Bir Maden şehri olan Keban'da ilk çağlarda da maden arama ve üretimi
gerçekleştirilmiş ve özellikle Kurşun ile gümüş madeni
işlenmiştir. Esas itibariyle Keban'ın x. yy'a ait bir yerleşim yeri olduğu
ise Keban Baraj ve Hidroelektrik Santrali'nin yapımı
nedeniyle yörede gerçekleştirilen kazılar neticesinde
ortaya çıkarılmıştır.
İlçenin kendisini çevreye
duyurması ise Osmanlı İmparatorluğu dönemine rastlamaktadır. Harput’un tarihin
çeşitli devrelerinde doğunun stratejik öneme haiz bir kale şehri olmasına rağmen,
Keban’ın 1700'lü yıllardan itibaren ekonomik yönden (simli kurşun ve madeni
üretimi ve işletilmesi dolayısıyla) canlanmaya başlamış ve 18. yydan,
hatta 1834 yılına kadar Eyalet Merkezi olduğunu bilmekteyiz .
Keban 1830’lu yıllardan itibaren eski önemini
yitirmiş ve eyalet merkezi Harput’a nakledilmiştir. IV. Murat , Bağdat seferine
giderken yöreye uğramış ve Denizli köyü yakınlarında bir kervansaray
yaptırmıştır. Tanzimat sonrası idari düzenlemelerde XIX. yy. sonlarında
“Mamuret-ül Aziz Vilayeti” merkez sancağına bağlı bir kaza olmuştur.
ilçe zamanında Harput gibi Stratejik bir kale gibi olsada zamanla bu hüviyetinden
uzaklaşmıştır.
Merkez sancağının güney batısında yer almakta
ve kuzeyde Arapkir kazası ve Dersim Sancağı, doğudan Harput-Mezra merkez kazası,
güneyden ve batıdan Malatya Sancağı ile sıralanmıştır.
Bknz.
Elazığ
ve Harput Tarihi
Arguvan adlı bir nahiyesi 200 köyü vardır o tarihlerde.
Bir Kaymakam bir Nahiye Müdürü ve bir idare meclisi tarafından yönetildiği
anlaşılmaktadır.
Ve 1926 yılında yapılan İdari teşkilatlanma sonunda Keban
ilçesine Bağlı ARGUVAN Bucağı Malatya iline, MUŞAR Bucağı
ilçe haline getirilmiştir ve böylece Keban'dan ayrılmışlardır. Bugün ise sadece 20
köyü olup bucağ'ı dahi yoktur. Arapkir
Keban'da bulunan eyalet merkezine atanan valiler
Harput'tan, Gümüşhane'ye kadar uzanan bölgenin mülki ve askeri idaresi ile ilgili
işleri yürütmekle sorumlu ve yetkili olmuştur. Aynı zamanda Maden Emini sayılmışlardır.
Keban eyalet merkezinde görev yapan ve yukarıda
belrtilen valiler içerisinde en şöhretlisi, daha sonraları Sadrazamlık da
Yusuf Ziya Paşa'dır. Yusuf Ziya Paşa'nın Keban'ın imarı için
uğraştığı bununla ilgili olarak bir çok eser yaptırdığı da bir gerçektir.
Yine IV. Murat'ın Bağdat seferine
çıktığında şimdiki Çırçır deresi üzerinde ve Seftili dağına geçiş için de
bir ufak asma köprü yaptığı bilinmektedir. Ancak köprünün şu an
sadece ayak tutan kısımları kalmıştır.
Yusuf Paşa, kendi adıyla anılan bir camii
yaptırdığı (1298) Yusuf Ziya Paşa Camii (Kurşunlu) hala dimdik ayakta durmaktadır.
Kısmi zamanlarda çeşitli restorasyonlardan geçen caminin çini ve iç işlmeleri
zamanla bakımsızlıktan nemlenmiş ve yeni onarım yapılmıştır.
Yusuf Ziya Paşa Camii
1833'lü yıllardan sonra ise tamamen Keban'ın eski önemini
tamamen yitirdiğini görebiliriz. Keban Barajı için çok iyi bir yatırım dense de
(ülke için evet) Keban halkına herhangi + değerde bir fayda sağlamamakla birlikte GSMH
için zarar vermektedir. Bugün halkın çoğu geçim sıkıntısından dolayı
göç etmektedir. Son nesil barındıran Keban sadece Ülke coğrafyasında Harita da yer
almaktadır.
Son dönemlerde ekonomik alanda bazı
kıpırdamalar yaşanmakla birlikte, Maden ocakları 6-7 yıl önce tekrar açılsaydı
Keban ilçesi şu an Ekonomik olarak ülke için yeni girdiler sağlayabilecekti.
Zaman'ın iktidarında Sayın Deniz
BAYKAL Bey'in Keban maden ocaklarının yeniden işlerlik
kazanmamasında büyük bir çabası vardır. Ancak Tarih Deniz
BAYKAL'ı ve bu tip bürokratları affetmeyecektir.
Yine 1980'li yıllarda 7. Cumhurbaşkanı Kenan EVREN; ilçeye
yaptığı bir gezide Keban ilçesinin İpekböcekciliği ile ilgili geçmiş zamanda çok
önemli bir yeri olduğunu söylesede ardından herhangi bir girişim sahibi buna çaba
sarfetmemiştir. Umudunu Maden ocaklarına gömen Keban kendi kaderini çizmiştir.
Yanlış politika ve başkan seçimleri Siyaset uğruna heba olan Madenleri Tarih yıllar
sonra mutlaka sorgulayacaktır... Maden bitti denilen Ocak'lara yazık oldu...!
İlçe, doğudan Elazığ, batıdan
Arapgir İlçesi kuzeyden Ağın İlçesi ,güneyden Baskil İlçesi ile çevrili olup,
yüzölçümü 543 km2 dir.
Elazığ’a 45 km. uzaklıkta bulunan İlçeye
ulaşım karayoluyla sağlanmaktadır. Ülkemizin en büyük barajlarından birisi olan
Keban Barajı İlçe sınırları içerisindedir. İlçe merkezinde Yusuf Ziya Paşa
tarafından inşaa ettirilen ve kendi adıyla anılan bir camii ve çocuklarına ait bir
tarihi türbe bulunmaktadır. 30 köyü, 21 mezrası bulunan ilçenin, 1997
yılı nüfus sayımına göre 6.500’ü ilçe merkezinde olmak üzere toplam nüfusu
9133’tür.
Kültür ve Efsaneleri :
Keban yöresinde kutsal sayılan bir çok dağ ve
tepe mevcuttur. Buralar Keban'ın en yüksek tepeleridir. Bunların bazılarının
üstünde Evliya veya Şehit olduğuna inanılan isimsiz ve kimliksiz yatılar vardır...
Bunlardan bir kaçı :
Nallı Ziyaret Efsanesi :
Haz. Ali'nin atının ayak izinin olduğuna
inanılan bir kayada Keban'da bulunmaktadır. Bu kaya Nallı Ziyaret olarak
adlandırılmaktadır. Üzerinde herhangi bir türbe yada mezar yoktur. Yöre halkının
inancına göre; Hz. Ali buradan geçerken karşıdaki Seftili dağından
sıçrayan atının bir ayağı, bu tepeye vurmuş ve bu geçit sırasında atının ayak
izi bu kayada kalmıştır.
Taş Olan Kadın Efsanesi :
Çok zaman önce Keban'ın güneyinde geçen çayda,
bahar ile birlikte seller akmaktadır ve çayın gelişmesi mümkün değildir. Sabahleyin
kucağında çocuğuyla hayvanlarını bu çaydan geçirmek isteyen kadın, çayın
kenarına gelir ve bu durumu görünce Allah'a yalvarır.
"Yarabbi bize acı ve merhamet et. Bana
acımıyorsan, çocuğuma acı... Bu seli durdur. Eğer bu seli durdurursan ve karşıya
geçersem, bu fakir halimle bu koyunlardan birini sana kurban keseceğim" der. Kısa
bir zaman sonra yağış durmuş ve seller durulmuştur. Kadında sırtında çocuğu ve
koyunlarıyla birlikte çaydan karşıya geçmiş. Ardından kadın; verdiği sözü
hatırlayarak " Ya Rabbi eğer suları durdurursan sana bir kurban kesecektim
demiştim."
İşte sana kurban der ve saçından bulduğu biti
yakalayıp, iki parmağı arasında ezerek yoluna devam eder. Tam o sırada, Allah'ın
gazabına üzerine iner ve taş kesilir.
Halen "çırçır" mevkiinde uzaktan
bakıldığında 2,5 metre yüksekliğinde kadın ve sırtında çocuğuyla olan olayın
anısını yaşayabilirsiniz.
Pir Hasan Zerraki Efsanesi :
Bir süre önce Erzurum yöresinde aşiretler
arasında başalayan kavgalar nedeniyle; etrafında "şıh" olarak tanınan
Pir Hasan Zerraki
adıyla bir zat, bu kavgalardan
kaçarak etrafındakiler ile birlikte, Keban yöresine gelmiş ve şimdiki
ZIRKIBAZ
yeni adıyla
Gökbelen köyüne
yerleşmiştir. Bu köyümüz ise adını Pir Hasan Zerraki'den almıştır.
Aslında bu efsanenin geniş bir vesikası
bulunmaktadır. İleri zamanlarda arşivleriyle sizlere sunmaya çalışacağız. Kısa
Bilgi İçin
Pir Hasan Zerraki
Taşkesen Efsanesi :
Anlatınlara ve atalarımızdan gelen kaynaklarda
vaka şöyledir...
Taşkesen köyü civarında 9 -10 zorba
yaşarmış ve civar köylerden haraç toplarmış. Topladıkları bu haraçların çoğu
tahıl tütünden azıklarmış. Bu tahılları öğütebilecek değirmenleri yokmuş. Bu
zorbalar civarda bulunan halka bir değirmen yaptırmaya karar vermişler. Değirmen
yapılmış. Ancak değirmen taşını yapabilecek birkaç usta bulamamışlar. Bunu
yapamayan ustalarıda öldürüyorlarmış.
Sıra Taşkesen köyüne gelmiş. Buradan bir kaç
kişiyi değirmen taşını kesmeleri için yanlarında götürmüşler. Bu şahıslara
çeşitli baskılar sonunda Değirmen taşını yaptırmışlar. Bunun karşılığında
ise bu ustaları serbest bırakmışlardır. Bundan sonra köyün adı Taşkesen olarak
kalmıştır.
İlimizde Söylenen Diğer efsaneler için
Efsanelerimiz
Coğrafya :
Keban, doğudan Elazığ, batıdan Arapkir (Malatya),
kuzeyden Ağın, güneyden Baskil ile çevrili olup, yüzölçümü 543 km² dir.
İlçe merkezi doğudan batıya doğru uzanan
Bezirgan Deresi Dağı, Nallı Ziyaret Tepesi, Bendin Taşı ve Seftil dağları arasında
sıkışmış bir vadi içerisindedir. Bu vadi 2,5 km. kadar uzanır ve meyve
bahçeleriyle kaplıdır (eski zamanlarda). Rakım yüksekliği 780m.'dir.
İklimi tamamen kara iklimi özelliklerini
taşımaktadır. Ancak Keban barajının iklimi zamanla değişmesinden dolayı yazları
çok sıcak kışları ise değişken ve genelde ılımandır. Akdeniz iklimini burada
yaşabilirsiniz. Yağışlar genelde ilkbahar ve sonbaharda olmaktadır.
Sağlık :
İlçe 1 sağlık ocağı, 4 hekim, 15 sağlık
personeli ile hizmet vermektedir. İlçeye bağlı köylerde 16 sağlık evi
bulunmaktadır.
Eğitim :
İlköğretim sayısı
/ 13 ----
Lise Sayısı / 1
---- Meslek Lisesi / 2
Tarım :
İlçede tüketime yönelik tarım ve hayvancılık
yapılmaktadır. Ağırlıklı ilçe köylerde ekin ve küçükbaş hayvancılık
yapılmaktadır. Tarla alanları oldukça fazla olmakla beraber ekili alanlar azdır.
Sebze ve yan ürünlerde halk geçimini çıkarmaya çalışmaktadır.
El Sanatları :
Zırkıbaz köyünde, yöresel motifleri taşıyan
kilim dokunmaktadır. Ayrıca Halk eğitim Merkezi Müdürlüğünce açılan kurslarda
genç kızlarımız çeşitli el becerilerini değişik zamanlardaki kermeslerde
sergiletmektedirler.
Tarihi Eserler :
Yusuf Ziya Paşa Külliyesi
Yusuf Ziya Paşa Camii, kütüphane, şadırvan,
tuvaletler ve avlu dışında bulunan çeşme ile bunlardan ayrı inşa edilmiş ikinci
bir çeşme ve türbeden meydana gelmektedir. Bu külliye 1700'lü yıllarda Yusuf Ziya
Paşa tarafından yaptırılmıştır.
Ancak günümüzde bazı restorasyonlardan geçmiş
olmasından dolayı, Dış mimaride bazı orijinal özelliklerini yitirmiştir.Ayrıca bu
camimize "Kurşunlu Camii'de denmektedir".
Bknz.
Camiler
ve Türbeler
Denizli Kervansarayı
4. Murat tarafından Bağdat seferine çıktığı
ve Harput'tan geçtiği sırada Bağdat yolu üzerinde yaptırmıştır. Bu kervan Denizli
köyümüzde bulunmaktadır. Halen ayakta durmaktadır... (resim ve benzeri
ayrıntıları yakında bulacaksınız...
Bknz.
Camiler ve
Türbeler
Ermeni Kilisesi
Keban ilçesi Kallar mahallesinde bulunaktadır.
Halen Keban Belediyesi tarafından Araç ve
Malzeme / İtfaiye araçları deposu
olarak kullanılmaktadır. Duvar, tavak kalıntıları
sağlam bir şekilde durmaktadır. Duvarlarda halen
FRESK
kalıntıları bulunmaktadır..
Sanayi :
Keban ilçemizde herhangi bir kurulu üretim tesisi
bulunmamaktadır. Zamanla hizmet veren Maden ocaklarının kapanmasıyla birlikte iş
alanları daralmış ve emekli olanlarda ilçeden il merkezine yada yakın illere göç
etmişlerdir. Kısmen ara ara açılan bazı müteaahhitlik işlerinde işçi alımları
ve son zamanda destek verilen Alabalık üretimi tesislerinde ilçeye
gelir sağlanmaktadır. Ancak yakın zamanda bir başka işletmenin açılacağının
müjdesini buradan vermek isteriz.
Ulaşım :
Keban ilçesine bağlı olan 30 köy, 21 mezra
vardır. İlçe merkezi 7.000'e yakın köylerle birlikte toplam 9.200'dür. Köylerle
ulaşım sağlam olup ancak kışın belli kısımlara ulaşmak zorlaşmaktadır.
Bütün köylerinde ve mezralarında Elektrik ve
Telefon tesisatı mevcuttur.