin mülki ve askeri idaresi ile ilgili işleri yürütmekle sorumlu ve yetkili olmuştur. Aynı zamanda Maden Emini sayılmışlardır.

Keban eyalet merkezinde görev yapan ve yukarıda belrtilen valiler içerisinde en şöhretlisi, daha sonraları Sadrazamlık da Yusuf Ziya Paşa'dır. Yusuf Ziya Paşa'nın Keban'ın imarı için uğraştığı bununla ilgili olarak bir çok eser yaptırdığı da bir gerçektir.

Yine IV. Murat'ın Bağdat seferine çıktığında şimdiki Çırçır deresi üzerinde ve Seftili dağına geçiş için de bir ufak asma köprü yaptığı bilinmektedir. Ancak köprünün şu an sadece ayak tutan kısımları kalmıştır.

Yusuf Paşa, kendi adıyla anılan bir camii yaptırdığı (1298) Yusuf Ziya Paşa Camii (Kurşunlu) hala dimdik ayakta durmaktadır. Kısmi zamanlarda çeşitli restorasyonlardan geçen caminin çini ve iç işlmeleri zamanla bakımsızlıktan nemlenmiş ve yeni onarım yapılmıştır.Yusuf Ziya Paşa Camii

1833'lü yıllardan sonra ise tamamen Keban'ın eski önemini tamamen yitirdiğini görebiliriz. Keban Barajı için çok iyi bir yatırım dense de (ülke için evet) Keban halkına herhangi + değerde bir fayda sağlamamakla birlikte GSMH için zarar vermektedir. Bugün halkın çoğu geçim sıkıntısından dolayı göç etmektedir. Son nesil barındıran Keban sadece Ülke coğrafyasında Harita da yer almaktadır.

Son dönemlerde ekonomik alanda bazı kıpırdamalar yaşanmakla birlikte, Maden ocakları 6-7 yıl önce tekrar açılsaydı Keban ilçesi şu an Ekonomik olarak ülke için yeni girdiler sağlayabilecekti. Zaman'ın iktidarında Sayın Deniz BAYKAL Bey'in Keban maden ocaklarının yeniden işlerlik kazanmamasında büyük bir çabası vardır. Ancak Tarih Deniz BAYKAL'ı ve bu tip bürokratları affetmeyecektir.  

Yine 1980'li yıllarda 7. Cumhurbaşkanı Kenan EVREN; ilçeye yaptığı bir gezide Keban ilçesinin İpekböcekciliği ile ilgili geçmiş zamanda çok önemli bir yeri olduğunu söylesede ardından herhangi bir girişim sahibi buna çaba sarfetmemiştir. Umudunu Maden ocaklarına gömen Keban kendi kaderini çizmiştir. Yanlış politika ve başkan seçimleri Siyaset uğruna heba olan Madenleri Tarih yıllar sonra mutlaka sorgulayacaktır... Maden bitti denilen Ocak'lara yazık oldu...!

İlçe, doğudan Elazığ, batıdan Arapgir İlçesi kuzeyden Ağın İlçesi ,güneyden Baskil İlçesi ile çevrili olup, yüzölçümü 543 km2 dir.

Elazığ’a 45 km. uzaklıkta bulunan İlçeye ulaşım karayoluyla sağlanmaktadır. Ülkemizin en büyük barajlarından birisi olan Keban Barajı İlçe sınırları içerisindedir. İlçe merkezinde Yusuf Ziya Paşa tarafından inşaa ettirilen ve kendi adıyla anılan bir camii ve çocuklarına ait bir tarihi türbe bulunmaktadır. 30 köyü, 21 mezrası bulunan ilçenin, 1997 yılı nüfus sayımına göre 6.500’ü ilçe merkezinde olmak üzere toplam nüfusu 9133’tür.

Kültür ve Efsaneleri :

Keban yöresinde kutsal sayılan bir çok dağ ve tepe mevcuttur. Buralar Keban'ın en yüksek tepeleridir. Bunların bazılarının üstünde Evliya veya Şehit olduğuna inanılan isimsiz ve kimliksiz yatılar vardır...

Bunlardan bir kaçı :

Nallı Ziyaret Efsanesi :

Haz. Ali'nin atının ayak izinin olduğuna inanılan bir kayada Keban'da bulunmaktadır. Bu kaya Nallı Ziyaret olarak adlandırılmaktadır. Üzerinde herhangi bir türbe yada mezar yoktur. Yöre halkının inancına göre; Hz. Ali buradan geçerken karşıdaki Seftili dağından sıçrayan atının bir ayağı, bu tepeye vurmuş ve bu geçit sırasında atının ayak izi bu kayada kalmıştır.

Taş Olan Kadın Efsanesi :

Çok zaman önce Keban'ın güneyinde geçen çayda, bahar ile birlikte seller akmaktadır ve çayın gelişmesi mümkün değildir. Sabahleyin kucağında çocuğuyla hayvanlarını bu çaydan geçirmek isteyen kadın, çayın kenarına gelir ve bu durumu görünce Allah'a yalvarır.

"Yarabbi bize acı ve merhamet et. Bana acımıyorsan, çocuğuma acı... Bu seli durdur. Eğer bu seli durdurursan ve karşıya geçersem, bu fakir halimle bu koyunlardan birini sana kurban keseceğim" der. Kısa bir zaman sonra yağış durmuş ve seller durulmuştur. Kadında sırtında çocuğu ve koyunlarıyla birlikte çaydan karşıya geçmiş. Ardından kadın; verdiği sözü hatırlayarak " Ya Rabbi eğer suları durdurursan sana bir kurban kesecektim demiştim."

İşte sana kurban der ve saçından bulduğu biti yakalayıp, iki parmağı arasında ezerek yoluna devam eder. Tam o sırada, Allah'ın gazabına üzerine iner ve taş kesilir.

Halen "çırçır" mevkiinde uzaktan bakıldığında 2,5 metre yüksekliğinde kadın ve sırtında çocuğuyla olan olayın anısını yaşayabilirsiniz.

Pir Hasan Zerraki Efsanesi :

Bir süre önce Erzurum yöresinde aşiretler arasında başalayan kavgalar nedeniyle; etrafında "şıh" olarak tanınan Pir Hasan Zerraki adıyla bir zat, bu kavgalardan kaçarak etrafındakiler ile birlikte, Keban yöresine gelmiş ve şimdiki ZIRKIBAZ yeni adıyla Gökbelen köyüne yerleşmiştir. Bu köyümüz ise adını Pir Hasan Zerraki'den almıştır.

Aslında bu efsanenin geniş bir vesikası bulunmaktadır. İleri zamanlarda arşivleriyle sizlere sunmaya çalışacağız. Kısa Bilgi İçin Pir Hasan Zerraki

Taşkesen Efsanesi :

Anlatınlara ve atalarımızdan gelen kaynaklarda vaka şöyledir...

Taşkesen köyü civarında 9 -10 zorba  yaşarmış ve civar köylerden haraç toplarmış. Topladıkları bu haraçların çoğu tahıl tütünden azıklarmış. Bu tahılları öğütebilecek değirmenleri yokmuş. Bu zorbalar civarda bulunan halka bir değirmen yaptırmaya karar vermişler. Değirmen yapılmış. Ancak değirmen taşını yapabilecek birkaç usta bulamamışlar. Bunu yapamayan ustalarıda öldürüyorlarmış.

Sıra Taşkesen köyüne gelmiş. Buradan bir kaç kişiyi değirmen taşını kesmeleri için yanlarında götürmüşler. Bu şahıslara çeşitli baskılar sonunda Değirmen taşını yaptırmışlar. Bunun karşılığında ise bu ustaları serbest bırakmışlardır. Bundan sonra köyün adı Taşkesen olarak kalmıştır.

İlimizde Söylenen Diğer efsaneler için   Efsanelerimiz

Coğrafya :

Keban, doğudan Elazığ, batıdan Arapkir (Malatya), kuzeyden Ağın, güneyden Baskil ile çevrili olup, yüzölçümü 543 km² dir.

İlçe merkezi doğudan batıya doğru uzanan Bezirgan Deresi Dağı, Nallı Ziyaret Tepesi, Bendin Taşı ve Seftil dağları arasında sıkışmış bir vadi içerisindedir. Bu vadi 2,5 km. kadar uzanır ve meyve bahçeleriyle kaplıdır (eski zamanlarda). Rakım yüksekliği 780m.'dir.

İklimi tamamen kara iklimi özelliklerini taşımaktadır. Ancak Keban barajının iklimi zamanla değişmesinden dolayı yazları çok sıcak kışları ise değişken ve genelde ılımandır. Akdeniz iklimini burada yaşabilirsiniz. Yağışlar genelde ilkbahar ve sonbaharda olmaktadır.

Sağlık :

İlçe 1 sağlık ocağı, 4 hekim, 15 sağlık personeli ile hizmet vermektedir. İlçeye bağlı köylerde 16 sağlık evi bulunmaktadır.

Eğitim :

İlköğretim sayısı / 13    ---- Lise Sayısı  / 1   ---- Meslek Lisesi  / 2

Tarım :

İlçede tüketime yönelik tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. Ağırlıklı ilçe köylerde ekin ve küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Tarla alanları oldukça fazla olmakla beraber ekili alanlar azdır. Sebze ve yan ürünlerde halk geçimini çıkarmaya çalışmaktadır.

El Sanatları :

Zırkıbaz köyünde, yöresel motifleri taşıyan kilim dokunmaktadır. Ayrıca Halk eğitim Merkezi Müdürlüğünce açılan kurslarda genç kızlarımız çeşitli el becerilerini değişik zamanlardaki kermeslerde sergiletmektedirler.

Tarihi Eserler :

Yusuf Ziya Paşa Külliyesi

Yusuf Ziya Paşa Camii, kütüphane, şadırvan, tuvaletler ve avlu dışında bulunan çeşme ile bunlardan ayrı inşa edilmiş ikinci bir çeşme ve türbeden meydana gelmektedir. Bu külliye 1700'lü yıllarda Yusuf Ziya Paşa tarafından yaptırılmıştır.

Ancak günümüzde bazı restorasyonlardan geçmiş olmasından dolayı, Dış mimaride bazı orijinal özelliklerini yitirmiştir.Ayrıca bu camimize "Kurşunlu Camii'de denmektedir". Bknz.Camiler ve Türbeler

Denizli Kervansarayı 

4. Murat tarafından Bağdat seferine çıktığı ve Harput'tan geçtiği sırada Bağdat yolu üzerinde yaptırmıştır. Bu kervan Denizli köyümüzde bulunmaktadır. Halen ayakta durmaktadır... (resim ve benzeri ayrıntıları yakında bulacaksınız... Bknz.Camiler ve Türbeler

Ermeni Kilisesi 

Keban ilçesi Kallar mahallesinde bulunaktadır. Halen Keban Belediyesi tarafından Araç ve Malzeme / İtfaiye araçları deposu olarak kullanılmaktadır. Duvar, tavak kalıntıları sağlam bir şekilde durmaktadır. Duvarlarda halen FRESK kalıntıları bulunmaktadır..

Sanayi :

Keban ilçemizde herhangi bir kurulu üretim tesisi bulunmamaktadır. Zamanla hizmet veren Maden ocaklarının kapanmasıyla birlikte iş alanları daralmış ve emekli olanlarda ilçeden il merkezine yada yakın illere göç etmişlerdir. Kısmen ara ara açılan bazı müteaahhitlik işlerinde işçi alımları ve son zamanda destek verilen Alabalık üretimi tesislerinde ilçeye gelir sağlanmaktadır. Ancak yakın zamanda bir başka işletmenin açılacağının müjdesini buradan vermek isteriz.

Ulaşım :

Keban ilçesine bağlı olan 30 köy, 21 mezra vardır. İlçe merkezi 7.000'e yakın köylerle birlikte toplam 9.200'dür. Köylerle ulaşım sağlam olup ancak kışın belli kısımlara ulaşmak zorlaşmaktadır.

Bütün köylerinde ve mezralarında Elektrik ve Telefon tesisatı mevcuttur.

Keban İlçesi hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için Kaymakamlık web sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Dair Yazılmış Bir Dörtlük

Keban İlçesi Kaymakamlığı www.keban.gov.tr

Keban İlçesi Derneği Sayfası
www.keban.org

Keban İlçesi Özel Resimleri: Keban Resimleri

AğınAlacakayaArıcakBaskilKarakoçanKebanKovancılar
MadenPaluSivrice
İlçeler Ana Sayfa Başa Dön

footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner
 ÷÷ Yeni İçerikler ÷÷ | Tasarım | Site Harita | Bize Ulaşın | Reklam | Başa Dön | Hakkımızda |    Ana Sayfaya Dönüş
footer top left corner  footer top right corner
footer bottom left corner  footer bottom right corner